Bursa Hakimiyet

Sinema bir tutkudur…

Yedinci sanata olan ilginiz ne kadardır bilemiyorum. Ama bir kez iyi filmler izlemeye başladınız mı, kendinizi tutamaz ve durmadan izlemek istersiniz. Bu öyle bir tutkudur ki, ihtiyacınız olan dozu almazsanız, kendinizi boşlukta hissedebilirsiniz. 
Neyse ki kış ayları sinema izleyicisi açısından çok daha heyecanlı geçiyor. Her ne kadar evde oturup, battaniyemize sarılarak film izlemenin keyfi başka olsa da, sinema salonunda yeni bir hikâyenin tadını çıkarmadan yapamazsınız asla. 
Yeni yılı karşılamaya hazırlanırken, bizi sıcak ve güvenli evlerimizden çıkarıp yollara düşürecek filmler de gösterime giriyor arka arkaya. Geçtiğimiz cuma günü gösterime giren filmler arasında en ilgi çekeni elbette ki Son Umut. 
Dünyaca ünlü aktör Russel Crowe yönetmenliğinde çekilen filmde, Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'ın da rol alıyor olması bizim merakımızı daha da artırıyor kuşkusuz. Yalnızca oyuncularıyla değil, anlattığı hikâyenin bizim topraklarımızda geçiyor olmasıyla da daha izlemeden birçoğumuzun takdirini kazanmış bulunuyor. Çanakkale Savaşı’na gönderdiği oğullarını arayan bir babanın başından geçenleri anlatan film, imdb'den 7 puan almış bulunuyor. 
Yakın tarihte yaşadığımız en önemli olaylardan birinin etrafında geçen öykünün dikkatimizi çekmemesi, bize hitap etmemesi pek mümkün değil diye düşünüyorum. Ama bazen de, kendi içimizde, kültürümüzde yer alan mucizeleri anlatamıyor olmamıza da fena halde bozuluyorum. Belki de aslında anlatamıyor olmamıza değil de, anlatılan diğer tarihi olayların daha fazla ilgi çekiyor olmasınadır tepkim, bilemiyorum. 
Ama mesela Buket Uzuner'in efsane kitabı Uzun Beyaz Bulut, Gelibolu'nun bizim tarafımızdan değil de Avustralyalılar tarafından sinemaya aktarılıyor olması kalbimi kırıyor. Böylesine güzel bir maceranın ve aşkın kendi dilimizle, ruhumuzu iyi tanıyan insanların eşliğiyle anlatılmasını tercih ederdim açıkçası. 
Siz yine de, bizi anlatan filmlere önyargılı yaklaşmayın. Bir sinema filmini yasaklayarak kendilerini ve dinlerini koruduklarını zanneden insanların arasına katılmayın. Hiç değilse esprilerine katılarak güldüğünüz Cem Yılmaz'ın performansını görmek için gidin, yine de gidin izleyin. En azından ben öyle yapacağım…  Herkese bol sinemalı, bol kahkahalı, bol umutlu bir hafta dilerim.