Bursa Hakimiyet

Cumhuriyetimiz ve bir ‘Çılgın Türk’

Büyük Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının yurdumuzu düşmanlardan temizledikten sonra ilan ettikleri Cumhuriyetimiz bugün 93 yaşında. En büyük bayramımız kutlu olsun sevgili okurlar.
Başta Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum. Işıklar içinde olsunlar..
Böylesine anlamlı ve onurlu bir günümüzde, Atatürk’e, Cumhuriyetimiz’e, ve demokrasimize gönül vermiş bir ‘Çılgın Türkümüz’den söz etmeden geçemeyeceğim.
Uzman veteriner hekim rahmetli Osman Köseoğlu’ndan söz ediyorum. Bu değerli yurtseverimizi 22 Ekim 2014 yılında kaybetmiştik. 
Geçen hafta sonunda UÜ’de eşi rahmetli Güler Köseoğlu ve kendi adını taşıyan Kız Öğrenci Yurdu önünde onlar için anma töreni düzenlendi. Bu fotoğraf o günün bir anısı. 
Törende Köseoğlu çiftinin kızı Dilek Köseoğlu ile Prof. Dr. Müfit Parlak, 
Prof. Dr. Zeynep Yazıcı, Prof. Dr. Hasan Batmaz, UÜ Rektör Yardımcısı, Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı gibi üst düzey üniversite yöneticilerinin yanı sıra aydınlık din adamımız Mustafa Kavurmacı ile onları tanıyan dostları ve öğrenciler bir araya geldi.
Osman Köseoğlu gerçek bir Atatürkçü, ilerici bir aydın, mesleğine aşık, ülkesini her şeyden üstün tutan bir vatansever ve büyük bir hayırseverdi. 



Yıllar önce Bursa’da kendisi ve eşi adına üniversite kampüsünde 112 kişilik modern bir kız öğrenci yurdu yaptırmış, Veteriner Fakültesi’ne önemli katkılarda bulunmuştu. Bu nedenle kendisine üniversitece ‘Fahri Doktor’ unvanı verilmişti. 
Son olarak Bursa’da Çağdaş Eğitim Kooperatifi’ne kendisi ve rahmetli eşinin adını taşıyan bir Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu yapılmasını sağlamıştı. Verdiği burslar, yaptırdığı konferans salonları, Tıp Fakültesi Hastanesi’ne donanım destekleri vb. çok konuda katkıları da unutulamaz.
84 yaşında vefat eden Köseoğlu askerlik yıllarında Ordu Milli Güreş Takımı’nın vazgeçilmez bir sporcusuydu. Geniş bir seveni vardı. Tüm sosyal etkinliklere katılırdı. Düzenlenen dostluk gecelerinde harmandalı ezgileriyle müthiş bir performans sergiler, alkış yağmuruna tutulurdu. 
Köseoğlu ayrıca başkentte düzenlenen milli bayramlar ve etkinlikler için de apayrı bir heyecan duyardı. Otobüsler kiralar ve kalabalık bir grupla birlikte Ankara’nın yolunu tutarken rahmetli babasından kalan İstiklal Madalyası’nı göğsüne gururla takar, kalpağını giyer, elindeki asasıyla da adeta bir saygı anıtı olarak izlenir Anıtkabir ziyaretlerini eksik etmezdi. 
Rahmetli, doğduğu Burdur’un Tefenni ilçesi, Başpınar Köyü’ne cami, park, kütüphane, sosyal tesis yaptırarak toprağına olan vefa borcunu da fazlasıyla ödemişti.
Bu vesileyle Osman-Güler Köseoğlu’nu da bu önemli günümüzde rahmetle anıyor, kızı Dilek Köseoğlu’na, ailesi, sevenleri ve meslektaşlarına bir kez daha başsağlığı diliyorum. Nurlar içinde olsunlar.

Güzel sözler

* “Aklımızdaki insan yanımızda olsa hepimiz mutlu olurduk. 
* Kar taneleri ne güzel anlatır, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu.” 
* “Ertelemek yaşamın mayasını kaçırır. Kızdıysan bağır, sevindiysen söyle, özlediysen arkasından koş.” 
* Belki yağmura da gerek kalmazdı, insanlar bu kadar kirli olmasaydı. 
Teşekkürler Dila CANŞEN