Bursa Hakimiyet

Ekmeleddin…

Doğrusu herkes ters köşe oldu.
Muhalefet çatı aday olarak Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu önerdi.
Muhalefet seçmeni kekremsi, iktidar seçmeninin kafası karışık…
Ne demek bu Ekmeleddin?
Dinin en olgunu, en olgunlaştırdığı isim…
Kim bu Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu?
İslam Kalkınma Konferansı Örgütü’nün seçilen ilk Türk Genel Sekreteri olan Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Devlet Üstün Madalyası sahibi.
Evli ve 3 çocuk babası.
Bilim tarihi, Türk kültürü, İslam dünyası hakkında değişik dillerde çok sayıda eseri de mevcut.
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun babası Müderris İhsan Efendi, İptidai ve İdari mekteplerinden mezun olduktan sonra bir süre Yozgat’ta Mekteb-i Sultani ve medreselerde okudu. Babası 1924 yılında Kahire’ye gitti. İhsan Efendi Kahire’deki Ezher Üniversitesi’nde ilim tahsili alıp, bu ülkeye yerleşti.
Aslen Yozgatlı olan cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, 1943 yılında babasının işi nedeniyle Kahire’de doğdu.
Ekmeleddin İhsanoğlu, Mısır Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun olduktan sonra El-Ezher Üniversitesi’nde akademik hayata başladı.
İhsanoğlu, Kahire Milli Kütüphanesi’nde ve Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Osmanlı kültürü ve edebiyatı ile ilgili araştırma ve eğitim çalışmaları yaptı. 1974’te Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktorasını tamamladıktan sonra, İngiltere’de Exeter Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmalar yaptı. İslâm ve Batı kültürüyle yakından teması olan İhsanoğlu, 1984’te profesör oldu.
Ekmeleddin İhsanoğlu, 24 yıl boyunca İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin genel direktörlüğünün yürüttü. Bu görevinin yanı sıra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu’nun başkanlığını ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
***
Yozgat eşrafından olan dedesi Hacı Aziz Bey’in yaptırdığı tarihî Ağvanlıoğlu Hacı Aziz Konağı’nı Bozok Üniversitesi’ne bağışlayan İhsanoğlu, Bozok Üniversitesi tarafından kurulan Tarih ve Kültür Araştırma Merkezi’ne 10 binin üzerinde kitap, hat ve el yazması eserlerden oluşan kendi özel arşivini bağışladı.
UNESCO ve Harvard Üniversitesi’ndeki görevlerinin yanı sıra millî ve uluslararası birçok bilim kurumunun üyesi olan İhsanoğlu, bilim ve eğitim tarihine katkı ve hizmetlerinden dolayı birçok ödül aldı.
Türkiye Devlet Üstün Hizmet Madalyası(2000), Ürdün Birinci Derece İstiklal Madalyası, İKÖ Şeref ve Liyakat Sertifikası ile Mısır Cumhuriyeti Liyakat Nişanı ile ödüllendirildi.
2008’de Uluslararası Bilim Tarihi Akademisi tarafından Koyre Madalyası’na layık bulundu. 2009 yılında Mısır Cumhuriyeti Sanat ve Kültür Nişanı’nı, Malezya’da en üst sivil unvan olan Tansri unvanını ve 2010 yılında “İslamofobiye” karşı verdiği mücadele ve Keşmir konusundaki çabaları nedeniyle Pakistan’da en yüksek unvan olan Hilal-i Pakistan unvanını aldı.
1994’te Mimar Sinan Üniversitesi, 1996’da Dowling College (Long Island, New York, ABD), 2000’de Azerbaycan Cumhuriyeti Bilim Akademisi, 200’de Sofya Üniversitesi (Bulgaristan), 2001’de Saraybosna Üniversitesi (Bosna-Hersek), 2004’de Tataristan Bilim Akademisi, 2006’da Università degli Studi di Padova (İtalya), 2007’de Exeter Üniversitesi (İngiltere), 2008’de Uşak Üniversitesi’nden yaptığı çalışmalar nedeniyle doktora unvanı verildi.
***
Tarafsız ve ansiklopedik bakış ile Ekmeleddin İhsanoğlu bu.
Akademik kariyer ve yaşamına bakınca takdir etmemek mümkün değil…
Nazım Hikmet şiirlerini Arapça’ya çeviren ilk kişi olarak sosyal demokrat gönülleri okşayan yanı da yok değil…
AKP seçmeninin de çamur atabileceği bir isim değil…
Sanırım Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’yi de ortaklaştıran yanı bu…
İktidarın yerden yere vuramayacağı biri…
Buraya kadar güzel…
Peki, ama ben niye buruğum, sürpriz mi oldu?
Evet, benim için öyle…
“İşte budur” diyebiliyor muyum?
Kekremsi bir duygu içindeyim…