Bursa Hakimiyet

Fotofest öyküsü ve kahramanları

Yıl 1997 … Mısır’ın Luksor kentinde dünyaca ünlü Krallar Vadisi’nde teröristler turistlerin üstüne ateş açtı.
Sonuç… 66 turist öldü.
Ama asıl ölen Mısır turizmi oldu.
Gelirinin üçte ikisini turizmden kazanan Mısır’a gelen turist sayısı hızla düştü.
Petrolü ve başkaca ciddi geliri olmayan Mısır ekonomisi çökme noktasına geldi.
Mısırlı yöneticiler dünyadaki uzmanları çağırdılar.
“Mısır’ı tekrar nasıl popüler ve turist gelen bir yer nasıl yaparız?” diye sordular.
Mısır’ı bu darbe ve çöküşten kurtarmak için İngiliz tanıtım şirketi B.G.B ile anlaştılar.
Bu tanıtım şirketi Mısır araştırmaları ile tanınan bir yazar olan Christian Jacq’a “ısmarlama tarih romanları” yazdırdılar.
Bu proje kapsamında yazılan Ramses ve Mısır romanları ile dünyada tekrar eski prestij ve popülaritesine kazanan Mısır’a turist akın etmeye başladı.
Kısa sürede Mısır edebiyat ve tanıtım sayesinde tekrar turizm gelirlerini katlayarak artırdı.
Sonuç; sanat ve edebiyat yolu ile kendi öykülerini yazdırarak bir ülkenin batışını önlediler.
(…)
Bursa ve bizimle ne ilgisi var derseniz?
Bursa’nın turizme ihtiyacı var. Çarpık kentleşme, çirkin yapılaşma ile kaybettiği kentsel özelliklerini tekrar geri kazanmak zor…
Kentte hızla oteller yapılıyor.
Sanayi hareket alanı daraldı.
Tarımsal alanları bitirdik.
Uludağ tüm kenti beslemek için yeterli değil.
Nüfus hızla artıyor.
Gelecekte Bursa’da esnafın, çarşının yaşaması için turizme, kentin gelişmesi için dışarıdan gelecek misafir ve turistlere ihtiyacı var.
(…)
Turizm için “yeni öykülere” veya var olan öykülerin daha geniş kitlelere anlatılması gerek.
Kentleri, kasabaları, köyleri, mahalleleri, insanları “öyküleri” ve “anıları” anlamlı kılar.
Bursa turizm kenti olacaksa, daha çok öyküye ve bu öykülerin anlatılmasına ihtiyaç var.
En önemlisi de kentinize ve bu öykülere sahip çıkmalısınız.
Bu öykülere siz de inanmalısınız. Aksi halde inandırıcılığınız kalmaz.
Siz kendi öykülerinizi bilmez, anlatmaz ve inanmazsanız, turist nasıl inanacak?
(…)
İşte kentte yapılacak festivaller, Bursa ile ilgili yapılan filmler, yazılan kitaplar çok önemli…
Sanatı ve edebiyatı küçümseyebilirsiniz.
Ama yazının başındaki Mısır öyküsünü hatırlayın…
Bir ülkenin kaderi sanat ile değişti.
İşte FOTOFEST bu nedenle önemli…
Fotoğraf “gerçektir”, “objektiftir”.
Festival için dünyanın her yerinden gelen ünlü fotoğrafçı ve gazetecilerin Bursa’yı tanıması ve tanıtmasının orta ve uzun vadeli sonuçları Bursa’nın tanıtımı için çok değerli…
İşte bu nedenle FOTOFEST’e inanıyorum.
İşte bu nedenle FOTOFEST gönüllüsüyüm…

 

