Bursa Hakimiyet

Ölüleri yarıştırmak…

Ölüleri yarıştırmak, bir cinayetin karşısına başka cinayeti koymaktır.
Milli bir hastalığımız bu.
Bizim ölülerimiz, sizin ölüleriniz…
Bu yarış sapkın bir ruh halinin maraza, vicdansız ve merhametsiz yansımasıdır.
Muktedirlerin, basının, kışkırtıcıların dozunu her gün artarak devam ettirdikleri bu öfke, nefret ve ayrıştırıcı iklimin kurbanı olmayın.
Çocuk ve genç ölümleri üzerinden hesaplaşma, ayrıştırma, ötekileştirme, safları sıklaştırma, galebe çalma çabaları bitsin artık.
Hayatını kaybeden Berkin de, polis memuru Ahmet Küçüktağ da, Burak Can da bizim… İsmail, Ethem, Medeni, Abdullah, Mehmet’ler, Aliler, molotof kurbanı Serap kızımız, Madımak kurbanları, Uludere’deki insanlar, Reyhanlı’da bombalananlar, Başbakan’ın mitingi için Muş’a göreve giderken trafik kazası geçirip ölen memurlar da, Afyon’da cephanelikte veya Güneydoğu’da şehit olanlar da bizim…
Mısır’daki Esma’ya da, Filistinli Cemal el Durre’ye de, Mavi Marmara şehitlerine de, Suriye’deki, Myanmar’daki, Sudan’daki çocuklara da aynı sahicilikle üzüldük, ağladık biz…
Vicdan süzgeci ölümü, evlat acısını süzebilir mi? Merhametli bir yürek bölünüp ölüleri seçebilir mi?
Evlat acısı diyorum, kızılca kıyamet diyorum. Tarifsizdir, isimsizdir evlat acısı… Üstüne söz söylenmez, ama falan, filan denmez. Başına gelmeden ne anlamak ne de bu acıyı hissetmek mümkün değildir.
Siyasetçi sussun artık. Bu zehirli, ayrıştırıcı öfke ve nefret yüklü konuşmalar sadece oyları artırmaz, kin ve çatışmayı da arttırır.
Bırak kardeşim, partinin sloganını, programını, liderlerin demeçlerini…
Kendi aklının, yüreğinin, vicdanının sesini dinle…
Bize ne oy oranlarından?
Huzur, barış, yüz yüze ba-kabildiğimiz arkadaş, komşular lazım bize…
Akşamları ailecek güle oynaya yemek masasında bir tas yemeği paylaşmaktan, sokakta parkta çocuklarımız ile el ele, sevinçle dolaşmaktan başka ne isteğimiz olur?
Bugün memleketin haline bakınca ne görüyorsun?
Huzur mu, istikrar mı?
Varsa yoksa borsa, döviz, cari açık, paralel örgüt, sülükler, kan içiciler, çapulcular, “onlar” , “ bunlar” ve dahi aklına gelen her türlü zehirli söz-ler…
Israrla unutturulmaya çalışan yolsuzluklar, rüşvetler, yalanlar ve bunları örtbas etmek gerekirse karpuz gibi halkı ikiye bölme çabası ile sandıktan çıkma derdi…
10 yıl önce söylese-lerdi, güler geçerdik. Ülke böylesine vicdan yarılmasına, tutulmasına tutulacak deselerdi inanmazdık.
Bu topraklarda çocuk ve genç ölümleri yarıştırılacak, ölümler kıyaslanacak, ölüler bile partili olacak deseler şaşardık…
Tebrikler Usta…
Başardın…

FUAR BUGÜN AÇILIYOR

TÜYAP 12.Bursa Kitap Fuarı bugün açılıyor.
15-23 Mart 2014 tarihleri arasında Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merke-zi’ndeki fuara, 280 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılıyor.
Dokuz gün süresince söyleşi, panel, şiir dinletisi, okuma saatleri ve çocuk etkinlikleri gibi 80 kültür etkinliği ve imza günlerinde 500 yazar okurlarıyla buluşacak. Yılmaz Özdil, Can Dündar, Doğan Hızlan, Gülten Dayıoğlu, Ercan Kesal, Mustafa Balbay, Canan Karatay, İlber Ortaylı, Enver Aysever, Yekta Kopan, İpek Ongun, Ataol Behramoğlu, Cemil Kavukçu, Aret Vartanyan ve Nasuh Mahruki etkinliklere katılacak yazarlar arasında.
(…)
Naçizane bugün ve yarın saat 12.00 – 18.00 arasında 2. Salon’daki EZGİ KİTABEVİ standında yeni kitabım 40 YAŞ KIZIMA MEKTUPLAR kitabımı imzalayacağım. Yolunuz düşerse, aklınıza da gelirse, o kalabalıkta vakit bulup uğrayabilirseniz, beklerim.