Bursa Hakimiyet

Hey gidi koca yıllar gam yükü müsün?!..

2015’in ilk pazar gününden tüm okurlarıma selam ve sevgilerimle güzellikler diliyorum.
Değerli okurum Coşkun Gönülkırmaz zaman zaman köşemize çok ilginç yazılar gönderiyor.
Köşemizle paylaştığı bir yazıyı sizlere sunuyorum. Teşekkürler Gönülkırmaz..

“1985 yılından önce doğanlar 50 - 60 - 70 - 80’ li yıllarda mı büyüdün? Nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın?.
1.- Arabaların emniyet kemeri, kafalıkları ve kesinlikle hava yastıkları yoktu.
2.- Arka koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi.
3.- Bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi. Ya da en azından kurşunlu, muhtelif zehirli maddeler ile boyanmamıştı.
4.- Prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerinin ve kimyasal ev temizliyicilerinin üzerinde çocuk kilitleri yoktu...
5.- Kasksız bisiklete biniliyordu.
6.- Steril su şişelerinden değil de bahçe hortumundan ya da muhtelif başka kaynaklardan su içilebiliyordu...
7.- Oyun oynamaya çıkmanın tek şartı hava kararmadan önce eve dönmekti.
8,- Cep telefonu yoktu ve hiç kimse nerelerde gezdiğimizi bilmiyordu..
9.- Okul öğlen bitiyor ve öğlen yemeği için evimize geliyorduk.
10.- Bir sürü yaramız, kırılmış kemiğimiz ve kırılmış dişimiz vardı. Kendimizden başka kimse sorumlu değildi.
11.- Bolca tatlılar ve tereyağlı ekmekler yiyor ve gerçek şekerli içecekler içiyorduk. Hiç kilo sorunumuz yoktu.
12.- Dört çocuk bir limonatayı paylaşırken aynı bardaktan içebiliyor ve kimse bu yüzden ölmüyordu.
13.- Playstation, Nintendo 64, X boxes, video oyunları, 99 kablolu kanalımız , Dolby surround, cep telefonu, bilgisayar, internet de chat odalarımız yoktu.
onun yerine arkadaşlarımız vardı.
14.- Yürüyerek veya bisikletle uzaktaki arkadaşlarımızı ziyarete gidiyor, onları oyun oynamaya çağırabiliyorduk!
15.- Evet dışarda, o acımasız korkunç dünyada! Korumamız olmadan nasıl mümkün oluyordu bu?
16.- Tek kale maç yapardık ve birisi takıma alınmadığında psikolojik travma oluşmuyordu ya da dünyanın sonu gelmiyordu.
16.- Bazı öğrenciler diğer öğrenciler gibi başarılı değildi ve sınıfta kalabiliyordu. Fakat bu yüzden kimse psikoloğa gönderilmiyordu. Kimsede Dislexia, konsantrasyon sorunu veya hiperaktivite yoktu. 
17.- Özgürlüğümüz, üzüntülerimiz, başarılarımız, görevlerimiz vardı ve bunlar ile yaşamayı öğreniyorduk.
şimdi sizlere bir soru: 
Nasıl oldu da bütün bunlara rağmen hayatta kalmayı başarabildik?..
Ve daha da önemlisi kendi kişiliğimizi bu şartlar altında nasıl oldu da geliştirebildik?..
Şimdiki çocuklar büyük bir olasılık ile bizlerin yaşama şeklimizi sıkıcı bulacaklar ama bizler çok güzel ve mutlu yaşadık!.. Di mi ama?..” 
Coşkun GÖNÜLKIMAZ

Pazar neşesi

TEMEL:- Adliyede hakim önüne çıkan Temel’e ilk soru?
‘Hiçbir suçu yokken neden dövdün bu beyefendiyi?..’
Temel biraz durmuş düşünmüş ve sıkıntılar içinde yanıtlamış soruyu:
‘Haçim bey, bu adam penum servet sahibi olmamı engelledi!..’
Hakim şaşırıp bir daha sormuş:
‘Peki ne yaptı da seni engelledi?..’
‘Ne yapacak, penu damatluğa kabul etmedu haçim bey..”
....
AVCI:- İki arkadaş bir gün ördek avına çıkmışlar.. 
Ördekleri ürkütmeden yanlarına gidebilmek için inek postuna bürünmüşler. Öndeki avcının elinde sadece tek bir tüfek varmış. Etrafı gözetleyip yavaş yavaş ilerliyorlarmış. 
Arkadaki avcı birden bağırarak önden giden arkadaşına endişeyle seslenmiş:
‘Çabuk o tüfeği bana ver!..’
Önden giden tüfekli avcı, ‘ne o ördek sürüsü arkada mı yoksa?..’
‘Ne sürüsü be arkadaş!... Arkamızda boğalar var.. Dörtnala üstümüze doğru koşturuyorlar!..”

Yeni çıkan kitaplar

BANA İKİMİZİ ANLAT:- Destek Yayınları tarafından hazırlanan yeni kitaplar arasındaki ‘Bana İkimizi Anlat’ isimli romanı yazar Ahmet Batman kaleme almış.
Aşklar ve yaşanan ilişkiler üzerine şekillenen kitap okurlarına ‘yaşanılması mümkünken yaşanamayan her aşk bir gün gelir bizden bunun hesabını sorar’ dedirtiyor.

HAATCHİ ve KÜÇÜK DOSTU:- Wendy Holden’ın koşulsuz sevgi ve güven duygularını anlatan ilham verici ‘Haatchi ve Küçük Dostu’ isimli öyküsü Koton Kitap yayınları tarafından özenli bir şekilde hazırlandı ve bu hafta içinde okurlara sunulacak. Kitabın satışından elde edilecek gelirin bir kısmı Türkiye Kas Hastalıkları Derneği ve Yaşam Hakkına Saygı Derneği’ne aktarılacak.

Güzel sözler

“Gün gelir ve anlar ki insan; yaşadığı her şey bir yalandır. Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır.” - Cengiz AYTMATOV
...
“Hayat gelip geçiyor ağlamakla gülmekle. Zaten komiklik yapmışım ben böyle bir dünyaya gelmekle.” - Nejat UYGUR
...
 “İnsanlar seviyelerinin seninle konuşmaya yetmeyeceğini anladığı için arkandan konuşur. Üzülme, keyfini sür.” - Ş.BAŞARAN
...
“Günün adamı olmaya çalışma. Hakikatin adamı ol. Çünkü; gün değişir, hakikatler değişmez.” - MEVLANA
(Teşekkürler N.Y.)