Karşıt fikirlerin uyumu ve kuşaklar
23 Aralık 2017 Cumartesi, 08:59

Toplumun gerçeklerini yazan yazarları, inanışları veya dünya görüşleri ne olursa olsun her zaman takdir etmişimdir. Çünkü bu yazarlar bin bir türlü eleştiriye, komünistliğe, faşistliğe, dinciliğe veya hainliğe yaftalanmış ömürlerini, hiçbir menfaat beklemeden topluma adamışlardır. Güçlü kalemleri sayesinde birçok yerde çalışma ve zengin olma imkanları varken bu kişiler, her şeyi göğüsleyip doğru bildikleri yoldan gitmişlerdir. Yeri gelmiş siyasileri eleştirmişler yeri geldiğinde de birbirlerine savaş açmışlardır. Peki, bu kalemler hep doğruyu mu söylemiştir? Tabii ki hayır. Ayrı fikirler çarpışmış ve olması gereken orta nokta insanlığın adeta gözüne sokulmuştur. Fikirleri hep zıddıyla bilinmiştir.

SABAHATTİN ALİ VE NİHAT ATSIZ

İkinci Dünya Savaşı zamanında Nazi Almanya'sının yaydığı faşizm furyasından Türkiye'nin de etkilendiğini söyleyen Sabahattin Ali karşısına Nihal Atsız'ı almış, düşüncelerini söylemekten geri durmamıştır. Tabii bu tutumunun arkasında Ali'nin eski hesapları da vardır... Ali, 'İçimizdeki Şeytan' kitabında kendine özgü bir tarzda Atsız'ı eleştirmiş, Atsız ise 'İçimizdeki Şeytanlar' isimli bildirisinde Ali'yi 'döneklik ve ihtiras sahibi' olmakla suçlamıştır. Sabahattin Ali'nin devlette memur olmak için düşüncelerini değiştirir gibi göstererek kaleme aldığı şiirinde milliyetçi söylemlerde bulunduğunu ama kendisinin komünist olduğunu yazmıştır. Ali'nin ömrü sürgünlerle Atsız'ın ömrü ise mücadele ile geçmiştir. Edebiyatımızın zenginleşmesine birçok katkılarda bulunan Ali ve Atsız iki önemli yazardır. O yılların fikir ayrılıklarını simgelemişlerdir.

1940'lı yıllarda başlayan ve tüm dünyaya yayılan bu gibi tartışmalar yıllar sonra kendisine sol-sağ olarak siyaset meydanında yer bulmuştur. İlk başlarda devletçi partiler daha sonra da ideolojik partiler devleti yönetmeye başlamıştır. İdeolojideki uçlar arttıkça da partiler arası bağ kopmuş yerini 'biz ve onlar' ayrımı almıştır. Siyasetteki bu ayrılık bir kez daha evrensel insani değerlerin ne kadar önemli olduğunu insanlara göstermiştir.

YOL GÖSTERİCİ YAZARLAR

Geçmişte bunlar olmuşken, günümüz dünyasında Y(14-33) ve Z(1-13) kuşakları bu sorunları kitaplardan okumak yerine bire bir yaşıyor, X(34-48) kuşağının bazı temsilcileri ise bu yaşananlara karşı fikir üreterek toplumlara katkıda bulunmayı amaçlıyor. Tüm dünyada kendini gösteren savaş ve çatışma ortamı X kuşağının aklı başında temsilcilerinin fikirleriyle ve yol göstericiliğiyle, bu ortamlardan doğan sıkıntı ve stresin sürekli hale gelmemesi ise, Y ve Z kuşağının yaşadıklarından ders alması ve bir daha bu sorunları tekrarlamamasından geçiyor. Bu derslerin günümüz yazarları tarafından yazılması ise bu çabayı destekleyecek ve başarıya ulaşmasını sağlayacak güzel bir araç olabilir. Biliyoruz ki dönemin şartlarını en iyi yazılı eserler yansıtır ve geleceğe miras bırakırlar.

Günümüz yazarlarının da Türkiye'nin ve dünyanın şu anki olumlu ve olumsuz durumlarına eserlerinde yer vererek, geleceğe bir ipucu bırakmaları dileğiyle...