Erdal ABİ

Erdal ABİ

erdalozdur@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Kemancı Kız' garip ve hüzün içinde!..
10 Haziran 2018 Pazar, 08:02

Mutlu pazarlar sevgili okurlar;
Emekli müzik öğretmenimiz Sayın Suna Gölcüklü'den gelen bir ileti ve fotoğrafları çok ilginç buldum.
Ve ilginç olduğu kadar da fotoğraflardan biri oldukça üzücü. Aynı konuya başka bir okurum da değinmişti. Bu kez fotoğrafıyla paylaşıyorum.
Diğeri ise güzel bir öneri.
Değerli öğretmenimiz Sayın Gölcüklü'nün yakınma ve öneri içeren mail'i aynen şöyle:
"Geçen sene eşimin işleri nedeniyle Bursa'ya yerleştik. Zaman zaman eşim gazetenizi eve getirince okuma fırsatı buluyorum.
Özellikle pazar günkü sayfalarınızda sanat konularına ağırlık veriyorsunuz. Sizi kutlarım.
Değinmek istediğim konuyu daha önce başka bir okurunuz da göndeme getirmişti. Görüntüsüz olarak yayınladığınız bu yazı üzerine hafta içinde Cumhuriyet Caddesi'nden geçerken gidip bizzat 'Kemancı Kız' heykelini izledim.
Emin olunuz gerçekten çok üzüldüm. Buraya konulan 'Kemancı Kız' heykelinde bulunan keman maalesef yerinden kopartılmış.
Şimdi kemancı kızımız öyle garip, hüzünlü bir şekilde duruyor ki, anlatabilmem olanak dışı..
Kim kopartır bu kemanı yerinden, neden, niçin, bundan ne zevk alırlar?.
Ayıp, günah değil mi?. O kadar emek verilmiş, masraf yapılmış ve o caddeye güzellikler kazandırsın diye konulmuş. Ama şimdi garip bir manzaranın kahramanı.
Sanata karşı olan bu olumsuz davranışlar toplumumuza hiç yakışıyor mu?.
Büyük Atatürk'ümüzün güzel bir sözü var. 'Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş sayılır..'
Bu sözü hatırlatmakta yarar görüyorum.
Size yazarken bir de öneride bulunmak istiyorum.
Yıktırılan Atatürk Stadyumu'nun karşısında, Muradiye'ye çıkan merdiven basamaklarının ele alınmasına işaret ederken önerim, bu merdivenlerin piyano klavyesi formatında siyah beyaz renklerde boyanırsa müthiş bir albenisi olur.
Çünkü eski stat yıkılınca burası güzel bir park oldu. Çeşitli sanatsal gösteriler yapılabilir. Tüm karşısında da piyano tuşları görüntüsü içeren merdivenler bir sanat kenti olan ve tanınmış pek çok sanatçı yetiştiren güzel Bursa'ya inanın çok yakışır.
Çok sevgilerimle.." Suna GÖLCÜKLÜ / Emekli Müzik Öğrt.

Opera, bale, konser izleyicileri artıyor

Sevindirici bir sanat haberi.
Opera, bale, orkestra, koro ve topluluklarının izlenme sayılarında artma var.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından derlenen bilgilere göre opera ve bale izleyici sayısı 2016-2017 döneminde, bir önceki döneme oranla yüzde 3,1 artarken, bu sayının 281 bin 69'a yükseldiği görüldü.
Buna karşın, 2013, 2014 ve 2015 yılları ile kıyasladığında sayının oldukça düştüğü belirlendi.
2017 yılında opera ve balelerde görev yapan sanatçı sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 2,2 artarken, misafir sanatçılar dahil 2 bin 498 sanatçının görev aldığı saptandı.
Bu sayının da yüzde 44,7'sinin kadınlardan oluştuğu kaydedildi.

Güzel sözler

"Ömür bir masal gibidir, ne kadar uzun olduğu değil, ne kadar güzel yaşandığı önemlidir."
"Acı seni daha güçlü yapar.. Korku daha cesur, kırık bir kalp ise; seni daha akıllı yapar."
"Yüzümüz ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır."
"Pahalı parfümleri bir kenara bırakın insan güven kokmalı."
"Kar taneleri ne güzel anlatır, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu."
"Ertelemek yaşamın mayasını kaçırır. Kızdıysan bağır, sevindiysen söyle, özlediysen arkasından koş."
"Aynı dili değil,aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir."
Derleyen Ufuk ALGÜL'e teşekkürler

Yeni çıkan bir kitap

'İSLAM SANATINDA GEOMETRİK SÜSLEME:- Prof. Dr. Yavuz Demiriz İslam sanatında bezeme sanatında kullanılan geometrik motiflerle ilgili katalog çalışması olan 'İslam sanatında Geometrik Süsleme' isimli eserini Hayalpereset Yayınevi aracılığı ile okurlarına sunuyor.
Eser, son derece özenle hazırlanmış bir yapıt.

Pazar neşesi

ÇÖMLEK HESABI:- Nasrettin Hoca, ramazan günlerini hesaplamak için bir çömleğin içine her gün bir taş atar. Bir avuç taş dolar çömleğin içine.
Ama Hoca'nın yaramaz oğlu, babası görmeden şaka olsun diye çömleğin içine devamlı taş atmaya devam eder.
Bir süre sonra arkadaşları 'bugün ramazanın kaçı acaba?' diye Hoca'ya sorarlar. 'Şimdi eve gider öğrenirim. Biraz sabredin' der Hoca ve evinin yolunu tutar.
Çömleği boşaltır; bir sayar, iki sayar. Taşların yüzyirmi tane olduğunu görür. Şaşkınlıkla döner arkadaşlarının yanına ve 'arkadaşlar, bugün ramazanın kırk beşi' der.
Hoca'nın bu cevabına gülüşürler arkadaşları. Aralarından biri:
'Aman Hocam, bir ay otuz gün. Hiç ramazanın kırkbeşi olur mu?' diye itiraz ederler.
Hoca, biraz şaşkınlık biraz da kızgın bir ifadeyle:
"Ben size yine insaflı davrandım. Benim çömlek hesabına bakacak olursak; bugün ramazanın yüz yirmisi' der.
Teşekkürler Hüsnü PINAR