Bursa Hakimiyet

Kış hastalıkları ve ‘kırmızı’nın gücü!..

Olumsuz hava koşulları birtakım hastalıklarını da beraberinde getiriyor.
Cumartesi yazımızda siz okurlarıma uzmanların vurguladığı ‘kırmızının gücü’nü paylaşmak istiyorum..
Sağlıklı ve mutlu günlere efendim:
....
“İçeriğindeki yararlı birçok biyoaktif bileşen sayesinde ‘en güçlü’ antioksidanlar arasında sayılan nar veya üzüm suyunu sofranızdan eksik etmeyin. Uzmanlar, havaların soğumasıyla gribal hastalıklarda artış olduğunu belirtirken, hastalıktan korunmak için nar veya üzüm suyu içilmesini öneriyor.
Kış ayları boyunca hastalıklardan korunmak ve sağlıklı bir hayat sürmek için güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, nar ve üzüm suyunu kış günlerinde küçük büyük herkesin tüketmesi gerektiğini söylüyor. İçeriğinde yer alan birçok yararlı biyoaktif bileşen sayesinde kırmızı meyvelerin çok güçlü antioksidan özelliği olduğunu belirten uzmanlar, nar ve üzüm suyunun mutlaka tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yapılan çalışmalarla narın mucizevî bir meyve olduğunu belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Neriman İnanç, 100 ml., yarım bardak nar suyunun yetişkin bir insanın günlük C vitamini gereksiniminin yüzde 16’sını karşıladığını söylüyor. 
Nar suyunda yoğun olarak B vitamini ve potasyum olduğuna da işaret eden İnanç, ‘Nar suyu özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor’ diyor.
Üzüm suyunun ise A, B ve C vitaminleri, potasyum ve demir açısından oldukça zengin olduğunu belirten İnanç, ‘halk arasında bitkisel süt olarak da bilinen üzüm suyunun faydaları saymakla bitmiyor. Kanda oksijen taşıyan hemoglobin hücrelerinin oluşumunda gerekli olan demir ve potasyum açısından zengin olan üzüm suyu, toksik maddelerin atılmasına yardımcı oluyor. Ayrıca bu özellikleri vücudu enfeksiyonlara karşı koruyup bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor’ diye ekliyor.
Hastalıkları önleme konusunda bağışıklık sisteminin vücudun en önemli sistemi olduğunu ifade eden İnanç, kış aylarında günde bir bardak nar ya da üzüm suyu içmenin bağışıklı sisteminin kuvvetlenmesinde büyük yarar olduğunu vurguluyor..

Çiçekler ve renkler

Bahar güzelliklerini yaşamaya çok az kaldı. Baharın müjdecisi rengarenk çiçeklerin özlemi için okurum Sevim Onat Akçil güzel bir yazıyı paylaşıyor:
***
“İlk aldığın gülün rengini düşün:
Yağmurun sesi kimi anımsatıyor?. Çoğalıyorsun.. Sevin.. 
Gökkuşağı rengarenk.. Mutlusun.
Beyazın saflığı, mavinin sarhoşluğu, leylakların hayali, kırmızının çılgınlığı ve sarının enerjisi benim.. 
Yeşil; nefestir, berekettir. 
Leylak şarkılara konudur.. En uç noktadır. 
Lale ihtişamın simgesi, orkideler, laleler zarafetin simgesi. 
Nilüferler, gece sefaları daha niceleri ruhumuza hitap ederler.
Ya beyaz ve pembe.. 
Beyaz, bir tüy gibi yumuşacık. Gölün sularına indi oradaki pembe beyaz lotus çiçeklerine, nilüferlerin üzerine.. 
Ve beyazın kalbindeki aşk çok derindi. Çok parlaktı. 
Temiz aşk, büyük şans. Siyah,asalet...” 
(Teşekkürler Sevim Onat AKÇİL)

Güzel sözler

l “Hayatınızdan çıkanlara sakın üzülmeyiniz. Çürük olan meyveler ağaçlardan düşer”
l “Metodu olan topal, metotsuz koşandan daha çabuk ilerler.”
l “Mutluluğun değerini, onu kaybettikten sonra anlarız.”
l “Mutluluk elin erişebileceği çiçeklerden bir demet yapma sanatıdır.”
l “Mutluluk her şeyden önce vücut sağlığındadır.”
(Teşekkürler Haşmet DEMİRBİL)

Cumartesi neşesi

ŞİŞE VE CİN:- “Adamın biri kumsalda dolaşırken ayağı bir şişeye çarpmış..
Merak edip şişenin tıpasını açınca içinden bir cin çıkmış.. Cin adama ‘Bir dilek hakkın var.. Dile benden ne dilersen’ demiş..
Adam ‘İki okyanusu birbirine bağlayan bi köprü yapmanı istiyorum’ demiş..
Cin ‘Yahu kardeşim bu ne biçim dilek?.. Daha olanaklı bir şeyler iste’ demiş..
Adam biraz düşünmüş ve sonra ‘Öyleyse kadınları anlamak istiyorum’ deyince Cin’in cevabı çok kısa olmuş:
‘Köprü kaç şeritli olsun ahbap?..”

Kitap dünyası

‘YETER Kİ İSTE’:- Deepak Chopra’nın ‘Yeter ki İste’ adlı eseri insanın sınırsız bir gücünün olduğunu, madde-zeka ve ruh ayrımını, niyetin önemini, tesadüfün rolünü, arketipleri çok akıcı bir dille okuyucuya sunuyor..
Bu kitabı okuduktan sonra bir de alışkanlık kazandım. Bir insanla ilk kez göz temasında bulunduğumda “Namaste” yani “Benim içimdeki ruh, sizin içinizdeki ruhu onurlandırır” diyerek iletişimimi güçlendiriyorum. Siz de deneyin, aradaki farkı göreceksiniz.
**
‘GÜMÜŞ KARASI DENİZ’:- Susan Fletcher’in ‘Gümüş Karası Deniz’ romanı bir adada yaşayan insanların iç dünyalarına yaptıkları yolculuğu tüm açıklığıyla anlatıyor. Romanda o kadar çok ayrıntı işlenmiş ki, anın büyüsünü okurun gözlerin önüne sererken, ne kadar çok ayrıntının farkında olmadığımızı da gösteriyor. 
(Teşekkürler Seren MUYAN)