Bursa Hakimiyet

Ağaçlar ve yeşillikler yok olmasın!..

Mutlu pazarlar değerli okurlar.
 Güzel kentimiz yeşiliyle ünlü.. Ama yeşil yavaş yavaş tarihe mi karışacak  üzüntüleri içindeyiz. Yeşil Bursa sevdalıları adına okurum İhsan Orak’ın gönderdiği kısacık bir yakınma ve gönderdiği fotoğraflardan birini paylaşıyorum:

“Nilüfer ilçesi Ata Caddesi sakiniyiz. Bilindiği gibi bölgemizin sosyal donatı alanları, yürüyüş yolları, parkları oldukça tatmin edici. 
Bir haftadır Ata Bulvarı’nın Mudanya gidiş yönünde hummalı, hızlı bir çalışma var. Önce bu çalışmayı, yol genişletmesi sandık.. Sonra üç şeritli ana yolun kenarına yürüyüş yolu gibi bir şey yaptıklarını gördük.  Büyük olasılıkla Büyükşehir Bld.’nin bir çalışması bu..



Bld.nin hizmet getirmesine asla karşı değilim. Fakat hizmetin bir amacı ve talep edeni olması gerek. Bizler yoldan geçen araçların egzoz gürültüsü ve emisyonuna çare olması için yol kenarlarına bodur ağaçlar dikilmesini talep etmiştik.
 Büyükşehir bunu sanırım yanlış anlamış, mevcut yeşilliği ve ağaçları, yaralayarak yok etme çabasına girmiş. Bu işleri denetleyen birim yok mu? Nasıl göz yumuyoruz ağaç köklerini ve gövdelerini parçalamaya. Ağaç diplerine mıcır ve beton dökülür mü?
 Betona doyduk artık. Bu yeşilliğe ve ağaçlara lütfen kıymayın..
    Yetkililere soruyor ve mantıklı bir yanıt bekliyorum. Bu yolu kim istedi? Çevre sakinlerinin talebi için mi yapıyorsunuz?
Yoksa müteahhitlere iş çıksın diye mi uğraşılıyor?.” - İhsan ORAK

Yeni çıkan bir kitap

‘ZOR İSİMLİ ÇOCUKLAR’:

- Yazar Serhat Güney, Almanya’nın işçi göçü tarihinin en talihsiz kuşağını ‘Zor İsimli Çocuklar’ ismini verdiği kitabında akıcı bir dille yansıtıyor. Geçmişleri, yaşam tarzları ve kaygıları birbirinden farklı olsa da gurbet algısı ile bir arada yaşayan insanların hikayeleri var kitapta..
Eser; İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları arasında okurlarıyla buluşuyor.    

Pazar neşesi

FAL:
- “Temel akşam eve yorgun argın gelmiş. Karısını ağlar bulmuş. Merakla sormuş:
“Ne oldi Fadumem, niye ağlaysun?”
Karısı ‘falcıya gittim. 50 liraya fal baktırdım. Bana artık senin beni sevmediğini söyledi!.’
‘Buna ne gerek vardı’ demiş Temel ve eklemiş: ‘Bana sorsaydın pedavaya söylerdum bunu..”
(Teşekkürler Tekin FENERCİ) 

Dursun’un saatleri   

Geçen 25 Ekim’de dünya genelinde saatler geri alınmıştı. Ama ülkemizdeki seçimler nedeniyle uygulama 8 Kasım’a, yani bugüne erteledi. Aman saatlerinizi bu gece yatarken ayarlamayı sakın unutmayın.
 Bu konuda işte size ilginç bir fıkra:    
Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel’e gitmiş. ‘Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için geri getirdik. Bunları alacaksun ha!.’
Temel kendinden emin şekilde ‘Öyle yağma yok. Ben de duydum ama sadece 1 saat geri alınacakmış. 1 tanesini alırım, diğerlerini almam.”

Güzel sözler

“Kar taneleri ne güzel anlatıyor, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu..” 
 “Ertelemek yaşamın mayasını kaçırır. Kızdıysan bağır, sevindiysen söyle, özlediysen arkasından koş.” 
 “Aynı dili değil,aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.” 
(Teşekkürler  Ayşegül GÜVEN)