Bursa Hakimiyet

Dünya Sihirbazlar Kralı Bursalı Zati Bey anılıyor

Sanat ve sanatçı kenti Bursa pek çok ünlü isim yetiştirmiş. Ama dünyaca ünlü illüzyonist Zati Sungur’un yeri bir başka. 
1898’de doğan Sungur, Ulucami müezzini ve Emir Sultan türbedarı Hüsnü Efendi’nin oğlu. İlköğrenimini Nalbantoğlu’nda, sonra Bursa Sultanisi’nde (Bursa Lisesi) okumuş. 1914’te İstanbul’daki Deniz Astsubay Okulu’na girmiş. 1916’da denizaltı stajı için Almanya’ya gönderilmiş. 2 yıl Alman ordusunda çeşitli kurs ve eğitimlere katılmış. 

1. Dünya Savaşı sonlarında Osmanlı Devleti ile Almanya’nın bağlantısı kesilince yurda dönememiş. Ortopedi atölyelerinde ve Köln’deki Humboldi fabrikasında vinç operatörü olarak çalışmış. 

Daha okul sıralarında iskambil kağıtlarıyla yaptığı bazı oyunlar arkadaşlarının ilgisini çekince yeni oyunlar geliştirip illüzyonla ilgilenmeye başlamış. 1920’de Berlin’deki Wittengarden Tiyatrosu’ndaki temsiliyle birden büyük ün kazanmış. Sonra Fransa, İtalya, İspanya, Kuzey ve Güney Amerika turnesine çıkmış. ‘Kont Sati Von Richmond’ adıyla, dünya çapında tanınmış. 14 yıl süreyle Arjantin, Uruguay, Paraguay ve Brezilya’da ‘Zati Bey’ adıyla temsiller vermiş. Turnelerinde iki kamyon, on ton araç-gereç ve 10-12 dolayında yardımcı personel kullanırmış. 1936’da Türkiye’ye dönmüş. İlk temsilini Fransız Tiyatrosu’nda sonra  Türkiye’nin çeşitli kentlerinde vermiş. 



Bu arada Atatürk’ün de takdirini kazanmış. Zamanla tüm dünyada aranan sanatçılar arasına girmiş.  
Her yıl düzenlenen Uluslararası İllüzyonistler Kongresi’nde Türkiye’yi temsil eden Sungur 1975 ve 1981’de Çekoslavakya’nın Karlovy Varl kentinde yapılan yarışmalarda iki kez ‘Dünya Sihirbazlar Kralı’ seçilmiş.  
Zati Sungur İstanbul’da 6 Temmuz 1984’te rahmetli olmuş.. Allah rahmet eylesin.

Zati Sungur’un kardeşlerinden biri olan Necati Sungur Çelebi Mehmet Ortaokulu’nda benim Türkçe ve Din Bilgisi dersi öğretmenimdi. Hepimiz onu çok severdik. Sanatçının diğer kardeşi Hüseyin Sungur da uzun yıllar BTSO Başkanlığı, daha sonra da Adalet Partisi’nden Bursa milletvekili seçilmiş ve bu kent için başarılı çalışmalar yapmıştı.. 

Kayınvalideler güzel insandır

 “Kayınvalide güzel insandır. Sevdiğin,aşık olduğun insanı bu yaşa getirmiş, sanki senin için hazır etmiştir.
Bu nedenle eli öpülesi insandır. Teyze kadar ana yarısıdır. Hatta açacağı kol-kanatla ikinci annedir. Teyzeden de ötedir.
Sen kimbilir hangi dünyevi işteyken o hasta olan sevdiğin insanın günlerce, gecelerce başında beklemiştir. Yememiş, içmemiştir. Giymemiş, giydirmiştir. Senin özbeöz annenden farklı bir kadın değildir. 
Hatta daha hassastır. Can kızını paylaşmıştır seninle. Yine de gıkını çıkartmamıştır. Üsttüne üstlük sana da ‘evlat’ demiştir. Senin bu kadınla yarışacağın hiçbir şey olamaz. Senin tek görevin bunları unutmadan onu sevebilmektir. Gönül için savaşmalısın onunla. Taht meselesi ve sahibiyet için değil. 
O seni bir seviyorsa sen onu beş seveceksin. Ki gelin-damat değil evlat olabilesin..”
(Teşekkürler Dinçer EMİR)