Bursa Hakimiyet

Aynadaki görüntümüz

İnsan Hakları Beyannamesi yayınlanalı hadi diyelim onlarca yıl oldu.
Kutsal saydığımız, saymadığımız her din, öğreti, mezhep onca kurallar koydu.
Hz. Muhammed’in evrensel insan hakları beyannamesi sayılacak “Veda Hutbesi”         üzerinden yüzyıllar geçti.
Tanzimat’tan bu yana binlerce yasa yapıldı.
Son yüzyıldır gazetesi, kitabı, okulu, televizyonu, radyosu “insanlığı”, “iyi ahlakı”, “iyi insan olmayı” anlattı.
Her evde, her kahve köşesinde binlerce, milyonlarca kez konuşuldu.
“Öldürmeyeceksin”
“Çalmayacaksın”
“Kul hakkı yemeyeceksin”
“İnsanlara, yasalara saygılı olacaksın”
“Çevrene, canlılara zarar vermeyeceksin”

Ne oldu? Ne yaptın?

“Canlı öldürmek suç, günah, ayıp” dedin. Ülkene gelen misa- firlere, turistlere tecavüz edip, öldürdün.
Kendi karına, kızına iliştiklerinde “hayvan bunlar, asılsın” diye fetva verdin.
Elinde silah, düğünde, sokakta, mitingde ateş ettin… Evladın kanlar içinde yere yığıldığında “silaha, silah tutana, ateş edene” “vahşet” dedin…
Nesli tükenen canlıları avladın, parçaladın. Ülkenden geçen kuğuları pişirip yedin.
Bahçenden bir tavuk kaybo- lunca “insanlık öldü mü” diye çığırdın…
“Kuran” dedin, “ahlak” dedin, “din” dedin.
Kul hakkına tecavüz ettin. Hakkın yenince “ beddua ettin, küfür ettin, olmadı hakkını yiyeni dövdün, öldürdün”…
İçkiye, pavyona para buldun, ama günde bir gazete bile almadın.
Ömrünün her on yılı için bir kitap bile edinmeden, okumadan geldin, gidiyorsun.
Okuyana da saygı göstermedin, üstüne üstelik okuyanla, aydınlarla dalga geçtin, aklına yatmıyorsa dövdün, canını çok sıktıysa öldürdün…
Emeğin “en değerli şey” olduğunu söyledin.
Ne emek harcadın, ne emek harcayana saygı gösterdin. Hakkın yenince çemkirdin “bunların Allah korkusu yok” diye…
Sigortasız insan çalıştırdın.
“Asgari ücrete hayır” dedin, çalışanına asgari ücreti bile vermedin.
Vergi vermemek için “her türlü” numarayı denedin, ama “okul, hastane, aş, iş, maaş yetmiyor” diye inledin.
Sosyal demokrattın, “sosyal” da, “demokrat” da olmadın. “Bilgiye” değil, “dedikoduya”, “doğmalara” değer verdin.
Cahilliği, fakirliği yücelttin…Entelektüel tüm değerleri, zenginliği horladın… Ama zengin olmak için “ne gerekiyorsa” yaptın… Entelektüel olmaktansa “entelliği” tercih ettin…
Kuralları hiçe saydın. Başına gelince, bağırdın “böyle devlet olur mu”?
“Yasa” nedir bilmedin, “töre” dedin, “gelenek” dedin, “ahlak” dedin,”din” dedin,
Astın, kestin, hakaret ettin... Yetmedi öldürdün…
Başkasının dini, töresi, geleneği sana dokununca, canını yakınca “ gericilik, yobazlık, hayvanlık bu…” diye böğürdün…
“Temizlik imandandır” dedin.
Evini, sokağını, yaşadığın hiçbir yeri temizlemedin. Evinin duvarını bile boyamadın. Çöpünü sokağa döktün.
Pislikten iltihap kaptın. Gittin muska yaptırdın, kurşun döktürdün.
Hastalıktan yakının ölünce ağladın ve gözyaşları içinde “belediye nerede?” diye sordun…
“Adalet istedin” ama sen karar verirken “vicdanını” dinlemedin. Başkaları haksız yere hapislerde sürünürken, senin için mücadele ederken hapsedilen, asılan gençlerin anaları ağlarken “anarşist bunlar” diye kalbini mühürledin. Kendi başına gelince haykırdın “adalet nerede?” diye...
“Başkalarına yapılırken” sustun… “İşine gelmiyorsa” sustun… “Korktun” sustun…
“Sıra sana gelince”…. Bağırdın, “Korkaklar, neden susuyorsunuz?” diye…
Adam kayırdın, parti tutmadın “partici oldun”. Muhalefette hep yakındın, iktidarda sağır oldun…
Takım tutmayı da beceremedin “fanatik” oldun. Yendin delirdin… Yenildin delirdin…
Trafik kurallarına uymadın, ama “evladını kaybedince”      “devlet nerede, kurallara neden uyulmuyor?”diye gözyaşı döktün.
Nezaket, zarafet, güzel sanatlar, imbikten geçmiş hiçbir güzellik ile ilgilenmeden, öğrenmeden ömür geçirdin.
Bir kez bile resim çizmeden, heykele bakmadan, müzikle ilgilenmeden “altta bir delik, üstte bir delik” yaşadın.
Ama yolda, okulda, işte yaşamında karşılaştığın tüm “maganda” ve “zonta”lardan hep şikâyet ettin. Güzel sanatların hepsinden mahrum yetişince, aileden almayınca, eğitim de görmeyince.
Öylesine duyarsız ve künt kalırsın ki, ne kadar “maganda” ve “odun” olduğunu kendin bile anlamazsın…
İşin en acı tarafı ne kadar “odun” olduğunu anlamadan ölürsün…
Çifte standarttan yakındın…
Anlamadan, dinlemeden hep öfke ile bağırdın, küfür ettin.
Kıskançlıkla dedikodu yaptın, başkalarının altını oydun, komplo kurdun, iftira attın…
Aslında sen hiç kimseyi, hiçbir şeyi sevmedin
Çünkü sevmek için “bilmek” gerek, çünkü sevmek için sadece “yürek” yetmez “beyin” de gerek…