Fotofest öyküsünün ‘kast’ı  

Her öykü ve film gibi Fotofest’in de bir kastı yani perde önünde ve arkasında kahramanları var.
En başta GÖNÜLLÜLER…
Bu kent ve Fotofest için işini gücünü bırakıp zaman ayıran her meslek ve yaş grubundan genç, yaşlı tüm gönüllüler festival boyunca her yerde görev yapıyorlar. Çeviri ve rehberlik ekibinden Alper ASLAN ve teknik ekipten Ömer Ziya TOPSAKAL özel olarak anmak istediğim isimler…
BBŞB… Bursa Büyükşehir Belediyesi başrol oyuncuları, sahnede  görülmeden daha çok senaryoya katkı koydular. Festivalin en inanmış adamlarından Fehim FERİK Büyükşehir takımı ile festival ekibi arasında köprü oldu. Saffet YILMAZ, Bayram VARDAR, Necmettin ŞENOCAK her sıkıntıda arayabildiğimiz, ulaşabildiğimiz belediyedeki can suyumuz oldular.
KENT KONSEYİ ÇALIŞANLARI… Levent, Raif ve dahi herkes…Gece gündüz Merinos’ta, sokaklarda,caddelerde varını yoğunu ortaya koyan özverili bir ekip. Onlar olmasa festival asla olmazdı.
BUFSAD… Bu kentte fotoğraf adına ne yapılacak ise mutlak olmasına inandığım dernek ve üyeleri, her zamanki gibi canla başla festival için ter akıttılar.
Neslişah ERBEY KUŞKU… Sakin güç … Festivalin tüm altyapısı için gecesini gündüzüne katan Gündem 21 Şube Müdürü. Yeni anne oldu. Kimi gün kucağında çocuğu ile her derde deva.
Ayşe HACIOĞLU… Atom karınca… Bu yıl festivalin genel koordinatörü… Mesai kavramı olmadan çalışan örnek bir kadın. Her kuruma lazım…
Yasemin TATLI… Sessiz ve sakin her işin üstesinden gelen bir cevher.
Murat BAŞLAR… Çalışkan, mütevazı bir nezaket abidesi gençlerimizden. 24 saat görev adamı. Kent Konseyi’nin örnek alınacak gençlerinden.
Sertaç ŞİPKA… Ekibin bu yılki yeni üyesi. Akıllı ve çalışkan, bir o kadar saygılı. Yemeden içmeden saatlerce çalışıp, gülümsemesini hep koruyan bir zarafet.
Hatice BEYTEKİN… Festivalin tüm tasarım ve görsellerini yapan çalışkan grafikerimiz. Tek başına ajans gibi.  Kent Konseyi ve festivalin binlerce işini yetiştiren Beytekin, herkesin kahrını, celallenmesini nezaketle karşılayan bir gönül zengini…
Cihangir TAŞTI… Sanal ortam canavarı… Akıl küpü…
Serpil SAVAŞ… ekibin yenilerinden… Bufsad ile koordinasyonumuzu sağlayan işini gücünü 9 aydır bir kenara koyan hoşgörü timsali yürütme kurulu üyesi. Hep olumlu…
Hüseyin CEYLAN… Festivalin 2 yıldır ağır işçilerinden… BURFOT temsilcisi. Yarışmalar ve festival sonrası Fotoimece sosyal sorumluluk projelerini yıl boyunca devam ettiren ve dolayısıyla işi hiç bitmeyen yürütme kurulu üyemiz.
Bu yıl yürütme kurulundan ayrılmış olmalarına karşın, geçtiğimiz yıl festival için gönül veren ve canla başla çalışan Murat KARAMAN, Serap YAVUZ ‘u minnettarlıkla anıyorum.
Festivalin sahibi ve oluşmasında özel kelimeler ile anlatmakta güçlük çekeceğim ama zaten kariyerleri ve özgeçmişleri ile kendilerini kanıtlamış beyin kadrosu ise;
Semih PALA ( Kent Konseyi Başkanı), Enes KESKİN ( Kent Konseyi Genel Sekreteri), Utku KAYNAR ( Bufsad Başkanı), Merih AKOĞUL ( Fotofest Baş Kreatörü), Cengiz KARLIOVA ( Kreatör), Jason ESKENAZİ ( Uluslararası Küratör ) …
Festivale katkı koyan ve destek veren yüzlerce kişi ve onlarca kurum var. Mutlak unuttuklarım oldu. Yer darlığı ile tek tek yazamadıklarım çok.
Festivalin kalitesi ve zenginliği için mesai harcayan ve özveri gösteren Selahattin SEVİ, Robert LESME,Çelenk BAFRA, Orhan Cem ÇETİN,Güven AKTAŞ,Hüseyin YILMAZ, Canan SÖNMEZ, Zeynep DİNİZ ,Ayşegül ORHAN,Sabri ERDEM  bu isimleri festival öyküsünü yazarken kayda geçirmek bir vicdan borcu… Onlar  festivalin mutfağını oluşturdular.
Beklentisiz festival için kaynaklarını, mesaisini ve enerjisini harcayan Serdar KUŞKU, Kutup DALGAKIRANLAR, Ali UĞUR ( OSB), Yaşar ÖZTÜRK, Nihat BALKAN (BTSO), Emin AKÇA, Şahap AKTAŞ ( Aktaş Holding), Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyelerine teşekkür borçluyuz.
Bu festival başladıysa ve bugün yapılabiliyorsa geçen yıl projeye inanan ve ilk destekleyen kurum BURSA TİCARET BORSASI ve Başkanı Rıza AYDIN’I minnettarlıkla anıyorum. Rıza Bey bizi cesaretlendirmeseydi, Nurşen GÜNAYDIN’ın yardımları olmasaydı festival zaten doğmadan, ölmüş olacaktı. Bu yıl da hep yanımızda oldular.
BTSO, hem geçen yıl hem de bu yıl festivale inandı ve destekledi. Bu katkıda İlhan PARSEKER’i özel olarak not düşüyorum. Bu arada fotoğraf sanatı ile ilgili yaptığı konuşmalarından konuyu en iyi hisseden ve kavrayan sanayi temsilcisi olarak kaydediyorum.
Yerel basın ve yazarlar, festivali olabildiğince iyi yansıttılar. Festival sponsoru olarak ellerinden geleni yaptılar.
Bu öykünün ana yapımcısı elbette Bursa Büyükşehir Belediyesi… Asıl övgüye değer yanı, belediyenin festivali sivil inisiyatife bırakması ve güvenmesidir. Bunda da başkan Recep ALTEPE’nin hakkını teslim etmeliyiz. İki yıldır festivale inandı ve destekledi. Hatta bizler “iki yılda bir olsun” dediğimizde “her yıl yapalım” diye destek olan, bizi yüreklendiren yaklaşımı festival için en önemli destek oldu.
…Ve Paris’ten Tokyo’ya kadar yapılan ve ülkemizin ilk fotoğraf festivali FOTOFEST açılış yürüyüşü için Cumhuriyet Caddesi’ne çocukları ve ellerinde bayrakları ile gelen BURSALILAR sağ olun, var olun…
Bu coşkuyu koruyup, büyütebilirsek gelecekte Fotofest’in hem ekonomik hem de asıl önemlisi sanatsal olarak kente katkısını en çok çocuklarınız hissedecek.