Bursa Hakimiyet

‘Düşen bir yaprak görürsen..’

Sonbaharın kendine özgü en güzel görüntülerini parklarda, bahçelerde izleyebiliyoruz yine..
Ağaçlardan dökülen kupkuru, sapsarı yapraklar doğamıza farklı bir renk ve görsellik kazandırıyor..
Bursalı ünlü besteci ve yorumcu rahmetli Yıldırım Gürses’in besteleyip seslendirdiği, güftesi Erhan Yurdaer’e ait o çok duyarlı dizelerle süslü muhayyer kürdi eserini bu mevsim nasıl anımsamayız?:
“Düşen bir yaprak görürsen/ Beni hatırla demiştin/ Biliyorsun seni ben/ 
Sonbaharda sevmiştim..” 
Hafta arası ekranıma düşen bir okuruma ait satırlar da yine bu konuda.



Aynen aktarıyorum:
***
“Bursa genelinde yeşil alanlarda, parklarımızda ağaçlardan dökülen kurumuş sapsarı yaprakların hızla süpürüldüğünü gözlemliyorum. 
Oysa bu kurumuş yapraklar toprağa organik/doğal bir besin olduğu gibi, gözlerimizin seyir zevkine de katkıda bulunuyor. 
Zaten sayı bakımından çevremizde oldukça az ağaçlarımız var. Bunların yaprakları dökülse kime ne zararı olabilir?. O yapraklar doğal ve faydalı birer gübre olarak kullanılabilir.
Sayın yetkililerimizin temizlik personellerine kuru yaprakların çok yoğun bir katman oluşturmadıktan sonra süpürmemeleri gerektiğini ifade edip uyarmaları gerektiğine inanıyorum. Konuyu dikkatinize sunarım.
Saygılarımla..”
A.D.
***
Anılarınız da sevgileriniz de hep taptaze kalsın sevgili okurlarım ..İyi hafta sonları

Güzel sözler

* “Aynı dili değil,aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.”
* Kendini ne denli büyük görürsen gör. Sadece gözümün gördüğü kadarsın.” 
* “Önüne çıkana engel dersen, takılıp düşersin. Basamak dersen, bir basamak yükselirsin.” 
* Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edersin. Ya yaşam boyu dost, ya hayat boyu bir ders.” 
* “Susarak kazandığın değeri, boş konuşarak harcama.” 
* “Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde, şerefin de bitmesin.” Nicanor Parra 
(Teşekkürler Fahir GÜRSES)   

Cumartesi neşesi

İRİ YARI ADAM:- “Nasreddin Hoca çarşamba pazarında gezintiye çıkmış. Dolaşırken birden ensesinde şiddetli bir tokat hissetmiş ve o an kendini hemen yerde bulmuş. Zorlukla kalkmış, arkasına bakmış.. Bir de ne görsün?!.. İri yarı bir adam değil mi?. 
Adama: “Bana sen mi vurdun?” diye sormuş..
“Evet ben vurdum..” 
Nasreddin Hoca: “Şaka mı yaptın, yoksa gerçek mi vurdun?” 
Adam: “Gerçekten vurdum. Ne olacak yani?.” 
Nasreddin Hoca: “Haa.. İyi öyleyse, ben şakadan hiç hoşlanmam da!”
(Teşekkürler Berk ÖZYILMAZ)

Yeni bir kitap

‘İSTANBUL’UN SESSİZ KİTABELERİ’: Tarihi değerlere sahip olan İstanbul’da geçmişte hazırlanan ve halen bu kentin gizemli tarihini taşıyan kitabeler yeni bir araştırma kitabına konu oldu. 
Tarihçi Rüknü Özkök’ün ‘İstanbul’un Sessiz Kitabeleri’ adlı araştırma kitabı İş Bankası Kültür Yayınları arasından okurla buluşuyor.