Bursa Hakimiyet

Kim daha zalimdi?

Tarihsel olayları, kişileri değerlendirirken, bugünün anlayışı, bilgisi ve kavramları ile yaklaşım sağlıklı olmaz.
Tarih bugünkü aklımızla, birikimlerimiz ile yargılanamaz. Ancak sorgulanır.
O günkü anlayış, cehalet ve değer yargıları ile gerçekleşen tarihi hataları bugün hala savunan varsa vicdanen, siyaseten eleştirebilir ve onunla mücadele edersiniz.
Tarihte kanlı bir geçmişi olmayan devlet yoktur.
Bugünkü değer yargıları ile mahkûm edilmeyecek iktidar da yoktur.
Tarihsel her olayı kendi dönemi içindeki koşullar ve zorluklar, anlayışlar ile sorgulamalıyız.
Aksi takdirde hepsi zalim, hepsi diktatör, hepsi kabul edilemez yönetimlerdir.
Dünya tarihi boyunca binlerce savaş ve kıyımda 3,5 milyar kişi yaşamını kaybetti.
1945 öncesi “soykırım” diye bir kavram yoktu.
“İnsan Hakları” desen Fransız İhtilali ile 18.yüzyılda hayatımıza girdi.
Binlerce kanlı ve korkunç örnek var ama hemen ilk aklıma gelenlere bakarsak;
- Romalılar binlerce insana ve medeniyete kıydılar. Binlerce Hıristiyan’ı katlettiler.
- Mısır tapınak ve mezar inşaatlarında binlerce köle can verdi.
- İskender ile Yunanlılar o günkü dünyanın kentlerini kana boğdular.
- Moğollar kesilmiş kellelerden kuleler yaptılar.
- İslam dünyasının daha ilk yıllarında halifeler suikasta uğradı, Peygamberimizin torunlarının canına kıyılabildi. O kan davası bugün de sürüyor.
- Haçlı Savaşları binlerce Müslüman’ın canına mal oldu.
- İspanyollar Güney Amerika’da 14 milyon Maya ve İnka’yı öldürdüler.
- Amerika’nın keşfi ile kıtaya giden Avrupalılar 8 milyon Kızılderili yerliyi katlettiler.
- Belçika kralı kauçuk uğruna Kongo’da 10 milyon Afrikalı yerliyi öldürdü ya da sakat bıraktı.
- 100 yıl süren din savaşlarında yüz binlerce Avrupalı birbirini boğazladı.
- Vatikan Avrupa’da binlerce masum insanı cadı suçlaması ile diri diri yaktı.
- 1.Dünya Savaşı’nda 14 milyon, 2. Dünya Savaşı’nda 50 milyon insan öldü.
- Almanlar milyonlarca Yahudi ve Çingene’yi fırınlarda yaktı.
- İngilizler Avustralya’da yerli halk Aborjinleri sistematik olarak yok ettiler.
- Almanya, altın ve zümrüt madenleri için binlerce Namibyalı yerliyi katletti.
- İngilizler ve Hollandalılar, Güney Afrika madenleri için binlerce zenciyi katledip, 1990’lı yıllara kadar ırk ayrımı politikalarını sürdürdüler.
- Amerika’nın iş gücü ihtiyacı için milyonlarca Afrikalı zorla kaçırılarak köle yapıldı.
- 1960 yıllara kadar ırk ayrımı yasaları ABD’de yasal ve geçerliydi.
- 1971 yılına kadar medeniyet ülkesi İsviçre’de kadınların oy hakkı yoktu.
- 1970’li yıllara kadar Norveç’te göçmenlere ve Avustralya’da yerlilere zorla kısırlaştırma yasaları hüküm sürdü.
- Ruanda’da daha 1994’te Belçikalılar ve Fransızlar, iki toplumu birbirine palalarla parçalattılar. Ve bir ayda 1 milyon kişi vahşi şekilde hayatını kaybetti.
- Daha dün 1992- 1995 yılları arasında Avrupa’nın göbeğinde 300 bin Boşnak sadece Müslüman olduğu için öldürüldü, 60 bin Boşnak kadına tecavüz edildi.
- 1937 yılında Japonlar, sadece bir tek Çin’in Nanjing kentinde 300 bin Çinliyi öldürdü. 80 bin Çinli kadına tecavüz edildi.
- Fransızlar, Cezayir’de binlerce Bedevi Arap’ı acımasızca kurşuna dizdiler.
- İtalyanlar, Libya ve Habeşistan’da yüz kızartıcı nice suçlara imza attılar.
- Ruslar için salt Stalin’in sabıkası yeterli. Milyonlarca sürgün, binlerce kişinin ölüm emri ve halkların kitleler halinde gördüğü zulümler hala hafızalarda…
- Halen Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, Kuzey Kore’de olanları saymıyorum bile…
Yukarıdaki liste yüz bin ve üstü vahşetlerin listesi… Binler ile ifade edilen katliam ve tarihsel kıyımlara ne bu sayfa ne de gazetenin tamamı yetmez…
Tarihte sabıkası olmayan toplum ve devlet yok…
Liderlere baktığımızda hatasız ve “sütten çıkmış ak kaşık” durumu hiç yok…
Unutmayın, liderler de insandı. Psikopatı, sosyopatı, sapığı, depresifi, şizofreni ve çokça da paranoyak olanı vardı. Sonuç olarak; tarihteki olayları o günün koşulları ile değerlendirelim. Önemli olan bu tarihsel acılardan ve yanlışlardan ders çıkarmaktır.  Tarihsel yanlışların her biri ile hesaplaşmaya girmek, gelecekten çalınan zaman ve enerjidir.  Tarihteki bu acıları hatırlayalım, analım ve gelecek nesillere öğretelim.
Ama hala tarihte olan olaylar için birbirimizi suçlamaktan, yargılamaktan ve aşağılamaktan vazgeçelim. Tarihteki yanlışları tespit edip, geçelim. Artık daha çok önümüze bakalım. Suç kişiseldir. İnsanlar daha doğmadıkları zamanın tarihsel yanlışları ile yargılanamazlar.
Kendine güvenen büyük devletlerin üstüne düşen bu tarihsel tespitleri bir an önce yapıp, tartışmaları ve toplumsal bölünmeye yol açacak üslup ve yaklaşımları terk etmektir.
Kim haklıydı, kim iyiydi, kim kötüydü?
Kim suçluydu, kim âlimdi, kim zalimdi?
Yazının başında da dediğim gibi;
Zaman zalimdi…