Bursa Hakimiyet

“İnsan hangi dünyaya kulak kesilmişse ötekine sağır…”

Şair İsmet Özel’in çok sevdiğim sözleri, bugünleri çok iyi özetliyor.
Son günlerdeki bu yoğun ayrışma ve ötekileştirme meselesinden üzgün ve kaygılıyım...
İnsanlar ayrıştı...
Bilmezdim kim, nedir?
Sormazdım, merak etmezdim, yargılamazdım kimseyi...
Son 10 yıldaki kadar...
Bölündüğümüzü, ayrıştırıldığımızı, ötekileştiğimizi, yandaşlığımızı,
farklılaştırıldığımızı, parçalandığımızı böylesi hissetmemiştim...
Oysa “insan” insandır...
Doğru ve yanlış vardır sadece hayatta...
Bence sadece ve sadece ikiye ayrılır insan;
“vicdanlı olanlar, vicdansız olanlar...”
 Gerisi hep yalan, hep ötekileştiren...
(…)
“Ötekileştirmek”, bir insanı veya insan topluluğunu ‘’öteki’’ olarak görüp ondan uzaklaşmak, onu potansiyel bir düşman olarak görmek, kötü ve zararlı olarak damgalamak, yok etmeye veya kendine benzeterek ‘’kurtarmaya’’(!) çalışmaktır.”
Sana yapıldığında çok hissedip, rahatsız olduğun ama bunu yapan sen olduğunda ötekileştirmenin ne denli haksız ve yaralayıcı bir uygulama olduğunu fark edemediğin bir ruh halidir bu… Muktedirler arasında dönüşümlü olarak sürer gider, her dönem olur. Mağrur ve mağdur devamlı yer değiştirir. “Muktedir olan haklıdır, öteki olan haksızdır.”
“Farklılıkların barış içinde bir arada yaşayabilmesi, gerçek bir demokrasi ve kardeşliğin hayat bulabilmesi, insanların yaşam içerisinde gerçekten de eşit olabilmesi için kimsenin ötekileştirilmemesi, farklı görülenin kötülenmemesi gerekmektedir. Barış, ancak böyle bir hoşgörü kültürünün yeşerdiği yerde var olabilir.”
Velhasıl… “Vicdan ve akıl süzgeci” ile bakamazsak olaylara farkında bile olmadan içine düştüğümüz durumu çok iyi özetlemiş şair;
“İnsan hangi dünyaya kulak kesilmişse ötekine sağır…”

Ortadoğu

Mısır, Suriye, Irak, Katar, Filistin velhasıl…
Gündemde her zaman olduğu gibi Ortadoğu var.
Yüz yıldır bitmeyen bir kavga, karmaşa, savaş ve istikrarsızlığın coğrafyası…
Ortadoğu ile ilgili bir dolu tespit, haber, makale ve araştırma okumuş veya duymuşsunuzdur. Bence Ortadoğu’yu en iyi özetleyen, olan biteni en iyi anlatan fıkrayı sizlerle paylaşmak istiyorum;
Bir akrep ve bir kurbağa dere kenarında karşılaşmışlar.
Akrep, kurbağaya;  “Sevgili kurbağa, demiş, rica etsem beni karşıya geçirir misin?”
Kurbağa;  “Sen akrepsin beni yarı yolda sokarsın?”
”Hiç olur mu, demiş akrep, hiç öyle şey yapar mıyım? O zaman ben de boğulurum...”
Kurbağa mantıklı bulmuş bu açıklamayı, akrebi sırtına almış, başlamış karşı kıyıya yüzmeye…
Tam derenin ortasına geldiklerinde, akrep sokmuş, zehirlemiş kurbağayı…
Kurbağa acı içinde ölürken;
“Ne yaptın aptal, benimle beraber sen de öleceksin!” deyince,
akrep cevap vermiş:
“Burası ORTADOĞU… Babana bile güvenmeyeceksin!”
İşte son hızla içine koştuğumuz Ortadoğu bu…