Bursa Hakimiyet

Anneler erkek çocuğunuz varsa çok dikkat edin!

Çocuk hastalıkları uzmanı ve yurt dışındaki çeşitli yarışlarda ülke-mizi başarıyla temsil edip şampi-yonluklar kazanan milli atletlerimizden Sn.Dr. Murat Kaçar’ın eşi Perinaz Kaçar uzmanlarca kaleme alınan güzel bir yazıyı internet sayfasında paylaşmış. Minik ama önemli öneriler var. Erkek çocuk sahibi anneler için paylaşıyorum:

“1:- Oğlunuzu aşırı koruyup kollamayın, oğlunuzu üç yaş sonrası koynunuzda sakın yatırmayın. Bu oğlunuzun cesaret ve güven duygusunu zamanla yok edecektir.
2-: Oğullarınıza sırtınızı dayamamaya bakın.. Oğlunuzu ‘benim tek dayanağım, o benim yaşama sebebim, her şeyim’ gibi sözler söylemeyin. Bu çocuğunuza aşırı şekilde yük yükler ve bir zaman sonra oğlunuz yetersizlik duygularına gömülür kalır.
3-: ‘Ben senin mutluluğun için yıllardan beri bu kadar çok çabalıyorsam sen de mutlu olmak zorundasın’ gibi sözlerinizle oğlunuz üzerinde sakın baskı oluşturmayın.
4-: Oğlunuzla asla bir koalisyon yaparak, eşinizi karşı tarafa atmayın. Unutmayın oğlunuzu babasından uzaklaştırmış olmakla onun hayatı yönetme konusunda modelini tamamen yok edersiniz.
5-: Oğullarınızın asla hizmetkarı gibi olmayın ve kesinlikle bu şekilde davranmayın. Ayrıca onun her istediğini de yapmayın ki kadınları bir hizmetkar olarak görmesinler. Oğlunuzu kendi işini kendisinin yapması için teşvik edin ve uygun bir lisanla yönlendirin.”

Cumartesi neşesi

Temel ve Dursun paraşüt kursuna yazılmış.
Öğretmen ‘deneme atlayışı yapacağız. Paraşüt açılmazsa telaşlanmayın. Hemen ikinci paraşütü deneyin’ diye uyarmış. 
Herkes kuleden atlarken Temel birinci paraşütü çekmiş açılmamış ve Dursun’a:
“Ula Tursun paraşüt açilmiy!” diye bağırmış..
Dursun ‘yedek paraşütün ipini çek’ diye uyarmış. 
Temel hemen denemiş ama o da açılmamış. Dursun’a korkuyla yine bağırmış:
“Yedek te açilmiy, yere çakilip öleceğum la Dursun!’. 
Dursun Temel’e seslenmiş:
“Korkma be Temel bu sadece deneme atlayışudur!.”
(Teşekkürler Cengiz BULGURCU)

Yeni çıkan kitaplar

HÜZÜNLENME GÖNÜL:- Bursalı tanınmış hekimlerimizden, şair ve güfte yazarı Dr. Galip Uzunca 16.şiir kitabını da yayınladı.
‘Hüzünlenme Gönül’ adını verdiği kitabını 2007 yılında kaybettiği merhum eşi Nimet Uzunca adına yayınlayan sanatçı Dr.Uzunca bu kitabında yaşamından kesitleri, anılarını ve eşine olan derin sevgisini özenli mısralarıyla dile getiriyor.

Bursa Verem Savaş Dispanseri’nde uzun yıllar başarılı çalışmalar yapan Uzunca, 1985 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldıktan sonra edebiyata ağırlık veren çalışmalar yapıyor.
Hüzünlenme Gönül’ü baştan sona dikkatle inceledim. Her şiirin ayrı bir tadı var.
En beğendiğim şiir ise 62.sayfada yer alan ve buram buram nostalji kokan ‘Üç renkli güller’..
Tebrikler Dr. Uzunca..

Beyaz Kelebek 
Ülkü ve ‘Gurbet’


Beyaz Kelebekler müzik topluluğunun unutulmaz solisti Ülkü Sarpkan’dan köşemize gönderilen sevimli bir yazı:

“Güzel yurdumun en güzel şehirlerinden biri olan Bursa, gurbettir benim için. Kırk yıl önce gelin geldim bu güzel şehre.
Bursa dünyanın en muhteşem şehirlerinden biri. Gözüm hiçbir şey görmemişti İstanbul’u bile. Dile kolay tam kırk yıl geçmiş aradan... 
O büyük aşkımı burada yaşadım. Çocuklarımı burada dünyaya getirdim. Güzel dostlarımı Bursa’da tanıdım..
Ama gelin görün ki gurbet benim için burası. 
Annem kardeşlerim akrabalarım ve çocuklarım hepsi İstanbul’da. Neylersiniz ki evim burada. 
Yani kendim gurbet elde, gönlüm sılada.. Varın bir çare bulun bana.
‘Evini sat İstanbul’da al’ diyorlar. Kıyamıyorum evime. Çünkü çok seviyorum. 
Allah kimseyi ayırmasın evceğizinden. İki saat oldu Bursa’ya geleli. Yine bir gariplik çöktü içime. Penceremi açtım ve ‘dostlarım hepiniz benimleydiniz her zaman benimlesiniz’ diye bağırmak geldi içimden. Ve mutluluk kapladı her yanımı. Evim sıcacık oldu birden.. İyi ki varsınız çok yaşayın dostlarım.. 
Hepinize gönül dolusu sevgilerimi iletiyor hasretle kucaklıyorum. 
Yarınlarınız apaydınlık olsun değerli dostlarım benim.. Sizleri çok ama çok seviyorum...”
Ülkü SARPKAN



Güzel sözler

* - “Eğer suyun kaynağı senin kendi ruhundan fışkırmazsa susuzluğunu dindiremezsin.” - Johann Wolfgang von Goethe

* - “Sık ve çok gülmek, zeki insanların saygısını, çocukların sevgisini ve şefkatini kazanmak.. Dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek. Güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki en iyiyi bulabilmek; sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi duruma getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek.. Bir tek yaşamın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. İşte başarmış olmak budur.” - Ralph Waldo Emerson
(Teşekkürler Ecz. Güzin UNGAN/ Bodrum-Gümüşlük)

Kavurmacı 
için vefa


Geçen çarşamba Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi’nde kentimizin aydınlık din adamlarından Mustafa Kavurmacı için bir vefa günü düzenlendi.
Kavurmacı, hazırlanan bir belgesel ve hakkındaki çeşitli yazıların ve kitapların da sergilendiği vefa gününde dualarla anıldı.