Bursa Hakimiyet

Şimdi reklamlar

Uzmanlar çocuklarınıza televizyon seyrettirmemeniz gerektiğini, özellikle sıfır iki yaş çocukların bilhassa müzik kliplerinden ve reklamlardan uzak tutulması gerektiğini söylüyor. Çocukların yeme içme biçimlerinden tutun da, davranışlarına ve arkadaş ilişkilerine kadar birçok alanda etkisi olan reklamlar bizi ne kadar kıskacına alıyor acaba?
Biraz dikkatli bakarsanız koskoca bir reklam dünyasının içerisinde yaşadığımızı fark edersiniz. Evde televizyon da izleseniz, internette de gezinseniz, biraz hava alayım diye kendinizi sokaklara da vursanız dört bir yanınız reklamlar. 
Bu kadar ciddi ve büyük bir sektörden her zaman iyi iş çıkmasını beklemek zannediyorum biraz iyimserlik olur. Zira reklamını yapmak isteyen firma da, reklam yapabileceğini iddia eden ajans sayısı da oldukça fazla. 
Ülkemizde reklam sektörüyle ilgili bir ödül sistemi de var ancak kötü reklamların gözümüzün önünden kaldırılmasını sağlayacak bir sistem yok ne yazık ki. 
Günün her saati hatta her dakikası farklı reklam mecralarında sergilenen farklı işlere maruz kalıyoruz. 
Peki, kaçı gerçekten işliyor bize? Yani hane halkları olarak reklamlardan ne kadar etkileniyor satın alma güdülerimiz, marka alışkanlıklarımız, ihtiyaçlarımız? Emin olamıyor insan değil mi?
Muhteşem bir reklam kampanyası var diye ürün seçmediğimiz gibi, müdavimi olduğumuz ürünleri satın almayı da yaptıkları kötü reklamlardan dolayı aklımıza bile getirmiyoruz açıkçası. Yani aslında ne kadar büyük bütçeler ayrılırsa ayrılsın, reklam ne kadar çarpıcı olursa olsun, melodisi dilimize ne kadar dolanırsa dolansın bir ürünü istememizin tek nedeni bize uygun olup olmaması. 
Yurtdışında ilaçların ya da inanç merkezlerinin bile reklamı yapılırken, ülkemizde en çok temizlik ve gıda reklamı izliyoruz nedense. Ha bir de her seçim öncesi farklı bir senaryoyla karşımıza gelen siyasi reklamlar var tabii. 
Evet yemeğe ve temizliğe ne kadar düşkün olduğumuz aşikar. Ama sanki başka şeyler de görmek istiyor artık insanlar. Karnımız doysun, kıyafetlerimiz şık olsun ve lekelerini çıkaracak sağlam bir deterjan bulunsun düşüncesinden ibaret olmadığımızı düşünmek isterim. Başka şeylere de aç olduğumuza, hayatımızda kaç katlı olduğunu ezbere bildiğimiz ama tadını bile hatırlamadığımız çikolatalar dışında şeyler de olduğuna inanmak isterim. 
Kocaman bir reklamın içinde yaşıyor gibiyiz. Ve bu reklam bizi hiç iyi göstermiyor. Bu reklamın çizdiği ülke insanı portresi hiç umut vaat etmiyor…