Bursa Hakimiyet

Son Mektup

Bazı günler söyleyecek akıllı bir sözünüz, kuracak afili bir cüm-leniz olmaz. Bazı günler, geçmişe bakar ve o gün tarih yazan isimsiz kahramanların neler yaşamış olabileceklerini düşünürsünüz yalnızca. Kendinizi sorgular, aynı durumda kalsam ne kadar fedakarlık yapabilirdim diye düşünürsünüz. 
Hayatının baharında gencecik insanların vatan sevgisi uğruna, özgürlük uğruna, bizim şimdi burada rahat rahat bayrağımızı dalgalandırmamız uğruna, anadan yardan geçmelerine, bir hilal uğruna nice güneşler batırmalarına hayran hayran bakarsınız. Bazen kelimeler anlamını yitirir, kendinizi hayatınızın ne kadar anlamlı olduğunu sorgularken bulursunuz. 
Bugün 18 Mart. Bugünün anlam ve önemini hepimiz sözde biliyor olsak da, kaçımız gerçekten yıllar önce bugün yaşanan acıları hissedebiliyor derinden? Ya da hangimiz farkındayız acaba, ne kadar büyük vazgeçişlerle kavuştuk yeniden bağımsız bir ülke olmanın şerefine?
Bugün iş çıkışı eve gidip televiz-yonun karşısında günün anlamına dair konuşma yapanları dinleyeceğinize, tarih yazan o insanların hikayelerinden birini izleyebilir, kendi geçmişinizden bir yudum anı çalabilirsiniz. 
Özhan Eren tarafından yönetilen ve bugün vizyona girecek olan “Son Mektup” filminin hepimizin kanına dokunacağından, kalbimizde bir yerde adını bile bilmediğimiz duyguları uyandıracağından, gözlerimizi gururla ve hüzünle karmakarışık dolduracağından hiç şüphem yok. Eren’in daha önce çektiği ve büyük övgüler alan 120 filmini hatırlayanlar da düşüncelerime katılacaklardır sanıyorum. 
Son Mektup, Çanakkale Deniz Zaferi’ni yazıldıktan yıllar sonra yo-lunu bulan duygusal bir mektup çevresinde anlatıyor. Savaş, mücadele, ölüm, merhamet, özgürlük, vicdan ve elbette aşk gibi yoğun duyguların anlatıldığı filmi izlemek için nedenimiz çok. 
Yıllarca Amerikan sinemasının bize dayattığı kahraman Amerikalı filmlerinden sonra bu ve bunun gibi filmlerin kendimizi bulmamıza, kendi hikayemizi anlatmamıza, kendi tarihimizi yazmamıza yol açmasının yanı sıra; dünyaya ve kendimize başka     gözlerle bakmamızı sağlayacağı da aşikar. 
Bugün 18 Mart. Bugün sosyal medya sayfalarımızda anlamlı mesajlar paylaşıp sıkıcı hayatımıza devam etmek yerine sinemaya gidelim, tarih nasıl yazılırmış, nasıl dava adamı olunurmuş öğrenelim. 
Ruhunuz şad olsun isimsiz kahramanlar, dilerim ki yaptıklarınıza layık olabilelim.