Bursa Hakimiyet

Propagandanın esasları

Her cephede propaganda savaşları sürüyor.        Moda deyim “Zamanlama manidar”.
Manidar değil oysa seçim öncesi işte…Son günlerde gördüklerimiz, yaşadıklarımız 1930’lu yılların Almanya’sını hatırlatıyor nedense…
Faşist Hitler Almanya’sında Dr. Goebbels, Hitler’in Propaganda Bakanı ve yalan makinesiydi.
O yıllarda kitleleri etkilemek için bazı öneriler belirledi. Bugün de geçerli olan tavsiyelerinden bazıları şunlardı:
- İnsanların beyin tembelliğine dayanarak hareket edin...
- Yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır.
- Bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, halk o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser.
- Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur.
- Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.
- Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.
- Asla kabahat ve suç üstlenmeyin.
-Kendinizi savunmak yerine karşınızdakileri sürekli savunmada bırakın.
-Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.
- Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak kolaydır.
Televizyonlarınızı ve gazetelerinizi açın, internetten hafızanıza yardım edin.
Haberleri ve demeçleri yukarıdaki esaslara göre bir daha düşünün.  Bakalım benzerlik bulabilecek misiniz?
Edebali yüzyıllar önce ne güzel söylemiş;
Cahil ile dost olma: İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez; üzülürsün.
Saygısızla dost olma: Usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez; üzülürsün.
Aç gözlü ile dost olma: İkram bilmez, kural bilmez, doymak bilmez; üzülürsün,
Görgüsüzle dost olma: Yol bilmez, yordam bilmez, kural bilmez; üzülürsün.
Kibirliyle dost olma: Hal bilmez, ahval bilmez, gönül bilmez; üzülürsün.
Ukalayla dost olma: Çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur; üzülürsün.
Namertle dost olma: Mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez; üzülürsün.
(Şeyh Edebali)