Bursa Hakimiyet

Myanmar’a ulaşan devlet Hakkari’ye neden ulaşamıyor?

Aile ziyaretleri, bayram güzellikleri yaşayalım derken acı haber haber üstüne geliyor.
Arife gününe sancılı haberler ile girerken başbakan açıkladı; “memleketin her metrekaresine hakîmiz “
Ardından genelkurmay açıklaması geldi; “ Şemdinli operas- yonu tamamlandı. Bölge teröristlerden temizlendi.”
10 gündür bilgi alınamayan mesele kapandı.
Gönül huzuru ve devletin her metrekareye hakimiyet mesajları ile millet bayram tatili için yollara döküldü.
Ama terörist bu rahat durur mu?
Art arda geldi acı haberler...
Şemdinli’de BDP milletvekilleri ve 500 kişilik konvoy,
başbakanın her metrekareye hakîmiz dediği yollarda sarılıp bayramlaştı.
Ordunun bulamadığı teröristler gün ortası yol kesip trafik ve kimlik kontrolü yaptılar.
Darbeyi yapmak bir yana darbeye sempati (!) ile baktığı iddia edilen milletvekilleri hapishanede,
teröriste sarılıp yaptığı eylemler için kutlayanlar bayramlaşma telaşındalar.
Teröriste ve terörün sırtını sıvazlayana gösterilen hoşgörü, batıda en masum istekleri dile getiren gençlere, insanlara gösterilmiyor.
Artık bu ülkede belirgin bir doğu ve batı ayrımcılığı yaşanıyor.
Doğu’da isen, Kürt kökenliğim diyorsan; dilediğini söyleyebilir, emniyet güçlerine molotofkokteyli atabilir, istediğin bölücü bayrağı açabilir,
devlete her şekilde ve şiddette hakaret edebilirsin.
Birbirimizi kandırmayalım...
Gerçek bu..
(...)
Benim gibi ortalama Türk ve batı insanları, insana insan olarak bakarak, Kürt, Türk ayrımını aklına getirmedi.
Batının ortalama insanı ne etnik ne de dini ayrım ile meşgul değildir.
İşi gücü olan bu meşgul insanların sabırlarını zorlayan ve onlarda infial yaratmak isteyen bir ortam yaratılmak isteniyorsa,
Bilin ki başarmak üzeresiniz...
Asıl soru; sabır, hoşgörü ve akıl yolu doğru yoldur diye bekleyen bu insanlar;
“ yetti gari ... Biz de sizi istemiyoruz” derse ne olacak?
Kürtçülük adına bu şiddet ve kan ortamına destek verenler, ses çıkarmayanlar ;
 batı bölgeleri aynı İtalya ve İspanya Katalonya’da olduğu gibi
“biz de artık huzur ve istikrar için ayrılmak istiyoruz derlerse ne olacak ?”
İşte asıl sorun o zaman başlayacak.
(...)
Kutsal ramazan boyunca, Kadir gecesi dahil milletin burnundan getirmeyi başardınız.
Arife günü, bayram demeden kan döktünüz.
Anladık devlet her metrekarede hakim değil,
Anladık şiddetle bir milletin şuurunu uyandırma meselesinde yol aldınız.
Ama unutmayın, bu şiddet barışı ve kardeşçe bir arada yaşama kültürünü yeşertmez.
Bu hızla ve şiddetle devam ederseniz, iç savaş çıkaracaksınız.
Allah korusun...
Tırmanan bu şiddet ve kin ortamında, bu şiddeti öven ve destekleyenler;
Her metrekarede devleti göremeyebilirler ama
her metrekarede sessiz sakin sabırla bekleyen bu insanları görebilirler.
(...)
Yapmayın, bu kin ve şiddet ortamı çok kötü sonuçlara ulaşılabilir diyenler,
Ulusalcılık, faşistlik ve ayrımcılık ile suçlanıyor.
Bunları dile getirmek vatanseverliktir.
Vatanseverler ne yapmalı?
Sadece şehit cenazelerinde kalabalık mı yapmalılar?
“yapmayın, etmeyin, bu hainliktir” demeyecekler mi?
Bu ters psikoloji ile sessiz kalmaları, sabır ve hoşgörü göstermeleri bekleniyor.
Her gün bir başka eve ateş düşerken, biraz vicdanı olan, biraz vatansever olan insanların bile
“yeter artık “ diyeceği günlerdeyiz...
(...)
Bu satırları yazarken bir son dakika haberi daha geldi
“ 10 şehit daha “ ...
Yan masada oturan aileler de kendi arasında konuşuyor;
“ gene bildik açıklamaları yapacaklar, haftaya hepsi unutulacak.
Myanmar’a, Somali’ye ve dahi bilmem nerelerdeki insanlara ulaşan devlet
Şemdinli’ye Hakkari’ye neden ulaşamıyor?”