Bursa Hakimiyet

Hayde bre Bozbey.. Yakışır!..

 “Edirne Sarayiçi’nde davullar, zurnalar çalınıyor. Baştan aşağı yağlanıp çayıra çıkan pehlivanlar var. Önde cazgırlar ve duası: ‘Erler çıktı meydane, hepsi birbirinden merdane’.. Yağlanan vücutları pırıl pırıl parlayan ve kalın kıspetleriyle çayırda peşrev çeken pehlivanlar sonunda güreşe başlıyor..
 Karşılıklı ‘elense’ler çekilip rakip tartılıyor.. Güreşe tutuşan iki pehlivan bir türlü yenişemiyor.. Yakıcı güneş altında saatlerce mücadele. Pehlivanların birbirlerine yaptığı oyunlar oyunları izliyor. 
 Ve her el ense atışta ‘hayde breee...’ diye kükrüyor pehlivanlar.. 
 Güneş battı batacak, pehlivanlar hala çayırda. Mücadeleye devam.
Ama biri rakibinin bir anlık boşluğundan yararlanıp onun omuzlarını çayıra yapıştırıyor.
 Saatler süren güreş nihayet bitmiştir.. İşte buna ‘Pehlivan tefrikası gibi uzatmak’ denir.
 Evet, eskiden gazetelerde en çok okunan köşeler pehlivan tefrikalarıydı. 



 Kel Aliço’nun, Adalı Halil Pehlivan’ın ve daha nicelerinin güreş öyküleri aylarca sürerdi. Tefrikaların çoğu da Murat Sertoğlu’nun eseriydi. Gazeteler bu tefrikalarıyla önemli tirajlar alırdı.
Mesleğimin ilk yıllarında çalıştığım yerel gazeteler de ‘pehlivansız’ olmadı. İstanbul gazetelerine yıllar önce yayınlanan tefrikaların yazarı, her gün o bölümü kesip arşivler ve yapılan teklifle maaşa bağlandığı için tekrar bizim gazetelere gönderirdi. Yayınlardık. Ama maaş aksadığında tefrikanın devamı gelmezdi. 
Böyle olunca iş başa düştü hep. Yayınlanan son iki üç günlük tefrikayı okuyup devamında kendi hayalimizle güreşi devam (!) ettirdik. Her bölüme de ‘hayde breee dedi, ‘el ense çekti’ gibi cümleler koyduk.
 
Neyse; anımızı pehlivan tefrikası gibi uzatmadan pazar yazımızı noktalayalım:  
Nilüfer Bld.’nin Geleneksel 54. Çalı Yağlı Güreşleri, 478 pehlivanın katılımıyla geçen pazar gerçekleşti. Kırkpınar’da altın kemer alan Ali Gürbüz rakibini hükmen mağlup ederek Çalı’da da başpehlivan oldu. 
 Nilüfer Bld.Bşk. Mustafa Bozbey  geleneksel er meydanındaki yağlı pehlivan güreşleri için Çalı’mız Kırkpınar’a en büyük rakip olacak’ diyor. İddialı da.
     ‘Hayde bre Bozbey’.. Yakışır!..

Yeni bir kitap

 ‘PERA’DAN BEYOĞLU’NA:-  Orhan Türker’in yeni kitabı ‘Pera’dan Beyoğlu’na Sel Yayınları tarafından yayınlandı. 
 Özel arşiv görüntüleriyle bezenen kitap unutulmaya yüz tutan bir yakın tarihi anımsatıyor. 

Pazar neşesi

 POSTANE:- Temel hızla postaneden içeri girip gişe memuruna heyecanla  ‘demin atmış olduğum mektubu geri istiyorum’ demiş.
Memur şaşkınlıklar içinde sormuş: 
‘Neden?’
Temel:
‘Yanlışlıkla fazla pul yapıştırmışum, uzağa gitmesun da.’
(Teşekkürler Erdem GÜVEN)

Güzel sözler   

“Mutlu düşün.. Beynindeki bu düşünce içine mutluluk, yüzüne güzellik olarak yansır..” - Yavuz BUBİK

“Birini kötülemeye çalışırsan asla amacına ulaşamazsın. Çünkü başkasına sürmek istediğin çamura önce kendin bulanırsın.” 

“Güzeli güzel yapan edeptir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir.”