Bursa Hakimiyet

Aşçı Fettah, kasap Ferhan ve Tahtakale

Tarihi Tahtakale Pazarı’nda manavların önündeki yollarda ters çevrilip sıralanmış sebze meyve sandıkları, üzerlerinde beyaz kağıtlar. Her iki tarafında yine ters dönmüş sebze meyve sandıkları.
Bursa güzel bir yaz mevsimini yaşıyor. Tarihi çarşının yıllara meydan okuyan  ağaçlarındaki çınar yaprakları gelenlere hafif rüzgarla adeta eğilip hoş geldiniz diyor.
Konuklar sıralı sebze-meyve sandıkları üzerine oturuyor. Önlerinde beyaz kağıtlı sandık masalar. Güzel bir ramazan gecesi yaşıyor Bursa.
Tarihi çarşıda esnaf elbirliğiyle iftar daveti veriyor. Eşe, dosta, çarşıdan vazgeçemez ve devamlı müşterilere, belediyelere, çevre işyerlerine haberler salınmış, herkes davetli.
Eski bir çınarın altında kazanlar kaynıyor. Bembeyaz önlüğünü giymiş, kuru fasulyesi, köftesi, pilavı, böreği ve helvasıyla ünlenen çarşının simge ismi aşçı Abdülfettah Şenay kazanların başında.
Dostlarının ‘Fettah Ustası’sı, çarşıda babası merhum Hacı İlyas Efendi’nin tarihi lokantasını aynı titizlikle devam ettiriyor. Namı İstanbul’a uzamış. Bazı ünlü işadamları kışın Bursa’ya gelip dağa çıkmadan buraya uğrayıp böreğini, helvasını yemeden yollara düşmüyor.
İftar saatine beş var. Ters çevrili sandık masaların çevresi doluyor. İşadamları, belediye başkanları, çeşitli dairelerin müdürleri, memurlar, bazı Adliye mensupları, işçiler, pazaryerinin vazgeçilmesi yorgun hamallar, polisler, çarşı civarındaki hanlarda yatıp kalkan garibanlar vs. yüzlerce insan yanyana, omuz omuza, hiçbir ayırım, makam farkı, protokol gözetmeden bir arada tatlı bir sohbet içinde.
Aşçı Fettah Usta resmen alarmda. Ekibiyle servise başlıyor. Nefis çorbalar, etli yemekler, pilavlar, buz gibi ayranlar hemen şipşak; eksiksiz bir şekilde dağıtılıyor yüzlerce konuğa..
Ve Tophane’den bir gümbürtü; iftar topu patlıyor!.
Aynı anda Ulucami minarelerinden yankılanıp gökyüzüne yükselen kutsal ezan sesi..
Konuklar birbirlerine ‘Allah kabul etsin’ dilekleriyle oruçlarını hurma ile açıyor.
Sonra şıkır şıkır kaşık çatal sesleri..
Bu iftar Tahtakale esnafının el ele hazırladığı bir davet.
Etler, çarşının unutulmaz ismi Kasap Ferhan’dan, sebzesi, meyvesi Tahtakale manavlarından, yağı, tuzu, unu, şekeri çarşı bakkallarından ortak bir katkı. Ve malzemleri nefis yemeklere dönüştüren de ünlü aşçı Abdüllfettah Şenay..
Yemekten sonra bu kez masalara yağlı kağıtlar seriliyor. Fıstıklı nefis irmik helvası ikramı başlıyor. Yağlı kağıtlar üzerine bırakılan birer kepçe helva ağızlar tatlanıyor.
Ardından çay ocağı ikramlarında nefis tavşan kanları!. Buz gibi maden suları, mis kokulu kahveler çay ocağının sahibinden.
Ve ahenk içinde bitmeyen sohbet. Eski anılarda yine eski güzel Bursa.. Ki Ulucami minarelerinden yankılanan teravi namazı çağrısına kadar bitip tükenmiyor.
Konuklar Fettah Usta’ya, Kasap Ferhan’a ve çarşı esnafına teşekkür edip bereket diliyor.
...
Bugüne kadar en lüks otel restoranlarından, en ünlü lokantalara kadar çeşitli yerlerde pek çok iftar davetine katıldım. Bunların arasında içtenlikle çağrıldığım,  gönülleri zengin gariban sofraları da oldu, eski Santral Garaj’da belediye organizasyonu ile işadamlarının verdiği iftarlar da.
Hepsinden mutlu ayrıldım. Allah kabul etsin. Ama tarihi Tahtakale’deki iftarın çok farklı bir güzelliği vardı.
Unutamıyorum.
Sanırım bu iftarlar da tarih oldu Tahtakale’de.
Çünkü Fettah Usta ve Kasap Ferhan yok artık orada. Ticari zorunluluklar yüzünden Tahtakale’ye veda ettiler. Ferhan Ataevler’de dükkan açtı. Rahatsızmış. Şifalar diliyorum..
Fettah Usta da İzmir yolu Anadolu Hastanesi yanı Opec İstasyonu içindeki minik lokantasında lezzetlere devam ediyor. Ama Tahtakale sevdalıları onları hiç unutamayacak..

 

Ramazan fıkraları 

ANLADIK BAŞLAMIŞ:- Ramazan’da hilal görülmeyince oruç olmayacağını bilen tiryaki, hilali görmemek için evinin pencerelerini kapayıp perdeleri sımsıkı örter, gece mahalle kahvesine giderken de başını öne eğermiş. Nasılsa bir su birikintisi içinde hilalin aksini görünce ürkerek şöyle demiş:
“Hey mübarek! Gözüme mi gireceksin, anladık işte ramazan başlamış!..”

*******

ORUÇ:- Adama “kaç gün oruç tuttun” diye sormuşlar?. “Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim” demiş.
Aynı soru, orada bulunan Bektaşi’ye sorulunca, hiç istifini bozmadan yanıtlamış:
“Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!”
(Teşekkürler Hasan GÜRBÜZ)

 

BESTE:

“İlk bestemi gökkuşağına
Sonrakileri sana yaptım..
Gelmediğin günlerin adını özlem
Ayrı geçenlerin yalnızlık koydum”
(Teşekkürler Ali ÖZTÜRK)

Şair’ce

BURSA VE AŞK:
“Bir Bursa sabahında sevebilirdim seni
Bursa bıçaklarından keskin aşkımız
Yeşil’in pembe bahçelerinde..”
(Teşekkürler Yaşar Faruk İNAL)

Güzel sözler

“Ey yiğit, yazgıya bulma bahane
Kendi suçunu başkasına yükleme,
Dön etrafında kendinin..
Kendinindir;
Gölgenden değil çektiklerin” - Hz. MEVLANA
(Teşekkürler EROL GÜRÇAY)