Bursa Hakimiyet

Hz. Ali’ye giden mesaj

Ne söylense, ne yazılsa boş... Toplumsal bir psikoz bu. Ne yaşanan yolsuzluklar,
Ne söylenen yalanlar,
Ne yapılan hukuksuzluklar toplumda bir zerre değişime yol açmıyor.
Efsunlu, hipnotik bir siyasi iklim...
Ne sosyoloji, ne de siyaset bilimi ile açıklanamayan bir kaos hali...
Hukuk guguk olmuş.
Emniyet pek emniyetsiz.
Dış politika sıfırlanmış.
Milli eğitim karmaşa içinde.
Sağlık sağlıksız, karmaşa halinde.
Asker pusu kurbanı.
Hükümet paralel avında.
Bürokrasi paralel paranoyasında.
Suçlular masum, masumlar suçlu oldu.
Yarın ise meçhul...
Bir hükümeti bin kez düşürecek, yargılayacak kanıt var.
Batı demokrasilerinde akla hayale gelmeyecek uygulamalar, kanunlar, genelgeler yayınlanıyor.
İktidar partisine gönül veren nice vatansever vatandaşın, azgınca iktidara kızanların gözü önünde gerçekleşiyor her şey...
Ötekileştirme, kutuplaştırma, her türlü bölünmenin körüklendiği bu yıllarda vicdanlı insanların sesini arıyor kulaklar...
Partisi ne olursa olsun, “yeter artık, böylesi ayrıştırma tehlikeli, bunca hukuksuzluk iyi değil, bu adaletsizlik zulümdür” diyecek vicdanlı sesleri duymak istiyor insan.
Peki, bunca olan karşısında nasıl sessiz ve umarsız kalabiliyor insan?
Bu toplumsal psikoz nasıl yaşanabiliyor?
Toplumun bir yarısı, diğer yarısından nasıl bu kadar ayrı düşünebiliyor?
Kim haklı?
Tarih gösterecek...

***

Tarih deyince, yaşadıklarımız sanki hiç yaşanmadı zannediyoruz.
Oysa tarih böylesi dönemler ve olaylar ile dolu...
Bugünün bazı kavgalarının temeli Hz. Ali ve Muaviye savaşı...
İşte size o dönemden ünlü bir öykü, her dönem olanlar aynı aslında;
Bir gün Hz. Ali’nin taraftarlarının yoğun olduğu Küfe’den, bir Arap, devesiyle Şam’a gelmiş. Şam sokaklarında dolaşırken biri ona yanaşmış:
- Ver o dişi deveyi bana! demiş. Tartışma büyümüş, Küfe’den gelen adam, “Bu deve benimdir, üstelik dişi değil, erkektir” diye itiraz etmişse de anlaşamamışlar.
Konu Hz. Ali ile kavga içinde olan Şam Valisi Muaviye’ye ulaşmış.
Halk meydanda toplanmış... Muaviye, Küfe’den gelenle Şam’da deveye sahip çıkan yerliyi dinledikten sonra, kararını açıklamış:
- Bu dişi deve Şamlınındır!
Sonra toplananlara dönmüş ve sormuş:
- Ey cemaat, bu dişi deve kimindir?
Cemaat hep birlikte bağırmış:
- Şamlınındır!
Küfeli şaşkın bir vaziyette devesinin ardından bakakalırken, Muaviye onu yanına çağırmış:
- Ey Küfeli, dinle! Sen de ben de biliyoruz ki, bu deve senindir ve dişi değil, erkektir. Ama sen Küfe’ye dönünce gördüklerini Ali’ye anlat ve de ki:
-Ey Ali, Muaviye’nin, dişi deveyi erkek deveden ayırt edemeyen, o ne derse evet diyen 10 bin adamı var. Ayağını denk al”