Bursa Hakimiyet

Lütfen “kompleks” yapmadan okuyunuz

Yerel gazetelerimizde bir haber vardı. Sağlık kompleksi yapılması konuşulan Doğanköy’de “Bursa’ya dev bir diyanet kompleksi yapılacak” diye, belki farklı projeler ama sağlık kompleksi rafta bekliyor. Nitekim bu hafta “çılgın proje” olarak sunulan dev diyanet
kompleksinin temeli atıldı.
Bu sesleniş... İyi niyetli bir “önce hayat, önce kentin ihti-yacı önemli ve önceliklidir” itirazıdır.
Ölüsüne bu kadar yatırım yapan bir kent ve ülkede, dirilerinin de derdini öncelemelidir, itirazı bu...
Dine, diyanete, ahrete karşı değiliz ama daha geçen hafta 4 gencimiz trafik kazalarında can verdi. Yoğun bakım yok. Hastalar başka kentlere sevk ediliyor. Aileler hastane hastane yatak, tedavi olacak yer arıyor.
Allah korusun ama yarın kalp krizi geçirip hastane aciline gelmeyecek misin? Çocuğunuz ateşlense veya ciddi bir kazaya uğrarsa ilk kim müdahale edecek? Tamam, kurtarılamaz isen, öldükten sonra, işte o zaman diyanet lazım... Ama daha ölmeden, ölmüş gibi dirilere bu yapılan da haksızlık değil mi?
Bu israf günah değil mi? Özel hastaneye özel doktora muhtaç kalmak doğru mu? Hepsi olsun, herkese ihtiyaç var. Ama darda, zorda olan adam sınanmaz, yoktan, dertten anlamasak bile görmek gerek... Darı zoru olan insana da ne olursa olsun devlette bir yer olmalı, sağlık haktır. İsteyen özele gitsin ama devletin görevi imkânı olmayan için “baba” olmaktır.
Darda zorda insana, iyi insanlar bugün yardım eder, yarın koşar ama gönül işi ile yürümez bu sıkıntılar, ya bir gün gönüllüler olmaz ise, gönül bu bir gün vazgeçerse, işte o zaman sistem lazım... İnsanların sağlığı, eğitimi, güvenliği özel sektöre devredilemez. Ancak özel sektörden destek alınır.

 

Sağlık kompleksi mi, diyanet kompleksi mi?

Mübarek ramazan günlerinde belki bu eleştiri ve tespitim bazılarını kızdırabilir veya yanlış anlamaya yol açabilir endişesindeyim ama birilerinin de doğru bildiğini yazması gerekir.
Doğanköy’de 150 dönüm araziye yapılacak bu “Diyanet Kompleksi” mi, yoksa “Sağlık Kompleksi” mi daha acil ve gereklidir?
Bu asla yanlış anlaşılmasın. Dine, diyanete, camiye karşı olma değil bu tespitim. Ama son yıllardaki hoyratça yapılan dini kullanma ve siyasete alet etme konusu artık topluma, kente ve ülkeye ciddi zarar verme noktasına geldi.
Diyeceksin ne alakası var?
10 yıldır Bursa’ya “sağlık kompleksi” yapılması konuşuluyor. Bolca özel hastane açılırken son 10 yılda kent içinde yapılmış bir tek devlet hastanesi yok ( Mudanya’yı kent içi dersen tek örnek, o da 50-100 yatak)
Bursa’da cami sıkıntısı yokken, cemaatin ibadet için darlık sorunu yok iken böylesi yatırımların öncelenmesi bugün hepimizin gönlüne hoş gelebilir.
Orta büyüklükte bir depremde Muradiye’de bir tek ev yola dev-rilse Devlet Hastanesi’ne ulaşmak mümkün değil…
Kentin uzak mahalle ve varoşlarda oturanlar için acil durumda kurtulabilecekleri merkezi bir kamu hastanesi yok.
Eski SSK, Çekirge Devlet Hastanesi yıkıldı, yıkılacak. Devri bitti.
Tek bir doğum evi var. Yetmiyor. Psikiyatri hastanesi 10 yıldır bitti ama açılamadı.
Çocuk hastanesi bir tane… Yanık hastaları için ünite yok.
Koca kentte ( 3-4 milyon için) 150-200 yoğun bakım var.
Çocuklarımıza, kendimize, yakınlarımıza acil bir durumda yoğun bakım yok, yeterli hastane yatağı yok, yeterli cihaz ve uzman olmadığı için ameliyatlar yapılamıyor. Hastalar oradan oraya sevk ediliyor.
İnsanlar acil ve hastane kapılarında yatak bulmak, ameliyat olabilmek için torpil arıyor. Ya da özel hastane veya muayenehanelere gitmek zorunda kalıyor. Özel hastanelere fark veya özel doktorlara ücret ödemek zorunda kalıyor. ( ki ben özel de çalışan bir hekim olarak bu gidişatı onaylamıyorum ve tüm sağlık hizmetlerinin kamusal alanda ücretsiz olmasını dilerim ve isterim)
Lafı uzatmak istemem. Verilecek örnek çok…
15 günde bir Bursa’da oynanacak 17 maç için ( ki toplam tüm yılda 35-40 saat kullanılacak) stadyuma 150-200 milyon TL harcıyoruz.
Tamam, “spordur” dedik, sustuk.
Doğanköy’e “sağlık kompleksi yapılacak “ dediler, “uzak ve yeri uygun değildi ama hiç yoktan iyidir “ diye düşünürken, sağlık kompleksi beklemede, diyanet kompleksinin temelleri atıldı.
Lütfen dindar ve mütedeyyin Bursalılar ve dostlarım beni yanlış anlamasın ama bir düşünsünler.
Bursa’nın acil hastane, okul ihtiyacı varken böylesi büyük bir yatırımla gerçekleşecek bu külliye mi yoksa yoğun bakım, doğum evi ve çocuk hastanesi, acil merkezlerine mi daha önceliklidir.
Dini hassasiyetler ve konunun siyasete çekilme endişesi ile kimse bir şey diyemiyor ama tüm içtenliğim ve samimiyetle soruyorum;
- Hayata ve insana dair çok ihtiyaç duyduğumuz yatırımları öncelemez isek, bugün ve yarın çok üzülmeyecek miyiz? Yok yere olan ölümler için feryat etmeyecek miyiz?
- Yakınlarımız ve çocuklarımız için yoğun bakım veya hastane, uzman bulamayınca kızmaya hakkımız var mı?
- Özel hastanelere ve ücretli tedavilere zorunlu kalmak, imkânları kısıtlı insanların dara zora girmesi doğru mu?
- Hayata ve yaşadığımız bugünlere değil de, ölüme ve ölüm sonrası hayatımıza böylesi büyük yatırımları öncelemek gerçekçi mi?
- Kentiniz ve kendiniz acil ve öncelikli ihtiyaçları için bugün ses vermezseniz, sesinizi duyurmazsanız, yarın başınız dara düştüğünde isyan etmeye, kızmaya hakkımız var mı?
Birçok arkadaşım yazma bunu, bu zamanda yanlış anlaşılırsın, bir dolu yobaz ve dini kullanan insan var, haksız yere saldırıya uğrarsınız diye uyardılar.
Her gün ameliyat olmak, hastanede yer bulmak, çocuğunu tedavi ettirebilmek, özel hastanede tedavi olamadığı için yardım isteyen o kadar çok insanla karşılaşıyorum ki, hekim olarak kendimi sorumlu hissettim.
Ama biliyorum ki;
“Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil”