Bursa Hakimiyet

Leğen, bakraç, tava şen ola bacım şen ola!..

Müzik, müzik, müzik.. Müziksiz bir yaşam yok. Sevincimizi, neşemizi, üzüntülerimizi, aşkı, sevdalarımızı en güzel müzik eserleriyle yaşıyoruz.
Bu isterse muazzam bir orkestra eşliğinde olsun, ister tek bir enstürmanla..
Ve bunlara sahip değilseniz, bakır tencere, bakraç, leğen, tava ne güne duruyor?.. Anadolu’nun en güzel ezgilerini seslendirirken bir taraftan da bakırdan yapılmış bu mutfak eşyalarına türkünüzün ritmine uyarak ‘güm teke, güm tek’ bir güzel tempo tutabilirsiniz.



Dağder Kültür Merkezi (DKM)’de  30. yıl etkinlikleri kapsamında geçenlerde kaybolmaya yüz tutan ‘bakır havaları’ ile bir nostalji tekrar hayat buldu. 
Keles’e bağlı Kemaliye Köyü kadınlarının katkı sunduğu gecede bakırdan yapılmış bakraç darbuka görevi görürken otantik kıyafetli kadınlar da yöresel oyunları ile buna eşlik etti. 



Balıkesir’in Dursunbey, Kepsut, Bigadiç, Sındırgı; Kütahya’nın Simav, Tavşanlı, Domaniç, Emet ve Bursa’nın Orhaneli, Harmancık, Keles, Büyükorhan ilçelerinde içine yoğurt çalınan, su taşınan saplı bakraçlarla tempo tutup türkü söyleme geleneği Dağder Kültür Merkezi’nde bir kez daha yaşatılırken Dernek Başkanı Veliye Sevim, “Özel bir geceye ev sahipliği yaptık. Hammaddesinden ötürü “bakır” denilen bakraçlar ile türküler söyledik. Kadınlarımız Bakır Türküleri’ni genellikle Hıdırellez eğlenceleri, bayram ve nişanlarda söyler. 
Geleneğimizde de kadınlarımızın çalgı çalması öteden beri leğen, tava, bakır gibi aletlerle olmuş. Yöremizde bakır havalarının oynandığı yere de ‘bakır evi’ deniyor” diye konuştu..
Neşeniz bol olsun Kemaliyeli bacılar. Geleneklere devam!. Unutulmamalı.

Bursa Hakimiyet’e nazar boncuğu!



Küçük Babıali’nin büyük ve yerel basında öncülerin gazetesi Bursa Hakimiyet modern baskı teknolojisinin de en yakın izlemcisi..
Bursa’da ilk ofset gazete, ilk renkli ve pırıl pırıl tüm sayfalarıyla okuruna ulaşan gazeteniz bugünden itibaren daha farklı ve çağdaş bir baskı tekniğiyle sizlerle buluşuyor.
Sönmez Medya’nın ‘Amiral Gemisi’ olan Bursa Hakimiyet bugün siz değerli okurlarını şaşırtan bir güzellikle yerel basında bayrağı daha yüksek doruklarda dalgalandırıyor.
Ve köşemize devam.. Bugünden itibaren yaşanılan sorunlar ve dilekleriniz genişletilmiş yazılarınız ve çekip göndereceğiniz sorunların yansıtıldığı fotoğraflarınızla haftanın altı günü (cumartesi hariç) yine bu köşede.
42 yıl önce ilk yayın yaşamına başlarken çalışmaya başladığım Bursa Hakimiyet’in tüm gelişim evrelerinde bulunan ve şu an en eski yazarı olarak böylesi yenilikler içinde sizlerle buluşmaya devam etmek öylesine güzel ki..
Hadi bakalım; kolay gelsin arkadaşlar. Allah nazarlardan korusun..

Bodrum gecesi ve bir ‘Jazz Semai’

1980’li yıllar.. Ege kıyılarında bir yaz tatili. Bodrum’un baş döndüren karmaşık gece yaşantısından kurtulup deniz kenarında sakin bir bardan ruhları okşayan bir saksofon solosu, ardından piyano, kontrbas nağmeleri yankılanıyor.
Bar; eski bir Bodrum evinin bahçesi.. Üç-beş cılız renkli ampulle aydınlatılan bahçeden yükselen müzik sesi bizleri mıknatıs gibi içeri çekiyor.
Kenarda bir piyano. Bir saksofon, bir kontrbas.. Kıvırcık saçlı adam saksofonuyla Bodrum gecesine adeta imza atıyor. Sonra piyanonun başına geçiyor. Bu kez parmakları siyah beyaz tuşlar üzerinde adeta uçuşuyor.
Bar; pek kalabalık değil. ‘Lay lay lomcu’lar yok. Dinleyiciler büyük bir sessizlik ve saygı içinde caz müziğine kendilerini kaptırmışlar.
Saksofon sololarıyla ve piyanosundan yükselen melodileri ile o gece ilk kez tanıdığım müzisyen ise Tuna Ötenel’di.. 
Daha sonra onu TRT ekranlarında çeşitli programlarda dinleme, izleme olanağı bulmuştum.
Tuna Ötenel ve müzisyen arkadaşları baterist Erol Pekcan ile bas gitarist Kudret Öztoprak Türkiye’de 1978 yılında ilk caz albümü olan Jazz Semai’yi çıkaran bir üçlü.
Şimdi bu özel albüm ikinci sefer basıldı. Caz müziği sevenlere müjdeler olsun.

Yeni çıkan bir kitap

‘VAKİT HAZAN’:- Son yılların başarılı ve genç yazarı Aslı E.Perker beşinci romanı olan Vakit Hazan’da tekrar okurlarıyla buluşuyor.
Amerika’da yazmaya başladığı romanı Everest Yayınları tarafından piyasaya verilen Vakit Hazan’da yazar Perker Osmanlı döneminin son yıllarına uzanırken bir taraftan da batılılaşma serüveninin getirdiği bir kısım toplumsal sorunlara güzel bir anlatımla değiyor.

Pazar neşesi

TEMEL:- Temel uykusunda devamlı konuşurmuş. Eşi, bundan rahatsız olunca dayanamayıp doktora gidip sormuş:
“Doktor bey, kocam uykusunda devamlı konuşuyor. İyileşmesi için ona ne verebilirim. Veya buna bir çare bulabilirsek onu size muayeneye getireceğim” diye dert yanmış..
Doktor bir süre karşısındaki kadını izlemiş, düşünmüş ve sonra:
“Kocan uyanıkken ona da konuşması için biraz fırsat ver” demiş..
(Teşekkürler Akın S.)