Bursa Hakimiyet

Belirsizlik var…

İnsan hayatındaki en sıkıcı durum, uzayan ve sonuçlanmayan olaylardır. Yani kısacası belirsizlik. Bursaspor’daki durumlar da aynen bu safhada. 
Yönetim, teknik heyet ve futbolcular…
Hepsi de ayrı ayrı belirsizliklerle ilerliyor. Yönetim verdiği sözleri mayıs kongresine kadar gerçekleştirmek isterken, ocak sonundaki ödemenin telaşına düşmüş durumda. Şenol Hoca Bursa’dan ayrılıp ayrılmayacağının kararını bile verememiş. Bunu da basınla paylaşmaktan çekinmiyor. “Hemen de ayrılabilirim, sezon sonunda olabilir ya da uzun süre de kalabilirim” diyor. Futbolcular ise tam bir kıskaçta. Yerlilerin başı döndürülmüş vaziyette ne olacağını bekliyor. Bakınız; Şener, Ozan, Serdar ve Enes. 
Takımın önemli silahları yabancılar ise sözleşmelerinin özel durumu ile ilgili başka planlar içindeler. Kiralıklar Josue ve Fernendao pusuda beklerken, sözleşmesi bitecek olan Belluschi’nin menajeri sezon sonunda yokuz diyor. 
Mali sıkıntının UEFA tarafından resmi olarak duyurulmasının ve verilen cezaların ardından, hiçbir yönetim tarafından şeffaf bir şekilde paylaşılmayan ekonomik hareketler ve tablolar artık gizlenemez oldu. Şimdi suçlu aranıyor.
Taraftarın istediği yanlış mı? Tabii ki hayır. Bunu bekleyen sadece taraftarlar değil ki. Bursaspor’a her dönem yardımcı olmuş, para katkısı yapmış işadamları, projeleri destekleyip emek harcamış sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticiler. Baktığınızda camiayı oluşturan tüm faktörlerin kafasında soru işareti var. Elbette bu durumu aydınlatması gereken de mevcut yönetimdir.
Bu koşulda birlik ve beraberlik söylemlerin sözde değil gerçekte yapmak gerekmez mi? Bu zor şartlarda bile keyif aldığımız bir takımımız bulunuyor, ona sahiplenmek gerekmez mi?