Bursa Hakimiyet

Bir ödül ve bir teşekkür...

Mutlu pazarlar sevgili okurlarım.
Kişisel başarılarımdan söz etmeyi sevmem. Ama bu kez farklı.. Çünkü Kükürtlü Ticaret ve Sanayi Odası Okulu'nun başarılı öğrencileri yazılarımı okuyup, değerlendirerek ödüle değer bulmuşlar.
Ve geçen pazartesi okul konferans salonundaki bir törende büyük bir mutluluk yaşattılar bana. Onurlandırdılar.
Öğrencilere ve onlara bu oylama olanağını sağlayan yöneticilerine çok teşekkürler.
Evet, yapılan bir oylamada yüzde 70 oranıyla 'Bursa'da yılın en başarılı köşe yazarı' seçmişler beni. Bunu bir plaketle de belgelediler.
Ekmeğini kalemiyle kazanan bir gazeteci için bundan daha büyük bir mutluluk olur mu?.
Kalabalık bir konuk topluluğunun bulunduğu ödül töreninde ayrıca öğrenciler ve veliler 'Topluma Hizmet Projesi' çerçevesinde temin ettikleri beş akülü engelli arabasını da çeşitli okullarda okuyan engelli kardeşlerine teslim ettiler. Engelli öğrencilerin mutluluğu ve gözlerindeki ışıltıları burada anlatamam.
Okul Müdürü Ali Bingöl ve öğretmen Muzaffer Arslan ile diğer tüm yöneticiler ve öğrencilere tekrar teşekkür ediyorum.
Benim için gerçekten çok değerli bir ödül bu. Sundukları başarı plaketi bugüne dek meslek yaşamımda aldığım diğer pek çok ödülün arasında çok farklı bir yer alıyor.
Çünkü benim yazılarımı değerlendiren, oylayan kişilerin tümü de öğrenci. Gencecik, pırıl pırıl ve geleceğimizi onlara teslim edeceğimiz insanlar.
Sağ olsunlar, var olsunlar.
Gönlünüzce bir hafta sonu tatili dilerim efendim.

Gelmez gelmez
Gösterdim! Gördü anlamına gelmez.
Söyledim! Duydu anlamına gelmez.
Duydu! Doğru anladı anlamına gelmez.
Anladı! Hak verdi anlamına gelmez.
Hak verdi! İnandı anlamına gelmez.
İnandı!.. Uyguladı anlamına gelmez.
Uyguladı!. Sürdürecek anlamına gelmez."
(Teşekkürler Ecz.Ertan NEŞE)


"İlk öğretmen bir annedir!"
"İnsan evladı okul çağına gelinceye dek annesi ona her şeyi öğretme çabasındadır. Yani eğitim evde başlar, okulda devam eder, toplumda perçinlenir.
Fakat evdeki eğitim yeterince olamıyor. Okullardaki eğitim de topluma tam yansıyamıyor..
Bu yüzden duyarsızlaşıyoruz. Sosyal yaşamda olumsuzluklar karşısında nemelazımcılık ağır basıyor. Hep kendimizi düşünüp bencil oluyoruz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyoruz. Paylaşma ve yardımlaşmaya hiç yanaşmıyoruz.
Karşılıklı ilgi çok az.
Böyle olunca yaşam çekilmez boyutlar kazanıyor. Kimsenin yüzü gülmez gibi.. Yaşamdan zevk alınmıyor. Huzur çok az. Herkes patlamaya hazır bir bomba gibi.
Toplumdaki bu olumsuzluğu kaldırmak için eğitim elbet şart.
Herkes üzerine düşen görevi yapmalı. Ve toplum kendini kurtarmazsa, eğitimsiz kalırsa o ülkenin geleceğine endişeyle bakmak gerek.
Bu nedenle kutsal öğretmenlerimizin görevi çok ağır ve çok çok önemli.
Eğitimsiz kimse kalmamalı. Sevelim, sevilelim. Bu yaşam kimseye kalmaz. Sosyal yaşamı güzelleştirelim. Her şey elimizde."
(Teşekkürler Erdoğan EVCAN")


Güzel sözler
l "Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kere daha yaşamak zorunda kalırlar."
l "Bülbül beyaz güle aşık olmuş hep onu anlatıyormuş. Ama gül 'ben sana yakışmam sen yakışıklısın' demiş ve o an bülbül gülden bir diken kopararak kalbine saplamış. Beyaz gül kandan kıpkırmızı olmuş ve tüm kırmızı güllerin anlamı 'seni seviyorum' olmuş!."
(Teşekkürler Nesrin Ü.)


İlginç ve gerçek
ŞAPA OTURMAK - Kızıldeniz'in eski bir adı Şap Denizi imiş. Mercana benzeyen beyaz taşlar bu denizden getirilirmiş. Bu taşlar su altında hacimlerini büyüterek yayılır ve gemiler için tehlike oluşturur. Seyir haritalarında normal gösterilen yerlerde bu şap kayaları büyüdükleri için tehlikelere neden olurmuş. Eskiden hacca gemiyle giden hacı adayları için en sık başa gelen en önemli tehlike buymuş. Hacı bekleyenler 'İnşallah bizimkiler şapa oturmaz' deyip dua ederlermiş."
(Teşekkürler Namık ARTAN)


Osman Bey'den tekerlemeler
l "Dedikodu yapma veresiye, dost kalalım ölesiye.."
l "Lodosumuz yamandır yaman, soba yakma öldürür duman"
l "Aşkın susuz bağında, ağlar sevgililer yana yana."
l "Dünya dikenli hayat, hep sevende mi kabahat?."
l "Tekerleme tekerleme, tatil gününe şekerleme.."
(Teşekkürler Osman Niyazi BAŞARAN)