Bursa Hakimiyet

Bu romana tatlı torun Ayşegül ilham verdi!..

Geçmişte Bursa’da yaşanan ve unutulmayan bir 10 Eylül gecesi.. Dışarıdan mısır patlar gibi patır patır, durmak bilmeyen çıldırmış silah sesleri.
Hanımninem, o günlerde minik bir kız çocuğu sevgili anamı evin arka kısmındaki dar ve loş kilere götürüp saklarken ‘Yunanlılar bastı, sakın sesini çıkarma’ diye tembihliyor.
Rıza Dedem silahını çekmiş, sokak kapısı arkasında pürdikkat pusuda. Yunan kapıya dayansa o an boşaltacak tüm mermileri düşmanın beynine.
Ama o da ne?. Bir anda Emirsultan Camii’nin minarelerinden gökyüzüna ezan sesleri yükseliyor.   
Önce dedem anlıyor zaferi. Ezan sesleri Bursa’nın Yunan işgalinden kurtuluşunu müjdeliyor.. Az önceki silah sesleri de Yunan’ı süpürerek şehre giren milislerin silahlı imzası.
Esan seslerini duyan hanımninem, yanında annemle fırlıyor sokağa.. Milis kuvvetleri şanla şerefle Bursa’yı Yunan işgalinden kurtarmış. Alkış kıyamet, yaşa varol sesleri ve hanımninemin yanacıklarından sicim gibi inen sevinç gözyaşları. 
Rahmetli anneciğim evlenip Setbaşı’na gelin gittiğinde bu kez bizleri büyütürken ‘unutmam o hadiseyi.. Çok korkmuştuk hepimiz’ derdi her 10 Eylül gecesinde. Ve tüm işi gücü bırakır fırlardı Namazgah Caddesi’nden inen milis kuvvetlerini izlemeye. Onları çılgınca alkışlar, gözleri dolardı.



Ki o gözyaşlarında hep o Yunan işgalinin korkulu günleri.. Hep o Emirsultan’daki evin küçücük kilerinde bir köşeye saklanan, korkudan büzülüp kalmış korku dolu minik kız. Ve hep o hanımninemin endişeleri.. 
Ertesi gün de 11 Eylül kurtuluş bayramlarının en dikkatli, onurlu izlemcisi olurdu. 
***
Bursa’nın Yunan işgali iki yıl, iki ay, iki gün sürmüş. TBMM kürsüsü de Bursa’nın Yunan işgali altında kalmasının kederini yansıtan kapkara bir siyah örtüyle kaplanmış. Bu örtü ‘Puşide-i Siyah’ adıyla tarihte yerini aldı.
Yıllar sonra o günler Puşide-i Siyah adıyla bir tiyatro oyunu olarak kaleme alındı. Eser, büyük bir başarıyla  Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nda oynandı. Türkiye genelinde devlet tiyatrolarında en çok izlenen üç oyundan biri oldu.
 O oyunu yazarken iğneyle kuyu kazar gibi araştırmalar yapan kişi köşemizi süsleyen fotoğraftaki başarılı yazar Zerrin Güven Tığlıoğlu.
Yanındaki küçük tatlı kız da Zerrin Hanım’ın ilham kaynağı şeker torunu Ayşegül Tığlıoğlu..
 Ayşegül, anneannesine ‘Kirlileri Al, Bana Demlenmiş Anılarımı Getir’ isimli yeni romanına ilham kaynağı olmuş. Ve romanını imzalayıp göndermiş. Çok mutlu oldum. 
Cinius Yayınları’nca kitapçı vitrinlerinde yerini alan eseri okuma zevkimi yıllık iznime bırakıyorum. Romanla ilgili görüşlerim ve Sn.Tığlıoğlu’nun başarılarla dolu zengin ve onurlu özgeçmişinden notlar da tatil sonrası bu köşede. Romanı benden önce okumanızı öneriyorum. Beğeneceğinizden eminim. Ve doğrusu çok şanslısınız.
 

Babalar Günü kutlu olsun


Babalara olan sevgi hiçbir şeye benzemez.. Ne şiirler yeter anlatmaya, ne yürek yeter bu sevgiyi sığdırmaya. 
Bugün Babalar Günü. Tüm babaların bu özel günü kutlu olsun..
Ve ülkemizin varlığı için evlatları şehit olan tüm babaların da ellerinden saygıyla öpüyor, onlara sabırlar diliyorum..
ERDAL ÖZDÜR