Bursa Hakimiyet

Doğa güzelliği perdelenmesin

“Havaların uygun olduğu ve güneşin yüzünü gösterdiği bir günde Nilüfer ilçesindeki Cephanelik adı verilen ormanın çevresindeki yürüme parkuruna keyifli bir sabah yürüyüşü yapmak üzere gittim. 
Kuş sesleri ve mis gibi çimen ve çam kokuları arasında keyifli yürüyüşümüz sırasında bu güzelliklere yakışmayan şeyler gördüm. Üzüldüm.



Gerek söz konusu ormanın içinde ve gerekse yürüme parkuru ile ormanı ayıran çitlere şiddetli rüzgarlar nedeniyle çevreden havalanan naylon poşetler takılmış ve çok çirkin görüntüler oluşmuştu. 
Pırıl pırıl Nilüferimiz’in en güzel köşesine bu görüntüler hiç yakışmıyor.  Ormana girmek belki yasak olabilir ama ilgililerden gerekli izinler alınarak çam ağaçları arasında biriken çöplerin ve çitlere takılıp doğa güzelliklerini resmen perdeleyen naylon poşetler, kağıt parçaları periyodik olarak temizlenebilir diye düşünüyorum. 
Yetkilileri ilgili konu hakkında bilgilendirmek istedim ve köşenize yazdım, bir de fotoğraf gönderdim. Yayınlarsanız sevinirim..
Saygılarımla..”
H.Ö.

Mahallelere huzurevi...


“Yıllardır çevremde, akrabalarımda veya TV ekranlarında görüyor, duyuyorum..
Yaşlanmış eşinden ayrılmış veya eşini kaybetmiş olan, çocukları da başka şehirlerde yaşayan, tek başına kalmış pek çok insan var. 
Yemeğini veya diğer ihtiyaçlarını karşılayamayan yaşlılarımız çok. Çocukları onları yanlarına almak istese de kimi yaşlılar onlara rahatsızlık vermemek, kimi yaşlımız da doğduğu yeri, mahallesini, arkadaşını, dost ve akrabalarını bırakmamak için bunu kabul etmiyor. Sonra da evlerinde tek başlarına büyük zahmet ve perişanlık içinde, güçlükle yaşamaya çalışıyor.
Evlatlarden pek çoğu da bu yüzden vicdanen perişan ve üzgün yaşıyor.
Huzurevleri de benzer nedenlerden dodlayı yaşlıları kabul etmiyor.
Tabii ki yaşlı kşilerin evlatlarının yanlarında olmaları en doğru olanı ama bazı gerçekleri unutmamak lazım.
Bu yüzden devletimizin, belediyelerimizin veya özel sektörün mahallelerimize yaşlıların belli bir ücret karşılığında kalabilecekleri küçük küçük huzurevleri (adı başka olmalı) yapmalarını öneriyorum.
Bu şekilde yaşlılarımız hem doğup büyüdükleri yermlerden ve dostlarından ayrılmamış olacak, hem de sıcacık bir ortamda yemeğini, ihtiyaçlarını giderirken  evlatlarının akıllarına da ‘şimdi annem babam ne durumda?’ sorusu takılmayacak ve onlar da işinde, evinde biraz olsun huzurlu olacak diye düşünüyorum. 
Bu konuda son sözü devlet  büyüklerimize bırakıyorum.”
Hüseyin ACAR

TEŞEKKÜR PANOSU


Ayşegül ve Dilek Hanım’a

“Özdilek, Ataevler Şubesi’nde görevli olan kasa şefi Ayşegül Pıçak ve et reyonu görevlisi Dilek Cambazoğlu’nu ne zaman alışverişe gitsem müşterilerine karşı hep son derece duyarlı, nazik ve güler yüzlü yaklaşımları içinde görüyor ve buna tanık oluyorum. 
Bu nedenle kendilerini yürekten kutluyor ve tüm çalışanlara örnek olmasını diliyorum..”
B.Ö