Bursa Hakimiyet

Mamma Mia!

Üniversite giriş sınavları bu kadar yaklaşmışken, sizin de aklınıza “acaba bu çocuklara ne verdik de ne bekliyoruz?” sorusu gelmiyor mu? Eğitim sistemi içerisinde kendini bulmaya, hayatı anlamlandırmaya, geleceği ile ne yapması gerektiğine karar vermeye çalışan gençlerin ne kadar yanında oluyor, onlara ne derece rehberlik ediyoruz diye meraklanmıyor musunuz siz de? Size de zaman zaman, balıkları uçma, filleri zıp-lama kapasitelerine göre değerlendiriyormuşuz gibi gelmiyor mu?
Okuldaki derslerinde başarılı olan gençlerimizin hayatta da başarılı olacakları yanılgısına kapılıp, yalnızca aldıkları notlar ü-zerinden değerlendirdiğimiz sürece mutlu bir gelecek yaratmamız mümkün değil kendimize. 
Bu yüzdendir ki, insanların küçük yaşta sanatla, edebiyatla, sporla tanıştırılması büyük önem taşır. Onyedi yaşına gelene kadar nelere ilgi duyduğu ya da hangi konuda yetenekli olduğu araştırılmamış umutsuz ve kararsız gençler yerine, küçük yaşta sanatın ve sporun dallarıyla tanışan, bilimsel eğitimin yanı sıra hayatlarıyla ilgili rehberlik hizmeti de alabilen gençler yaratılmalıdır. 
Şahinkaya Koleji’nin, öğrencilerini sınav stresiyle yetiştirmek yerine müzikal sahneletmesi bu anlamda büyük ve önemli bir adımdır. Catherine Johnson’un yazıp Benny Andersson ile Björn Ulvaeus’un bestelediği Mamma Mia müzikalini sahneye koyan yedinci sınıf öğrencilerinin yaşadıkları mutluluğu, duydukları heyecanı anlamamız mümkün olmasa da hissetme şansımız vardır. 
Öğrencilerin bir yandan özgüvenlerini ve sahne hâkimiyetlerini geliştirerek diğer yandan da sanatla yakından ilgilenmeleri amacıyla sahneye konduğu söylenen müzikali izleme şansım olmadı ama yalnızca fotoğraflarına bakarak bile çocukların gözlerindeki ışığı yakalayabildiğimi ve seneye kendilerinden bir Lüküs Hayat, Kanlı Nigar ya da Keşanlı Ali Destanı gibi bir performans beklediğimi söylemeliyim. 
Sizi siz yapanın ne olduğunu kaç yaşınızda buldunuz bilmiyorum. Belki çocukluğunuzda hiç sinemaya gitmediniz, tiyatroyla geç tanıştınız belki kitap alacak paranız bile yoktu. Sizin şansınız olmadı belki… Ama ilkokul öğrencilerinin bile elinde akıllı telefonlarla gezdiği bir dönemde, çocuklarınıza modern dünyaya ayak uydurmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu anlatmak istiyorsanız, onları sanatla tanıştırın. Size tanınmayan şansı, siz çocuklarınıza tanıyın…  
Tanıyın ki, onlar “mutlu” olmanın, toplumun gözünde “başarılı” olmaktan daha önemli olduğunu bilerek büyüsünler…