Bursa Hakimiyet

Memleketin fotoğrafı…

Memleketin bugün fotoğrafını çeksek, ne görünüyor?
Eğitim karmakarışık, okullar şenlik, son üniversite sınavında 400 bin aday matematikten sıfır çekti.
Her sınav sorunlu, sorular da, sınavlar da şaibeli, sonuncusunu mahkeme iptal etti.
Acayip sorunlara gebe bir nesil yolda, zaman gösterecek.

Adalet desen kaos…
Uzamış mahkemeler, çelişkili kararlar, itibarını yitirmiş adalet
Hani özeli de yok ki, gidip daha kalitelisini bulasın.

Emniyet hallaç pamuğu gibi.
Polis ve savcılar elde bavul memleketi geziyorlar. 8000 polis bir akşam bir yerde sabah başka yerde. Çoluk çocuk perişanlar. Suçlular, suç örgütleri sevinç içinde, güvenlik ise karmaşa içinde…

Sağlıkta devrim var deniliyor. Doğrudur. Kolayca ulaşılan sağlık hizmeti tarihte olmadığı kadar “sonuca ulaşamaz” durumda.
Binlerce uzman devlet hastanelerinden ayrıldı, tek satır haber yok.
Reçete yazdırmak ise sağlık, sorun yok, geçmiş olsun.
Hele bir ciddi ameliyat veya tedavi gerekli olsun. Bak bakalım sağlık ne âlemde?

Basın, medya alanındaki sorunları anlatmaya gerek bile yok. Her şey göz önünde.
Son 10 yılda işsiz kalan, atılan, yer değiştiren, ceza alan medyayı araştır, ağzın açık kalır.

Üniversiteler desen sus pus… Öğrencileri çığlık çığlık adalet ve özgürlük isterken, öğretim üyelerinin derin sessizliğini tarih not ediyor.

Açılım, demokrasi dediler sevindik. Hoşgörü, fikir özgürlüğü dediler mest olduk.
Güney doğu açılırken, Gezi kapandı. Bir yerde molotof bile saygı ile karşılanırken, öte yanda karanfil sunan, kitap okuyan gençleri dövdüler.
Eline silah almayan gençler için ağza alınmayacak küfür ve hakaret edilirken, eli silahlılar vergi topluyor, yollarda trafik kontrolü yapıyor, uzun lafın kısası “başka bir devlet kuruluyor” devlet içinde…

Dış politika için ne desem kelimeler kifayetsiz.
Bak etrafına bir tek Gürcistan ile hoş sohbetin var.
“Komşularla sıfır sorun” derken, “komşuluk sıfır oldu”.
Dış politikamız, dış borcumuz kadar büyük ve korkutucu…

Eğitimi, adaleti, sağlığı, dış politikası, maliyesi, ziraatı son on yıldır alt üst edilen yasa, yönetmelik ve genelgeler ile darmadağın oldu.
Meclisten yasa çıkıyor, yarısını Danıştay birazını Anayasa Mahkemesi iptal ediyor.
Anayasa yamalı bohça, yasalar kevgir, genelgeler delik deşik. Artık ne çıkaran ne çıkardığını, ne uygulayacaklar ne olacağını tam bilemez haldeler…

Herkes gününü kurtarma derdinde.
Hele borç bitsin. Hele bir okul bitsin. Dur şu sınav geçsin.
Taksitler az kaldı. Bir mezun olayım. Şu askerlik bitsin.

Hayatın meşgalesi bitmez, bitmeyecek.
Babalarımızın bir gün gelmesini umduğu, bizlerin her gün gelmesini beklediğimiz;
“güzel günleri” sanırım bu gidişle çocuklarımız da bekleyecek.