Bursa Hakimiyet

Yıldızlar duysun sesinizi

Biri ne zaman bana “Tipik bir koçsun işte” dese, tanıdığım koçları geçiriyorum aklımdan. Hangimiz tipik, hangimiz özgün, hangimiz sıradanız diye düşünüyorum. Hani yani ben burçlarla pek öyle ilgili olmadığımdan mıdır nedir, burcumun özelliklerini taşıyıp taşımadığımdan bihaber, yalnızca gülümsüyorum burçlardan bahsedenlere. Kötü bir niyetim yok, cehaletime verin.
Astrolojinin doğum bilgileri ile gök cisimlerinin konumuna göre kişilerin karakter özelliklerini, hayat çizgilerini belirlemeye çalışan bir inanç sistemi olduğunu hepimiz biliyoruz. Kimimiz günlük burç yorumlarını okumakla yetiniyor, kimimiz yıldız haritasına kadar derinleştirmiş durumda araştırmalarını. 
Her şey iyi güzel de, yalnızca on iki burç olduğuna göre, dünya üzerinde hepsi topu  topu on iki çeşit insan mı var diyeceğiz genellediğimizde? Balıklar duygusaldır, aslanlar lider, koçlar inatçı, yengeçler evcimen derken kafayı yiyeceğiz bu gidişle. İlişki uyumunu burçlardan öğrenmeye çalışan, ne zaman evleneceğini yıldız haritasına soran insanlar, inandıkları için mi başlarına geliyor söylenenler, yoksa astroloji gerçekten bu kadar önemli bir yer mi ediniyor hayatımızda sorusu uzun süre yanıtlanamayacak galiba. 
Evrendeki her tür olayın bizi etkileme potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Yani sonuçta yağmurlu hava duygu durumumuzu nasıl etkiliyorsa, gel git olayları ya da ayın konumu da etkileyebilir mutlaka. Ama ne kadardır bu etki? Merkür'ün yolculuğu benim evlenip evlenmeyeceğime nasıl karar versin ki? Ya da Jüpiter neden benim iş hayatımla, ne kadar para kazanacağımla ilgilensin ki? Zaten Plüton'u gezegenlikten çıkardıklarından beri, işlerimiz hiç rast gitmedi, öyle değil mi?
Geleceğimizi öğrenme hevesi yüzünden ne kahve telvesi kaldı ne gezegen mevkileri. İşe yarayacağını bilsek, hamurdan güneş sistemi yapar asarız evimize. Deseler ki geleceğini sana gösterecek, bütün aynaları çeviririz gökyüzüne… 
Burçlara inanmayın, safsata bunlar demek istemiyorum. Ama hayatınızı burçlara göre yaşamak da, başka birinin ağzından çıkan sözlere göre karar vermek de hiç akıllıca gelmiyor bana. Düşünsenize, bir astrolog çıkıyor televizyona ve hayatınızla ilgili önemli kararlar vermeyin bu ay içerisinde diyor. Karşınıza çıkan önemli fırsatlara “aaa, ciddi kararlar almamam gerek” diye sırt mı çevireceksiniz Allah aşkına? 
İnsan önce kendine sonra sezgilerine güvenmeli, iş gelecek planı yapmaya geldiğinde. Çünkü siz ne kadar aksine inanırsanız inanın, geleceğiniz; üzerinde nefes alma şansınızın olmadığı gezegenlerin değil, sizin ellerinizde…