Bursa Hakimiyet

Öğretmenim, canım benim…

Yalnızca kendi geleceklerini değil, bir neslin, bir ülkenin geleceğini de ellerinde tutar öğretmenler… Bu yüzden idealist olmaları gerekir, bu yüzden maddi konularda sıkıntı yaşamamaları, bütün dikkatlerini öğrencilerine vermeleri gerekir. Bir ülkenin geleceği öğretmenlerinin ellerindeyse, o ülkede en çok öğretmene kıymet verilmesi, en köklü sistemin eğitim sistemi olması gerekir… Peki, öyle midir?
Eğitimcilerin sorunlarıyla ilgili ahkâm kesecek değilim zira ancak yaşayan bilir. Ancak yakın öğretmen arkadaşlara sahip birisi olarak, öğretmenlerin kıymetinin yeterince bilinmediğini söyleyebilirim. Oturduğumuz yerden eğitim sistemi ve öğretmenler ile ilgili atıp tutarken, ne yaşadıklarından haberimiz oluyor ne de taşıdıkları yüklerden. Ne elimizi taşın altına koymaya niyetimiz var ne de zor koşullarda küçük zihinlere yol göstermeye çalışanların yanında olmaya. Birbirimizi kandırmayalım. 
Öğretmenler gününde anlamlı sizlerle tebrik mesajları atmak, koca koca afişler yaptırıp sağa sola asmak iyi güzel de, altı dolu olmayınca bir şey ifade etmiyor benim gözümde. Ben öğretmen olsam, öğretmenler günü indirimi diye bas bas bağıran markalara da sinir olurdum açıkçası. Bir genci eğitmenin, bir çocuğa yol göstermenin ne demek olduğunu düşünmeden yapılan bu reklamlara okkalı bir küfür savururdum, yalan yok. 
Öğretmenleri onurlandırmak, mesleklerine ve yaşadıkları zorluklara duyduğumuz saygıyı belirtmek istiyorsak bunun yolu indirime girmiş çiçek buketleri midir? Yoksa önlerini açmak, ışık saçmaları için fırsat vermek, farklı olmalarının ne anlama geldiğini bilmek ve anlamak, eğitimde fırsat eşitliğinin yalnızca öğrenciler için değil onlar için de geçerli olmasını sağlamak mıdır yapmamız gereken? 
Ülkemizde öğretmenler gününün neden 24 Kasım'da kutlandığını bile bilmeden; ezberden şiir okumanın, eğitim sistemimizdeki aksaklıkları görmeden öğretmenlerimizi suçlamanın, hep yaptığımız gibi gösterişe abanıp bu anlamlı günlerin içini boşaltmanın önüne geçmeliyiz artık. Öğretmenliğin devlet memurluğundan çok daha öte, çok daha önemli olduğunu öğretmeliyiz, önce kendimize, sonra çevremizdekilere… 
Buket Uzuner bir kitabında, “Hayatta en büyük mucize, küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır” der. Küçükken yaşadığım mucizenin mimarı, ilkokul öğretmenim Mümin Altıntaş başta olmak üzere, tüm öğretmenlerimize, mucize dokunuşlarla dolu bir meslek hayatı dilerim…