Bursa Hakimiyet

Dikkat!..Yayalar için burası tam bir tuzak

“Şehrimiz, kazandırılmaya çalışılan yeni stadyum, Uludağ Oteller Bölgesi’ne kadar ulaşan teleferik ve hava ulaşımı ile yenilikten yeniliğe koşarken rögar kapaklarıyla ilgili sıkıntılar nedense hala bir türlü önlenemiyor. 
İl genelinde pek çok cadde ve sokaklarımızda pek çok rögar kapakları zeminden bir karış aşağıda veya yukarıda olduğundan araçlar zarar görüyor.. 
Bu kesimlerde yol konforu yok denecek kadar az. Aynı zamanda benzer tehlikeler yayalar için de mevcut. 
Örneğin; geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Caddesi’ne işim düşmüştü. Yaya trafiği açısından son derece yoğun olan Zafer Plaza yanındaki mazgallardan bir tanesi yerinden çıkmış, kaybolmuş veya çalınmış.. Yani eksik idi. Bu da tam bir tuzaktı yayalarımız için. 
Dalgınlıkla neredeyse bu çukurun içine düşecektim. Oysa mazgallar, ızgaralar eksilmeyecek, kırılmayan dağılmayan malzemeler ile yapılsa insanlar da farkında olmayarak buraya basıp olası birtakım tehlikelerle karşılaşmazlar. Ve ayak bilekleri bile kırılabilir ve bu engellenmiş olur. 

Yetkililerin mazgal ve rögarlardan yana oluşan sorunlara artık bir dur demesini rica ediyorum. (Fotoğrafı Zafer Plaza yanındaki yolda çektim..)
Saygılarımla..”
Hakan T. 

***

ÇOK DAHA YEŞİL BURSA


“Yeni Yalova Yolu ve özellikle de Acemler’den Özlüce bölgesine kadar olan kısımda orta refüjler üzerinde bulunan ve genelde top akasyalardan oluşan ağaçların bir kısmı çok yaşlandığı için estetik görünümünü kaybetmiş vaziyette.
Ağaçlardan bir kısmı da yol yapım çalışmaları veya trafik kazaları sonucu tamamen köklerinden kopmuş, yerinde yeller esiyor. 
Yaşlanmış ağaçlar gençleştirilebilir ve eksik ağaçların yerine de yeni ağaçlar dikilirse kısa zamanda hem çok daha estetik bir görünüme kavuşulur, hem de çok daha yeşil bir Bursa’mız olur. 
İlgili çalışmanın ivedilikle yapılması dileklerimle yetkililerin dikkatine sunmak isterim. Saygıyla.”
Hasan KOLCU

***

TEŞEKKÜR PANOSU

GURUP ÇAY BAHÇESİ'NDEN


“Erdal Bey;
Önce yeni yılınızı kutluyor ve ellerinizden öpüyorum..
Küçük Kumla Gurup Aile Çay Bahçesi işletmecisiyim. 
Geçen eylül ve aralık aylarındaki köşe yazılarınızda Çay Bahçemiz’le ilgili  yazınızda bahsettiğiniz gibi Küçük Kumla’mıza ilginin sadece yaz ayından ibaret olmadığını, kış aylarında da müşterilerimize vermiş olduğumuz hizmeti dile getirmişsiniz. Bu yazılar bizleri, müşterilerimizi ve tüm Küçük Kumla severlerini memnun etti. 
Çok teşekkürler. 
Sizler gibi gerçekleri gören ve olaylara geniş açıdan bakanlar gerçekten az..
Tüm Kumla halkı adına şahsım ve ailem adına saygılarımı, şükranlarımı iletiyor ailenizle birlikte sağlıklı huzur dolu bir yaşam dilerken sizleri çay bahçemize bekliyoruz. Misafirimiz olmanız bizi onurlandıracaktır..”
Emrah TOKSABAY
(Not: Okurumun duyarlılığı ve davetine benden de çok teşekkürler..E.Ö)

***

ULUDAĞ'A KAPALI OTOPARK ŞART

“Bursa turizminde ayrı bir yeri olan Uludağımız’a, kış aylarında kendi özel araçlarıyla çıkmak isteyenlerin bitip tükenmeyen derdi kapalı bir otoparkın olmaması.
Geçen hafta sonunda kar manzaralarıyla oluşan doğa güzellikleri içinde ailemle birlikte oteller bölgesine gittik.
Ancak, kapalı bir otopark olmadığı için dönüşte aracımızı park ettiğimiz yerden çıkarmakta bir hayli güçlük çektik.
Büyükşehir Belediyesi Uludağ’daki turizm hareketlerinin artması için çeşitli çalışmalar yapıyor ama yıllardan bu yana dillerde olan ancak gerçekleştirilemeyen bir kapalı otoparkı niye yapmıyor?.
Bu otopark yapılsa birkaç yıl içinde zaten kendisini amorti eder ve belediyemiz para kazanır.. 
Aytül - Ersin ÖZDEMİR

***

‘ESKİ ÇAMLAR BARDAK OLDU’


“TV’deki kamu spotunda ‘depremden sonra akrabalarınızda ne kadar kalabilirsiniz ki, evinizi DASK’a sigortalatın’ deniyor. Güzel bir uyarı. 
Ama farz edelim deprem oldu, eviniz yıkıldı, sigortadan heyet gelip rapor yazacak. Rapor incelenecek, uzun bir zaman geçecek.
Aslında konu DASK değil. 1999 depremi Bursa’yı da etkilemişti. Bazıları boş yerlere çadır kurup bir süre yaşadı. 
Eskilerden gelen ‘eski çamlar bardak oldu’ sözü vardır. 
Eskiden bardaklar ağaçtan oyulup yapılırmış. 
Ama şimdilerde depremde çadır kurabileceğimiz çamlı boş alanlar apartman oldu. Bursa içinde de boş alanlar bitiyor. 2 katlı evler yıkılıyor ve ‘binanız çürük gelin anlaşalım çok katlı binalar yapalım’ deniyor. 
Oysa bu evleri yıkıp park yapalım,  deprem sonrası sığınacak yer yapalım diyen kimse yok. 
Bursa’da da bu nedenle yeşil alanların sayısını artırmak lazım. 
Çünkü 1999 yılından sonra şehrimizde yapılan inşaatlar kentimizi beton yığınına dönüştürmeye devam ediyor.
Bu yüzden Allah korusun ama olası bir büyük deprem sonrasında çam ağaçlarıyla dolu bir boş alana çadır kuracağımız yerleri de bulmak çok zorlaşacak..
Tüm toplumumuza olası felaketlerden uzak yıllar diliyorum.”
H.B