Bursa Hakimiyet

İsimsiz caddeler, anlamsız yön levhaları

Önceleri; Ankara yolu derken şimdilerde Ankara asfaltı diyoruz. Aynı şekilde İzmir asfaltı, İstanbul asfaltı.  Çağdaş, modern kentlerde caddeler böyle mi adlandırılır?
Hani Bursa tarih kentiydi? Koca tarihimizin sayfalarında yer almış bir Bursalı yok mu?
Hani Bursa ‘Demokrasi’ kentiydi? Demokrasi tarihinde yer almış bir Bursalımız yok mu?
Hani Bursa spor kentiydi? Spor geçmişimizdeki gururlarımızı neden göremiyoruz?
Veya..
Bursa’nın bu 3. caddeye (etaplar halinde de olabilir) ismini verebilecek bilinen güzellikleri olan başka değerleri yok mu?
50-60 yıl öncesinin ‘şose’sinden ancak asfalta uzanabilmiş bu ‘aşama(!)’ kentimizin eksikliği/ayıbı olmaktan çıkarılmalı.
Karayollarımızı da Büyükşehir Belediyemiz anlayışından ayrı tutamıyorum.
Kent içi yollarımızın karayolu yön levhaları adeta klinik bir kompleks örneği gibi; tüm kavşak bilgileri İstanbul, Ankara ve İzmir yön levhaları ile açıklanabilir duruma getirilmiş.
Istanbul, Ankara veya İzmir’de hiç ‘Bursa, Bursa yolu veya caddesi’ diye yön levhası gören var mı?
Anlaşılan o ki, Karayolları bürokrasisi kentimize Ankara’dan bakıyor! Şaşırtıcı olan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de bunu kabullenir gibi tavır ortaya koyması.
İşaret levhalarında öyle anlaşılmaz durumlar var ki; Bursa’nın içinden geçen otoyol ve caddelerde ‘Bursa’ yön levhaları var! Sözü edilen Bursa neresidir? Gürsu mudur?, Yıldırım mıdır? Nilüfer midir? Osmangazi midir? Mudanya mıdır? Istanbul’da Kadıköy der, Beşiktaş der; İzmir’de Konak der, Karşıyaka der v.s Bursa’ya gelince adeta pek çok yön levhası Bursa’yı gösterir.
Eğer bir Bursalı İzmir’e gittiğinde Hatay Caddesi veya Konak Meydanı’ndan geçtiğini veya Ankara’da Kızılay Caddesi’nden geçtiğini biliyorsa; Bursa’dan geçenler de nerelerden geçtiğini bilmeli.
‘Bursa’dan geçiyoruz’ mantığı günümüz Bursası’nın hak ettiği bir uygulama anlayışı olamaz. Olmamalı da.. Saygılarımla.” - Süleyman HEVBEK

 

İlginç bir iddia

“25.1.2013’te öğle suları Bursa’nın göbeği, Zafer Plaza civarında 20 kişi zorla beni alıkoyup tehdit etti ve Tophane Surları’nda depo gibi bir yere götürüp darp etti. Telefonumu alıp mesajlar yazdılar. Beni bırakırken telefonumu geri verdiler.
Köşeniz kanalıyla emniyet güçlerimize ve Bursa Barosu’na sesleniyorum:
Maddi imkanlarım olmadığı için bu konuda ne dava açabiliyor ne de avukat tutabiliyorum. 18 yaşındayım, elimden bir şey gelmiyor. Reşit olduğum için polisler benimle direkt muhatap oluyor ama polis abilerimin karşısında ne kadar mağdur durumda olsam da kendimi bir türlü ifade edemiyorum.
Gazetenizdeki köşeniz kanalıyla yardıma ihtiyacım var. Saygıyla.”
Agah YILDIRIM

 

‘Avrupa Kenti’ sıfatını silmek için mi?

“27 Ocak’ta yaşadığım bir olay var. Ulucami önündeki otobüs duraklarında kazı çalışması var. Yayaların arkası da çukur kalıyor.
Önü ise vızır vızır işleyen bir ana cadde.
Yayalar üzerlerine araç gelse çukura atlamazlar ise toplu katliam olur. Vicdanlar sızlar.
Böylesi önemli ve trafiği yoğun caddede neden güvenlik önlemi alınmıyor?. Yazık günah değil mi yayalara?.
Yoksa bu umursamazlık Bursa’nın ‘Avrupa Kenti’ sıfatını silip atmak için mi?.”
Veysi SUNAR

 

Atatürk Caddesi’nde banyo (!) yapmak!..