Bursa Hakimiyet

Çocuklarla sevimli Lalingo sohbeti

Kendisini çocuk edebiyatına adayan Bursalı yazar Özlem İçer Özel Emine Örnek ve Tan Okulları'ndaki öğrencilerle yaptığı sohbetlerin yanı sıra serinin yeni kitapları ile İstanbul Kitap Fuarı'nda okurlarıyla buluştu. 

Serinin 2. kitabı Lalingo Gökkuşağının Gizemi ile macera bu kitapta da soluksuz devam ediyor. Lalingo'nun en yakın arkadaşı minik bir fare, adı da Muso.  Ancak Muso bildiğimiz farelere hiç benzemiyor. Bir bukelamun gibi renkten renge girebiliyor. 



Serinin 3. kitabı Lalingo Zaman Yolcusu'nda da diş toplayan ikiz cüceler,  nesli tükenmiş kılıç dişli kedi, böceklerin prensesi Lalingo, çılgın büyükanne ve gözüpek şövalye Ateş var. 

Yazar, 2. 3. ve 4. sınıf öğrencileriyle Lalingo serisine ait Define Peşinde, Gökkuşağının Gizemi ve Zaman Yolcusu adlı kitapları üstüne söyleşilerde büyük lgi görüyor. Amacı; çocuklarda çevre bilinci yaratmak, canlıların yaşam hakkına dikkat çekmek ve hayvanlara karşı duyarlılık oluşturabilmek. Söyleşi sonrasında çocuklarla sohbet edip, kitaplarını imzalıyor.
Bu özenli, sevimli ve ilginç eserleri ilkokul çağındaki çocuklara mutlaka okutun derim.

Yeni çıkan kitaplar

İSTANBUL YALNIZLARI’:

- Yazar Selahattin Nehir, ilk kitabı ‘İstanbul Yalnızları’ ile okurlarını Türkiye’nin bilinçaltında bir keşfe çıkarıyor; kurgu içinde kurgu sunarak anlattığı İstanbul imgeleri arasında yalnızlık duygusunu derin şekilde ele alınıyor. İstanbul Yalnızları’ Editura etiketiyle kitapçılarda.

 ‘ATATÜRK, BABAM VE BEN’:

- Başkentli eski ünlü gazetecilerden 85 yaşındaki Orhan Karaveli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü gören ve onunla konuşma mutluluğuna eren bir çocuk olarak o yılların başkent Ankara’sını, Atatürk’le ve babasıyla ilgili ilginç anılarını ‘Atatürk Babam ve Ben’ isimli kitabında anlatıyor. Egmont Yayıncılık tarafından okurlara sunulan kitap Cumhuriyetimiz’in ilk yıllarına da ışık tutacak önemli bir belge niteliğinde.

Cumartesi neşesi     

AV:

- Temel ve Dursun ava gitmiş. İri bir geyik avlayıp geri dönerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutup yola koyulmuşlar. Köye yüz metre kala yaşlı bir köylüyle karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun’u tebrik etmiş. Ama geyiği böyle taşırlarsa etinin sertleşeceğini söyleyip kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. 
Temel ve Dursun da geyiği kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar. Dursun Temel’e dönüp: 
‘Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık!.”
(Teşekkürler  Ecz. Ertan NEŞE)

Güzel sözler
⇒ “Çayı közde, sevgiyi özde, tebessümü yüzde, adamlığı özde, mutluluğu azda ara.”

⇒ “Zor günlerini tek başına atlatan insanın kimseye eyvallahı olmaz..” 

⇒ “İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur; ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz.” 

(Teşekkürler Hilmi ZEYBEK)