Bursa Hakimiyet

Bursa Kent Konseyi’nde ne oluyor?

Bursa Büyükşehir Belediyesi seçim sonrası yeni yapılanma çabasında.
Olağan ve kabul edilebilir bir çaba. Büyükşehir’in anlamı, işlevi değişti. Yeni yapılanmalara, şubelere gereksinim olabilir.
Bir belediye başkanının kendi ekipleri ve çalışma arkadaşlarını belirlemesini abes bulmuyorum. Sonuçta icraatın başındaki adam siyaseten sorumlu ve hesabı o veriyor.
Yeni yapılanmalar sırasında kırgınlıklar, huzursuzluklar ve memnuniyetsizlikler de olabilir. Zamanla ve işleyiş içinde de bazı uygulamalar değiştirebilir, revize edilebilir.
Bu çalışmalar bağlamında geçen ayki büyükşehir meclis kararları ile bazı şubeler kaldırıldı, yeni yapılanmalara gidildi.
Büyük resim içinde pek fark edilmedi ama Kent Konseyi çalışmalarını destekleyenYerel Gündem Şube Müdürlüğü kaldırıldı ve yürüttüğü görevler Sosyal İşler Şube Müdürlüğü’ne taşındı. Kent Konseyi’nin önemi ve yapısını bilmeyenler açısından doğal ve önemsiz bir ayrıntı.
Şimdi gelelim bu önemsiz görülen kararın sonuçlarına;
Yerel Gündem Şube Müdürlüğü, eski belediye başkanımız Erdem Saker’in çabaları Türkiye’de örneği olmayan bir çalışmadır. Kurulduğu günden bu yana çalışmaları ve kent ile kucaklaşan yapısı hem Türkiye’de hem de dünyada birçok kongre ve toplantıda örnek olarak gösterilmiş ve ödüllendirilmiştir. Öncelikle bu karar bu birikime, çabalara haksızlık ve diğer kentlerde bu yapılanmayı örnek alan kent konseylerine büyük bir moral yıkımı olmuştur.
İnternete gir. “Kent Konseyi” yaz. Karşına ilk “Bursa Kent Konseyi” gelir.
Bursa Kent Konseyi yılda ortalama 1500 faaliyet ile Türkiye’nin en aktif kent konseyidir.
4 meclis, 30 çalışma grubu ve yüzlerce gönüllüsüyle beraber bireysel ve kurumsal katılımcılarla birlikte sıkıntıların konuşulduğu ve çözüm üretildiği ortamların sağlandığı Bursa Kent Konseyi, bu güçlü yapısını Yerel Gündem Şube Müdürlüğü ile organize olan yapısına bağlıdır.
Siyasi seçim ile belirlenen büyükşehir belediyesinin, tüm siyasi görüşlere, kentteki tüm renklere ve sivil toplum örgütlerine çatı kurum görevi yapan kent konseyi, aslında büyükşehir ile kentlinin buluştuğu, bazı önyargıların da yıkıldığı bir kurumdur.
Bursa’da kent konseyi tartışması kişileştiriliyor ve kişiler üzerinden kent konseyi yorumlanıyor. Bu yaklaşım doğru değil. Kent konseyi yasa ile kurulmuş ve zorunlu kurumlar olarak, kişiler ile kaim değildir. Kent konseyleri aslında belediye başkanlarının da işlerini kolaylaştıran ve sivil toplum ile reel olarak buluşturan kurumlardır. Bu nedenle kurumsal yapı ile ilgilenmeliyiz. Önemli olan bu kurumsal yapının korunmasıdır.
Kent konseyinin, sosyal faaliyet yapan bir etkinlikler merkezi gibi algılanması bu kurumun kente koyacağı katkıları algılayamayanların tezidir.
Kent konseyi, başkanların ve belediye meclislerinin sigortası ve sivil danışma mekanizmasıdır. Kent ile ilgili sorunlar ve çözümler için başkanın ve meclislerin ilk elden nabız yoklayabilecekleri, kenti doğrudan dinleyebilecekleri ve aldıkları kararlara sivil toplum örgütlerini de ortak edebilecekleri yapılardır.
Belediyeler kent konseylerini doğru algılayıp çalıştırabilseler, kent konseyleri başkanların toplumsal muhalefeti yumuşatabileceği veya farklı görüş ve çözümleri de duyabilecekleri hazır miting alanı gibidir.
Yerel Gündem Şube
Müdürlüğü kalksa ne olur?
Diyeceksiniz ki;
Yerel Gündem Şube Müdürlüğü kalksa ne olur?
Bursa Kent Konseyi, ülkedeki diğer birçok kentte olduğu gibi formaliteden bir kuruma dönüşür. Kâğıt üstünde kurulan ama kentli ile asla buluşamayan bir kent konseyi olur. Bursa Kent Konseyi’ni diğer kentlerden ayıran ve farklı, güçlü kılan bu yapılanmaydı.
Yılların çabası ile oluşturulan bu deneyimin, birikimin, zenginliğin, örnek alınan kent konseyi yapılanmasının vefa, hakkaniyet gözetilerek ilk mecliste alınacak karar ile düzeltileceğine inanıyorum.
Belediye yöneticilerinin de bu konuda art niyetli olduğunu düşünmüyorum. Yeni yapılanma içinde “başka kentlerde yok, ana yapılar ile birleştirelim. Çalışmalar etkilenmez” diye düşündüklerini zannediyorum. Ama Bursa’yı farklı ve güçlü kılan işte bu başka kentlerde olmayan yapılanmaydı. Bu nedenle bu karar gözden geçirilmelidir.
Son bir örnek; bu yapılanma ile en azından bu yıl Fotofest’i yapmak mümkün görünmüyor. Fotofest gibi birçok gelenekselleşen veya bu eğilimde olan yıllardır sürdürülen etkinlik ve ilişkiler, oluşturulan bir çevre, birikim ve deneyim var. Şimdi ne olacak? Hadi baştan başlayın. Her şeyi bir daha keşfetme ve yeniden bulmanın zorlukları bile kent konseyini zaafa uğratacaktır.
Bursa Kent Konseyi binlerce gönüllü ile yürüyen ve her kesime açık, herkesin, kente dair gönüllü her yurttaşın ana çatısıdır. Bu çatının kurumsal ve sağlıklı yürümesini sağlayan Yerel Gündem Şube Müdürlüğü’nün kaldırılması fiilen kent konseyini işlevsiz kılmaktır.
30 çalışma grubu, 4 meclisi ile kentteki herkese açık tek sivil toplum çatısının felç edilmesi ciddi sorunlara yolaçacaktır
( Not; bilmeyenler için belirteyim. 10 yıldır kent konseyi gönüllüsüyüm. Verilen her görevde çalıştım. Hangi yönetim olursa olsun yardım etmeyi kendime görev bildim. Kent Konseyi’nin 2 dönemdir de seçilmiş yürütme kurulu üyesiyim. Gönüllü yapılan bir hizmettir. Ama bu yazıdaki kaygılarım yürütme kurulu üyesi olduğum için değil kent konseyi yapısının bozulmasındaki endişemdir. Merak edenler içinde hemen belirteyim, yeni dönemde yürütme kurulu için aday değilim. Ama kim yönetirse yönetsin, hangi parti kazanırsa kazansın, sağlıklı ve yasal yapısı sürdüğü ve Allah ömür verdiği sürece her daim kent konseyinin gönüllüsüyüm. Çünkü sivil topluma inanıyorum)