Erdal ABİ

Erdal ABİ

erdalozdur@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Eczane gibi ürün: Zeytin
16 Aralık 2018 Pazar, 08:05

Mutlu pazarlar değerli okurlarım;
Meyvesi ve yaprağı ile her alanda insan sağlığına çok katkısı olan ve bu nedenle çoğu çevrede 'eczane gibi ürün' diye adlandırılan zeytindir.
İznik'in Çamdibi köyü sakinlerinden bu konuda gelen mail'i 'özetleyerek' paylaşıyor ve sağlıklı günler diliyorum:

"Şimdi zeytin zamanı.. Yıl boyu beklenen hasat vakti geldi, kollar sıvandı, zeytin bahçelerinin yolu tutuldu. Yaygılar serildi zeytin diplerine.. Dallara merdivenler dayandı. Elde eldivenler özenle, sabırla toplanıyor şimdi zeytinler. Şimdi aylardan zeytin, haftalardan zeytin, günlerden zeytin.
Zeytin demek sağlık demek. Yüzyıllardır var olan emek demek, zeytinyağı demek. Tarihle harmanlanmış bir zeytin kültürü buradaki. İznik'in tarihi kadar eskidir zeytin ve zeytincilik. Burası İznik'in 'Çamdibi köyü'.
Evet aylardan zeytin. Bizim için de öyle. Bir yandan zeytin topluyoruz, bir yandan en iri zeytinlerimizi havuza atıyoruz, bir yandan geleneksel selelerimizi aktarıyoruz, bir yandan % 100 tuzsuz zeytinlerimizi hazırlıyor ve bir yandan da yağlarımızı sıkıyoruz.
Erken hasat soğuk sıkım'la başladık önce. Zeytinler henüz yemyeşilken ilk işimiz -erken- hasat yapıp -soğuk sıkmak- oldu. Dünya kadar zeytinden çok çok az çıkan ama bir o kadar lezzetli ve yoğun aromalı, yeşil zeytinin rengini tümüyle yansıtan erken hasat soğuk sıkım zeytinyağımız.
Natürel sızma zeytinyağımız ise çok yakında sıkılacak. Zeytin olarak da çok çeşidimiz yok bizim. Az, öz, yapabildiğimizce, koruyabildiğimizce...
8 aylık fermentasyon sonucu listemize katılan kendisi iri çekirdeği küçük İznik irisi siyah zeytinimiz, tuzsuz diyeti olanlar ve tuzsuz sevenler için % 100 tuzsuz sele zeytinimiz, henüz tatlanmakta olan bir kat zeytin, bir kat tuz şeklinde yapılan eski usul gerçek sele zeytinimiz. Hepsi bu. Evet; burası İznik'in Çamdibi köyü. Köyümüze bekliyoruz.."

BOZA VAR BOZAAA

EKŞİ DE VAR TATLI DAAA!..

Soğuk kış günleri geldi. Yakın geçmişte, gece karanlıklarında elinde güğümlerle 'boza vaaar bozaaa.. Ekşi de var tatlı da.." diye bağıran satıcılar da olurdu..
Artık marketlerde de var.
Peki boza alırken nelere dikkat etmek gerek?
Boza öncelikle taze, yoğun kıvamlı ve beyaza yakın sarımsı renkte olmalı. Açık boza mayalı olduğu için saklama ve tüketim süresi 4-5 gün.
Boza mısır, darı, buğday, su ve şekerle hazırlanan fermente bir ürün.
Boza bağışıklığı güçlendirir, direnci artırır, hastalığa karşı koruma kalkanıdır.
Enerji ve besin değeri oldukça yüksek. Bir bardak boza yaklaşık 428 kcal enerji içeriyor. Mide yanmasını önleyip, bağırsak fonksiyonlarını düzenliyor, hazmı kolaylaştırıyor. B grubu vitaminler, A ve E vitaminleri, kalsiyum, demir, fosfor mineralleri bakımından da çok zengin. Afiyet olsun...

KONFÜÇYÜS'TEN GÜZEL SÖZLER

Akıllı insan kimseyle yarışmaz, böylece kimse onunla yarışamaz."
"Güzel yeteneklerin dahi olsa, kibirli ve cimriysen, diğer özelliklerine göz atmaya bile değmez."
"Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşmaz."
"Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir."
(Konfüçyüs'ten derleyen
Güler Kaya'ya teşekkürler)

PAZAR NEŞESİ

'TRAFİK KAZASI': "Trafik kazası sonu-cunda bir bacağını kaybeden yaya, kazaya
neden olan şoför aleyhine 50 milyar liralık tazminat davası açar.. Şoför kazazedeye 'beni trilyoner mi sandın kardeşim. Biraz insaf' der... Adam sinirlenip şoföre cevap verir.. 'İyi de kardeşim, sen de beni kırkayak mı sandın yoksa?.."(Teşekkürler Kerim Can ORDULU)

YENİ ÇIKAN BİR KİTAP

'PARİS'TEN ÇİÇEKLERLE': Çok satan yazarlardan Sarah Jio'nun yeni romanı 'Paris'ten Çiçeklerle' Pena Yayınları tarafından kitapçı raflarında yerini aldı.
Eserlerinde aşkın ve iyiliğin her zaman kazanacağına inanan Sarah Jio, "Paris'e aşk mektubum!" diye bahsettiği 'Paris'ten Çiçeklerle' isimli romanında; 1940'lı yılların savaşla yıpranmış Parisi'nde gönül yaralarını ele alırken günümüzde ise direnmeyi, affetmeyi ve sevmeyi anlatıyor.

ADAY ÖĞRETMENLERE YENİ BİR DERS

Son zamanlarda bazı okullarda yaşanan saldırganlık ve şiddet olaylarının giderek artması üzerine, eğitimciler harekete geçti.
Uludağ Üniversitesi öğretmen yetiştiren Eğitim Fakültesi'nde 'Okullarda Şiddet ve Zorbalığın Önlenmesi' adlı ders açtı ve içeriği de kitaplaştırılıp kaynak kitaplar arasında yer aldı.
Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rüçhan Uz'un önerisiyle açılan derste öğretmen adayları okullarda sorunların şiddete ve zorbalığa başvurmadan nasıl çözülebileceğini öğreniyor.
Doç. Dr. Uz, dünya ve Türkiye'de hayatın her alanında şiddetin giderek arttığını, çocukları ve gençleri geleceğe hazırlama görevini üstlenen okulların da bundan nasibini aldığını, bir eğitimci olarak bu gidişattan büyük kaygı duyduğunu söylüyor ve okullarda şiddeti önlemede en önemli görevin öğretmenlere düştüğünü belirtiyor.
Çok yerinde bir çalışma ve gerekli bir ders. Teşekkürler Sayın Hocam.