Bursa Hakimiyet

Musul’u “IŞİD”iyor musun?

Stra-trajik derinlikten, öngörüsüz rezilliğe. Değerli yalnızlıktan, acınacak acizliğe…”
10 yıl kadar önce hatırla Süleymaniye konsolosluğumuz basılmıştı. Türk askerinin başına çuval geçirdiler.
Kükredik, kızdık, zıpladık. “Bu olamaz” dedik. Oldu be kardeşim.
“Komşularla sıfır sorun” dedik, komşular sıfırlandı, ilaç niyetine bir dostumuz kalmadı.
“Değerli yalnızlık” dediler.
Çözüm sürecine inandık. Barış adına Habur’da dağdakileri törenle karşıladık. İmralı eşbaşkan oldu. “Eyvallah” dedik. Yeter ki kan dökülmesin.
Görüşen “şerefsiz” dediler. Görüştüler. Olsun şerefli şerefsiz “görüşün” dedik. Bize başka, onlara başka konuşuyorlarmış. Yani çözüm de “çözülmeye” gidiyor.
Kardeş Suriye’ye sırtımızı döndük. Bir de komşumuzu sırtından bıçakladık. Komşumuzun ne kadar düşmanı varsa destekledik.
Döndü o teröristler Niğde’de, Hatay’da, Gaziantep’te, Musul’da bizi vurdu.
Mısır’la papaz olduk. Libya desen devlet yok. Lübnan’a gidemez durumdayız.
Elde bir tek Katar kaldı, o da bize ne “katarsa”…
Ortadoğu padişahı olacaktı, memleketinde sokağa çıkamaz oldu.
Çıksa da bin tane koruması var.
Polisin askerin koruyabildiği tek toprak parçası Taksim Gezi Parkı kaldı. Sınırlar elek olmuş. Bir milyon Suriyeli ülkede aleni geziyor.
Askeri garnizonun bayrağını indirip, alıyorlar. Ülkenin ana yolları 15 gündür işgal altında, kapatılmış. Bazı kentler özerklik ilan ediyor.
Ankara’da açıklama yapılıyor; “ büyük devletiz, bize komplo kuruluyor, yalan bunlar…”

Şam’da bayram namazı kılma hayali kuruluyordu.
Buyrun Musul’da dış politikanın cenaze namazına…
En uzun sınırımız olan Suriye’nin sınırımıza komşu olan bölgelerinde birkaç devlet kurulmuş, desteklediğimiz barbar yobazlar Irak’a girmiş, Musul’u, Tikrit’i işgal etmiş. Bağdat’a yürüyor.
Evde Twitter ve interneti izleyen benim bile haberim var. Dışişleri bakanlığının haberi yok.
Dışişleri bakanı “merak etmeyin sorun yok. Musul takibimizde, konsolosluğumuz güvende” açıklamasından 12 saat sonra ( yani bir gün bile geçmeden) konsolosluğumuz işgal ediliyor, polislerimiz dâhil herkes rehine…
Twitter’ı takip etse haberi olacak.
İstihbarat desen… Tövbe tövbe… Televizyon da mı izlemiyorlar?
Sonuç;
Ertesi gün ne olacağını dahi öngöremeyen Dışişleri Bakanı’nın yürütmeye çalıştığı Ortadoğu politikası fiyaskoyla sonuçlanmıştır.

 

Bir ezan kaldı, yola devam…

İnanılmaz olan ne varsa oluyor?
“Şehit Ölmez” diyorduk öldüler.
“Bayrak İnmez” derdik, indirdiler.
“Vatan Bölünmez” diyoruz, ha gayret bölüyorlar.
Geriye bir tek “Ezan Susmaz” kaldı.
Ne kadar değerimiz, kutsalımız varsa güdük olmuş, memleketimin yarısı hala alkışlıyor;
“Durmak yok, yola devam…”
Devam da nereye devam?

 

RUDEF ve Balkan Kültür Şöleni

Rumeli Dernekleri Federasyonu, RUDEF.
Nüfusunun yarısı Balkanlar’dan göçen bir kent olarak Bursa gibi bir kentin dünyada örneği yoktur. Balkanlar ile bağı olmayan yok gibidir bu kentte.
Doğrusu ben seviyorum Balkanları, Balkan kültürünü de… Balkan göçünün Bursa’ya zenginlik kattığını düşünüyorum. Balkanlar’daki binlerce yıllık kültürel ve tarihsel birikimin özetidir Bursa… Bu nedenle BALGÖÇ ve RUDEF gibi dernek ve federasyonlar sadece sivil toplum örgütü olmaktan daha çok şey ifade ederler.
Bu yapıları sadece bir hemşeri birlikteliği olarak görmek haksızlık olur. RUDEF ve BALGÖÇ Balkanlar da biriktirdikleri, Bursa’ya taşıdıkları anıların, hayallerin, tarihin, kültürün harman olup aynı ülkü etrafında duydukları heyecanın birlikteliği ve kardeşliğidir.
Balgöç’ü rahmetli Mümin Amca ( Gençoğlu) ile tanıyıp, Turhan Gençoğlu ile sahiplenmiştik.
Rudef’i de Şuayip Toprak ile tanıdım. Kent Konseyinde çalışma arkadaşım da oldu Şuayip Bey. Halim selim efendiliğinin ardında güçlü bir örgütleme kabiliyeti olan Şuayip Toprak’ın sahici ve samimi Balkan sevdasına, gönül bağına her zaman saygı duydum. Bana her zaman her çabasında, konuşmasında, nefes alırken bile Balkanlar için nefes alıyor, hissini verdi. Onun ve arkadaşlarının çabası ile gerçekleşen RUDEF’in ev sahipliği yaptığı ve geleneksel olarak yıllardır yaptıkları Balkan Kültür Şöleni yarın (Pazar günü) Uludağ Milli Park girişinde yapılacak.
Sanırım her yıl olduğu gibi yine aynı acıları, anıları, sevinçleri yaşayan insanların şöleni olacak.