Bursa Hakimiyet

Cennet anaların, kadınlar erkeklerin ayağının altında…

Son 10 yılda 5000 kadın öldürüldü. Kadın cinayetleri giderek artıyor.
Dile kolay... 5 bin kadın...
Sakarya Savaşı’ndaki şehit sayımız 3282
Büyük Taarruz ‘da ise 2542 şehit vermişiz.
2011 yılında trafik kazalarında 3 bin 835 kişi hayatını kaybetti.
2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken, 2013’ün sadece ilk dokuz ayında bu rakam 842’ye ulaştı.
Son 10 yılda şiddet, taciz ve tecavüz suçlarında 14 kat arttı. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de kadınlara yönelik cinayet oranı son istatistiklere göre 2002 ile 2009 yılları arasında % 1400 artış gösterdi.
Resmi rakamlara göre, 2013 yılında 28 bin kadın şiddete maruz kalmış. Bunlar polise intikal edenler,   evde, köyde, tarlada, fabrikada dövülen, taciz edilen, tecavüz edilen, tokat atılan, hakaret edilen ve kimseye sesini duyuramayan kadınlar dâhil değil buna...
Türkiye toplumsal cinsiyet eşitliğinde 136 ülke arasında 120. sırada (Türkiye toplumsal cinsiyet eşitsizliğinde en kötü durumda olan Katar, Mısır, Mali, İran, Suudi Arabistan, Benin, Pakistan, Çad ve Yemen’le aynı grupta)
Türkiye kadın istihdamında 200 ülke arasında 190. sırada
Türkiye’de evliliklerin yüzde 42’sini 10 ila 16 yaş aralığındaki çocuklar oluşturuyor.
Nüfusumuzun yüzde 49’u kadın. Yani ülkenin tam yarısı... Hayattaki diğer yarımız gibi...
Ama gel gör ki; 25 üyeli bakanlar kurulunun sadece 1 kadın bakanı var, yine sadece 1 kadın vali var.103 rektörden 5’i, 185 büyükelçiden 21’i kadın. 26 müsteşar arasında hiç kadın yok.
2 bin 950 belediye başkanının 26’sı
31 bin 790 belediye meclis üyesinin bin 340’ı
3 bin 379 il genel meclis üyesinin 110’u
34 bin 275 muhtardan sadece 65’i kadın
Türkiye’de 4,7 milyon olan okuma yazma bilmeyen vatandaşın 3,8 milyonu kadındır.
Çağ atladık. İleri demokrasi vaazları verenler duyuyor musunuz? Anlıyor musunuz?
3 milyon 800 bin kadın bu devirde ve bu ülkede okuma yazma bilmiyor.
Kadın ayrımcılığı, kadına 2. sınıf insan muamelesi yapıldığı ile ilgili binlerce kanıt, görüntü var. Ama bir tanesini hatırlatayım;
2011 yılında, İzmir’de, 37 yaşındaki Fevziye Cengiz adlı bir kadın, bir müzikholdeki rutin bir kimlik kontrolünde polise mukavemet ettiği ve hakaret ettiği iddiasıyla karakola götürülerek 3 polis memuru tarafından dövüldü. Olaydan sonra karakol güvenlik kamerası kayıtları basına yansıdı. Polisler hakkında “basit yaralama” suçunu işledikleri iddiasıyla 6 aydan 1,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılırken, Fevziye Cengiz hakkında polisleri yaraladığı ve hakaret ettiği gerekçesiyle 2,5 yıldan 6,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Gayet net... Tacize uğrayan, dayak yiyen, haklarından mahrum edilen kadın...
Kadıncağız yediği dayakla kalmayıp bir de sevgili(!) adaletimiz tarafından da ayrıca mahkeme önüne çıkarılmıştır.
***
Herkes ikiyüzlülüğü bıraksın...
Nice medeni, kibar, okumuş yazmış dediğimiz arkadaşlarımızın bile evlerinde eşlerini dövdüğü artık sır değil...
Hiç yoksa işyerlerinde kadına ayrımcılık yaptıklarını görüyoruz. Aynı işi yapan kadına daha düşük ücret... Daha az kariyer şansı...
Lafa geldi mi; “Cennet anaların ayağı altındadır”
Kardeşim laf ebeliğini bırak,
bu dünyada kadını ayaklarının altına alma yeter...