Bursa Hakimiyet

Lodos fırtınalı bir gece, Kayahan ve Atilla Atasoy

Bilindiği gibi Bursamız lodos fırtınalarıyla ünlüdür. Ve lodos fırtınaları bazı sanatçılarımıza da esin kaynağı olmuştur..
Örneğin Atilla Atasoy, Bursa Asker Hastanesi’nde yedek subaylığını yaparken şiddetli bir lodosun ortalığı adeta toz-duman ettiği gecede ‘Fırtına’ isimli unutulmaz bestesini yapmıştır.
Ve lodosun getirdiği ilhamla yaratılmış diğer büyük bir beste daha vardır: ‘
Geceler katran karası geceler/ Geceler olmaz olası geceler/ Ellerim tütün kokar gecelerde/ Açılır yelkenleri yalnızlığın/ Vurur dalga sesleri yüreğime..-
Geceler yar yar dört duvar efkar/ Geceler yar yar başımda sevdan/ Vurulur zincirlere çareler gecelerde/ Bir damla, bir damla daha/ Düşer zindanlara gözyaşlarım/ Geceler yar yar dört duvar efkar’ 
Büyük isyanları yansıtan bu şarkının altında da dün sonsuza uğurladığımız unutulmayacak sanatçı Kayahan imza atmıştır..

Kayahan’ın müziğe adım attığı ilk yıllar. 
İstanbul’dan arkadaşı olan ve o yıllar Anatolia Otel’in bağlı olduğu şirket yöneticisi Savaş Bey’in ısrarı ile geldiği şehrimizde Anatolia roofu’nda elinde gitarı ve şarkılarıyla Bursalılar’a kendini tanıtmaya çalışıyor..
O günlerde çalıştığım gazeteye de ziyarete gelmiş ve ‘Bir okulda ücretsiz konser verebilirim’ önerisinde de bulunmuştu.
Yaptığı bestelerden de söz etti. ‘Bursa’ya geldiğim ilk gece program bitti. Müthiş bir lodos esiyordu. Otelden çıkıp biraz yürümek istedim. Çelikpalas’a doğru inerken elektrikler kesiliverdi. Karanlıklar içinde kaldım ve aklıma gelen şu sözleri yazdım. ‘Geceler yar yar, dört yanım efkar.’ Şimdi besteleme aşamasındayım.. Altyapısını oluşturdum..”
Şimdi ne zaman bu şarkıyı dinlesem hep o lodos fırtınalı geceyi adeta Kayahan’la birlikte yaşar gibiyim.
Üstat, sonraki yıllarda bu kez onun şarkılarıyla ünlenen Nilüfer’le birlikte gelmişti Anatolia Otel’e. Birlikte çalıp söylediler geceler boyu.. 
Nilüfer kristal sesiyle ‘Geceler yar yar’ şarkısını her gece yorumlarken salon  karartılıyor ve müzikseverler onları mum ışıkları altında büyük bir sessizlik içinde dinliyordu.
Şarkı bitiminde de rahmetli Kayahan bu şarkı nasıl doğdu; onu anlatıyor, Bursa’da yaşadığı lodos fırtınalı bir gecenin buna esin kaynağı olduğunu söylüyordu.
Bursalılar onu çok sevmişti, o da Bursalı müzikseverleri.
Ve Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde düzenlenen Altın Şiş Modaevi sahibi Gülen Elçin ile Kürkçü Barbaros’un ortak defilesinde verdiği mini bir konserde de alkış yağmuruna tutulmuştu.
Müzik dünyamız büyük bir değerini daha yitirdi. O bestelediği şarkılarıyla hep yaşayacak. 
Işıklar içinde olsun.

Güzel sözler

 “Aşk; öpüşmekten dudakları morarana değil, seni seviyorum derken yanakları kızaranlara yakışır.”
 “Sen, seni seveni görmeyecek kadar körsen, seven de seni sevmeyecek kadar onurludur..”
 “Vurdum hayatın dibine kadar ama asıl sana vurmalıymışım yüreğimdeki acılar dinene kadar.”
 “Olanlar hep çok sevenlere oluyor, sevilenler ise hep egosunu tatmin ediyor.”
(Teşekkürler Rengin T.)

Cumartesi neşesi

SAHUR- “Nasreddin Hoca’nın, ailece hiç oruç tutmayan bir komşusu varmış. 
Ama adam eşine hep zengin bir sahur yemeği hazırlattırır, çocuklarını da sahura kaldırır ve hep beraber afiyetle yerlermiş.
Sonunda bıkmış usanmış karısı ve dayanamamış. Düşünmüş taşınmış ve sonra komşuları olan Nasreddin Hoca’ya danışmaya gitmiş:
“Muhterem Hocam; bizde ne kocam, ne ben, ne de çocuklardan oruç tutan hiç kimse yok. Ama kocam ısrarla bana her gün güzel yemekler yaptırıyor, sonra gece yarısı bizleri yataklarımızdan kaldırıyor ve hep beraber bu yemekleri sahurda yiyoruz. Oruç tutmadığımıza göre ne diye her gece sahura kalkıp yemek yiyelim?..”
Nasreddin Hoca biraz düşünmüş, sakalını sıvazladıktan sonra: 
“Öyle konuşma hanım kızım” demiş ve eklemiş: 
“Namaz kılmıyorsunuz, oruç tutmuyorsunuz.. Sahur da yemezseniz Müslümanlığınız nasıl belli olacak sonra?!.”
(Teşekkürler Vildan ERGENE) 

Yeni çıkan kitaplar

“İSYAN VE AŞK”:- Geniş araştırmacı kimliğiyle tanınan yazar Halil Bezmen, ‘Müptela Yayınevi tarafından çıkan ‘İsyan ve Aşk’ isimli yeni romanında okurlarıyla buluştu.
Osmanlı İmparatorluğu’nda 90 yıl süreyle zaman zaman büyük olaylar çıkaran ve imparatorluğu kasıp kavuran Celali İsyanları’nın etkilerinin geniş şekilde anlatıldığı roman, yazar Bezmen’in şimdiye kadar yayınlanmış bulunan onbirinci eseri.
Romanda ayrıca, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yaşanan kadın sorunlarını da irdeleyen yazar bunun yanı sıra zengin düş dünyası ve sürükleyici ve rahat okunabilen anlatımıyla dikkat çekiyor.
Osmanlı İmparatorluğu tarihine ilgi duyanlar için ilginç bir eser.