Bursa Hakimiyet

Tiyatro hayattır

Tiyatro hayat, sinema sanat, televizyon ise yalnızca bir mobilyadır. Ve bu mobilyanın işlevi akşam ayaklarınızı uzattığınızda sırtınızı dinlendiren kanepeniz gibi davranarak, bütün gün patlama noktasına gelen beyninizi rahatlatmak ve dinlendirmektir. Biliyorum evinizin konforlu sıcaklığından ayrılmak zor, biliyorum her an her şeye yetişmeye çalışmaktan yorgunsunuz, üstelik bütçe planlaması yaparken önceliklerinizi evlatlarınıza göre belirliyorsunuz. 
Ama Devlet Tiyatrolarının ya da Şehir Tiyatrolarının oyunlarını hala izlemediyseniz, çok şey kaçırmaktasınız. Henüz sahnelenmeye başlayan Eşeğin Gölgesi oyununa gitmeyi planlamıyorsanız da çok ayıp ediyorsunuz. Şehirde bunca tiyatro çığlık çığlığa sizi çağırırken, eve kapanıp sıradan bir mobilyanın karşısında saatlerimizi harcıyor olmamız, millet olarak en zayıf noktamız. 
Ocak ayı biterken kaçırmamanız gereken birkaç etkinlikten de bahsetmek isterim hemen. 25 Ocak Pazar günü Ali Poyrazoğlu “Babam Dokuz Doğurdu” oyunuyla Bursalılar'la buluşuyor, 2 Şubat Pazartesi günü de bir başka büyük usta Ferhan Şensoy “Ferhangi Şeyler” ile aklımızı almaya geliyor. 3 Şubat akşamı Birsen Tezer, sesi ve güzelliğiyle bizi büyülemeye hazırlanırken 17 Şubat tarihinde de Genco Erkal “Bir Delinin Hatıra Defteri” ile gönlümüzdeki tahtını sağlamlaştırmaya geliyor. 
Ah evet bu arada alternatif bir sevgililer günü kutlaması arayanlar için de 14 Şubat'ta romantik komedi “2'si 1 arada” seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Üstelik 24 Şubat'ta da Levent Kazak tarafından yazılıp yönetilen Kurusıkı, meraklılarını bekliyor. Ve son olarak, tiyatromuzun büyük ustalarından Haldun Dormen'in yeniden sahnelere döndüğü oyun “Kibarlık Budalası” 28 Şubat günü bizleri bekliyor. Aman canım, daha çok var demeyin, biletlerin hepsi satışta ve son güne bıraktığınız zaman kalmıyor. Sonra ben duymamışım, nasıl da haberim olmamış diye dertlenmeyin diye buradan tek tek sıraladım size. Oyunların hepsi Tayyare Kültür Merkezi'nde ve hepsi kapısında kuyruk oluşturmamızı gerektirecek nitelikte. 
Yaşamak yeterince zorken bu yangın yerinde, bir kanepenin üzerinde, bir mobilyanın esirliğinde geçirmeyin derim günlerinizi ben… En azından bir akşam çıkın sıradan ama güvenli duvarlarınızdan, hepsini olmasa da bir tanesini izlemeye çalışın, hiç olmadı çoluk çocuk sinemaya gidip farklı dünyalara yol alın… 
Tiyatro hayattır, sinema sanat, televizyon ise yalnızca bir mobilya. Hayatsız ve sanatsız kalmamanızı dilerim ömrünüz boyunca…