Bursa Hakimiyet

Pazar günlerinin sultanı; bekârlar

Başımızda kavak yelleri estiren yaz aylarını geride bıraktığımıza göre, artık uzun zamandır ihmal ettiğimiz keyiflerimize geri dönebiliriz. Çoluk çocuk havalar soğuduğunda, kapalı mekân aktivitesi bulmak ve birer enerji makinesi halinde ortalıkta dolaşan yavrucakların yorulup uyumalarını sağlamak kolay değil biliyorum. Biliyorum birçok anne baba, henüz okul çağına gelmemiş evlatlarını nasıl oyalayacakları derdinde… Ama biz bekârlar öyle mi? 
Nispet yapmak gibi olmasın ama Pazar sabahları uzun uzun uyuyabilir; güne ne zaman istiyorsak o zaman başlayabiliriz. 
O çok merak ettiğimiz film gösterime girdiğinde, bebek bakıcısı aramak zahmetine katlanmadan sinemaya gidebilir, üstümüz başımız patlamış mısırla dolmadan animasyon olmayan bir film izleyebiliriz. 
Sinema çıkışı elimize bir kahve alıp kitapçıları gezebilir, yazın koşturmacasından vakit bulamadığımız edebiyat dünyasıyla barışabiliriz.
Yağmurlu bir pazar günü, artık klişeleşmiş olsa da battaniye altında gereksiz televizyon programlarını izleyerek vakit öldürebilir, ertesi güne hazırlanması gerekenlerin telaşı olmadan bütün günü beynimizi boşaltmaya adayabiliriz. 
Piyasada ne kadar gazete varsa önümüze yığabilir, hafta sonu eklerini satır satır okuyabilir ve bir bulmacayla saatlerce uğraşabiliriz. 
Bekârız ya biz; çamaşırımızı istediğimiz zaman yıkarız. Yemek yapmak ya da hazır yemek tüketmek arasında seçim yaparken vicdan azabı da çekmeyiz. 
Ayak serçe parmağımızı sehpaya vurmanın ne kadar büyük bir acı olduğunu bilsek de, ev işleriyle uğraşırken tabanımıza oyuncak parçaları saldırmadığı için her zaman müteşekkiriz. 
Ama efendim, aile ortamının sıcaklığı başka, hele bir yuva kur da ondan sonra yaz bunları diyenlere; bireyselliğimizin tadını çıkarmadan hiç niyetimiz olmadığını söylemekten de çekinmeyiz. 
Yalnız hissettiğimiz zamanlar olur elbet. Hiçbirimiz ağaç kavuğundan çıkmadığından, ailemizle ya da ailemiz haline gelen arkadaşlarımızla hayatın tadını çıkarmayı da biliriz. 
Alışverişlerimiz kısa, keyfi molalarımız uzundur bizim. 
Üstüne üstlük sevdiğimizle kavga ederken çocuklar duymasın diye de gerilmeyiz. 
Biliyorum bu dünyaya bir evlat getirerek hayattaki en zor görevlerden birini üstlendiniz. Ama sırf siz sultanlar gibi bir Pazar günü geçiremiyorsunuz diye, bekârlara baskı uygulamaktan lütfen vazgeçiniz.