Bursa Hakimiyet

Masmavi sular ve martı gibi süzülen yelkenliler

Yelken sporu Bursa’da da gelişiyor.
Yıllar önce Mudanya Güzelyalı açıklarında ilk kez Turizm Tanıtma eski Bakanı rahmetli Barlas Küntay ve kardeşi Turgay Küntay ‘Egevazö’ isimli teknelerine çarşaftan kendilerinin yaptıkları yelkeni açmışlardı.
Sonra Tekin Köksal beyaz teknesini bembeyaz bir yelkenle süslemişti ve martı gibi süzülüyordu köpüklü dalgalar üzerinde...
Ve ilerleyen yıllarda da Mudanya-Gemlik sahillerinde Volkan Akoğlu ve ağabeyi Alpaslan Akoğlu kendi fabrikalarında imal ettikleri güzel bir yelkenli içinde yakın dostları, deniz sevdalısı Metin Bey ile izlenmişlerdi.
Son zamanlarda Eker Süt Ürünleri fabrikası yelkenlisi ve sporcuları da çeşitli yarışmalarda Bursa’ya önemli ödüller getirmeye başladı.
Bugünlerde ise Büyükşehir Bld. ve Belediyespor Kulübü ile Burgaz Yelken Kulübü üyeleri masmavi sularda bembeyaz martılar gibi süzülen ve köpüklü dalgaları yaran yelkencilerimize ev sahipliği yapıyor.

Yelken Federasyonu fikstüründeki 3. Bölge yelken yarışmaları geçen çarşamba başlamıştı. Bugün sona erecek.
Yarışlar Güzelyalı (Burgaz)’da yapılıyor. 
Deniz ve yelken tutkunu izlemciler bu nedenle eğer hava koşulları da elverirse Güzelyalı kıyılarından pupa yelken seyreden teknelerin yarattığı müthiş heyecanı  izleme olanağı bulacaklar.
Yarışlara Büyükşehir Belediyespor, Burgaz, Gemlik, Mudanya, Tekirdağ, Çanakkale,  İçdaş, Bandırma ve Ayvalık yelken kulüplerinden 8 - 23 yaş arasında yaklaşık 80 sporcu katılıyor.
Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün futbol dışındaki tüm branşların gelişmesine yönelik önemli çalışmaları hayata geçirdiğini söyleyen Belediyespor Bşk. Yrd. İlhan Satık, su ve deniz sporlarının gelişmesine yönelik aktivitelerinin bundan sonra da devam edeceğini ifade ediyor.
Yarışların ödül töreni saat 16.00’da yapılacak.
Tüm yelkencilerimizin rüzgarları bol, pruvaları açık olsun!.

***

GÜZEL SÖZLER

“20 yaşında istek, 30 yaşında zeka, 40 yaşında akıl önemlidir..” FRANKLİN
“Yaratıcı insanı motive eden başarma arzusudur. Başkalarını yenme arzusu değildir.. 
(Teşekkürler Ülkü  SARPKAN)

***

ÇETİNAVCI'NIN NAZİK ZİYARETİ


24 Eylül’de bu köşede çeşitli semtlerden okurlarımın gönderdiği sel baskını fotoğrafları ve yakınmalarını oynak bir kantonun ilk dizeleri olan ‘Yağmur yağdı kaç kaç kaç, şemsiyeni aç aç aç!..’ başlığı altında yayınlamıştım..
Okurlarımın şikayetleri üzerine BUSKİ Genel Müdürü Sayın İsmail Hakkı Çetinavcı  telefonla aradı. ‘Merhaba, merhabalar’dan sonra bu başlığa çok güldüğünü söyledi. Ama sesinde biraz kırgınlık da vardı ve ziyaretime geleceğini söyledi. Eleştirileri büyük bir olgunluk içinde karşılamıştı. Çok mutlu oldum.
BUSKİ Basın ve Halkla İlişkiler Şb. Md. Gürkan Yaman ve yardımcısı Mustafa Türe’nin de bulunduğu ziyarette Sn. Çetinavcı bir okurumun ‘Bursa madem ki bir Avrupa kenti, bu olumsuzluklar nedir?’ sorusuna yanıt amacıyla Avrupa’nın önemli ülkelerindeki kentlerinde oluşan sel baskınlarıyla perişan hale gelen yerlerin fotoğraflarıyla oluşan bir albüm de sundu.  
Sn. Genel Müdür Çetinavcı her zamanki nezaketi içinde ‘Dünyanın meteorolojik olayları çok farklı boyutlara ulaştı. Dünyanın pek çok bölgesi hiç beklenmeyecek, tahmin edilemeyecek ölçüde yağış alıyor artık. İşte Avrupa’daki sel baskınları, kapanan yollar, güç durumda kalmış insanların halleri..
Yani Avrupa kentlerinde bile bunlar yaşanıyorsa, Avrupa Kenti unvanlı Bursa’da da bunlar ister istemez olabiliyor demektir. 
Elbet, bu olumsuzlukların yaşanmasını bizler de istemeyiz. BUSKİ olarak hem su baskınlarını önlemeye çalışıyor, hem de Bursalılar’ı susuz bırakmamak için gece gündüz çalışıyoruz’ dedi.
Bu arada BUSKİ’in yayın organı ‘Su Şehri Bursa’ isimli ve üç ayda bir yayınlanan güzel bir dergide de kurumun yaptığı etkin çalışmalar var.
BUSKİ Genel Müdürü Sn. Çetinavcı’ya duyarlılığı ve nezaketi için çok teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar dilerken ‘su gibi aziz olun’ diyorum.

***

PAZAR NEŞESİ

Amerikalı bir turist Avustralya’yı gezmeye gitmiş. Bir rehber bulmuş. Birlikte  büyük bir çiftliğe inceleme yapmaya gitmişler.. Amerikalı ileride otlayan koyunları fark ederek rehbere ‘bunlar nedir’ diye sormuş?.
Rehber ‘onlar koyun!’ yanıtı vermiş,
Amerikalı ‘yapma yahu, bunlar çok küçük.. Bizde koyunlar bunların iki üç katıdır’ demiş ve alaylı bir biçimde gülmüş. 
Biraz daha ilerlemişler ve bu kez otlayan inekleri görmüşler. Amerikalı yine sormuş. ‘Bunlar da nedir?’
Rehber ‘inek’ diye yanıtlamış. 
Amerikalı yine gülerek ‘Vay be bizim oralarda inekler bunların en az iki üç katıdır’ diye konuşmuş.
Az sonra önlerinden kangurular geçmeye başlamış.. Amerikalı heyecanla ve merakla sormuş. ‘Peki bunlar da nedir böyle?..’
Bu kez Avustralyalı rehber biraz düşünmüş ve Amerikalı turiste küçümseyen bir tavır takınarak şu yanıtı vermiş: ‘Çekirge!..’
(Teşekkürler Bülent YETKİNEL)