Bursa Hakimiyet

Neyin peşindeyiz?..

Süper Lig’in 12. haftası bittiğinde Bursaspor’un Konyaspor maçı hariç beni tatmin eden bir maçı olmadı. Ama uzun maratonda G.Saray maçındaki kazayı yaşayacağımız gerçeği görmemezlikten gelindi. Oysa bu gün gibi ortadaydı. Başka bir gerçek te bu ligde vasatın altında çok takım var. Daha 10. hafta düşecek takımlar belli neredeyse.
Peki Bursaspor hangi hedefte ilerleyecekti?
Bu soruya cevap verebilecek başkana şu an sahip değiliz. Çünkü başkan mali yapının düzeltilmesi ile hemhal olmuş para peşinde koşmaktan adeta yorulmuş durumda. Yönetim adeta üç parça önümüzdeki dönemin planlamasında yer alabilme derdinde. Bence burada en zayıf halka Hamza Hoca ve ekibi. Bir yazar olarak en kolay yolu seçip buradan eleştirebiliriz. Ama unutmayalım ki an itibarı ile kulübün patronu başındaki seçilmiş başkandır. Başkan Ali Ay göreve geldiği günden beri taraftardan ve camiadan gelen istekler doğrultusunda yöneteceğini söylüyordu. Nitekim ilk dönem bu sinerji tuttu ve camia biraz olsun rahatlamıştı. Ancak gerçek performans bu dönem daha net görülecekti. Başkanın güven veren yapısı aynen devam ederken yönetimsel zafiyet ön plana çıkmaya başladı. İlk dönem söylenen sözleri hatırlayalım. Menajerler bu kapıdan içeri giremez. Altyapıda büyük değişim yaşayacağız. Dortmund dönemine hazır olun. Sıkıntısını yaşayan kulübün para derdi kalmayacak. 2010 ruhu geri gelecek. Büyük bir camia olacağız gibi gibi…
Ama bugün neyi konuşuyoruz. G.Saray’lı olduğunu inkâr etmeyen bir hocanın bir Bursalı gibi davranış göstermemesine. 10 transfer yapılıp sadece iki tanesinin o da zorunluluktan dolayı oynamasını kim anlatacak. Harun ve Batalla durunca ne yapacağımızı kim izah edecek. Bir ay sonra ikinci yarıda ne düşündüğümüzü kim rapor edecek. Peki biz neyin peşindeyiz.