Bursa Hakimiyet

Metin Erksan ve Emirsultan

Hülya Koçyiğit’in ilk kez kamera karşısına geçtiği ‘Susuz Yaz’ filmiyle Berlin Film  Festiva-li’nde 1.’lik kazanan ve ‘Altın Ayı’ ile ülkemize ilk kez yurtdışından önemli bir ödül getiren ünlü yönetmen Erksan bu başarısının yanı sıra Kültür Turizm Bakanlığı Büyük Ödülü’nün de sahibiydi.
1965’te senaryosunu da yazıp yönettiği Sevmek Zamanı filmi merhum Müşfik Kenter ve Sema Özcan ikilisiyle Türk sinemasının en önemli yapıtlarından biridir.
Müthiş bir siyah beyazdır o film. Sisler içindeki sandal sahnesini anımsatan bir benzeri izlenmedi şimdiye dek.
Metin Erksan’la Emirsultan konulu bir konuşmamız olmuştu. Unutamam.
70’li yılların başlarıydı.
Atatürk Caddesi üzerinde Tayyare Kültür Merkezi’nin tam karşısında eski, ahşap bir binadaki Millet Gazetesi’nin üst katındaki istihbarat salonumuzda çalışıyoruz. Kapı gıcırtıyla açıldı.
Aaa; Metin Erksan değil mi bu gelen?.. Şaşırdık.
Merhaba, merhaba. Oturdu, biraz soluklandı. Sonra otoriter bir sesle konuşmaya başladı. ‘Arkadaşlar, dedi. Geçiyordum, kapıda gazete tabelası görünce geldim, derdimi anlatayım. Emirsultan Camii’nden geliyorum. Emirsultan ve çevresine hayranım. Yeni çekeceğim tarihi bir film var. Dış mekan olarak bazı sahnelerde Emirsultan ve çevresinde çalışmak istedim ama olmayacak. Çünkü bu güzel ve tarihi caminin görüntüleri içine simsiyah elektrik direkleri ve yığınla elektrik telleri de girecek. Ben tarihi film çekeceğim, elektrik tellerinin ne işi var filmde?!.Seyirci bana güler.
Bu şehirde çalışan gazeteciler böyle tarihi eserlerin çevresindeki elektrik hatlarının toprak altına alınması için kampanya başlatmalı. Yurtdışındaki tarihi yapıların çevresinde bir tek elektrik teli göremezsiniz. Bursa’ya turistler akın akın geliyor. Fotoğraf çekiyor. Yazık değil mi o güzel caminin görüntüsünü gölgeleyen, çirkinleştiren elektrik direklerine, tellerine..”
Metin Erksan’ın uyarısı ilginçti.
Yıllar sonra Kuvayı Milliyeciler’i anlatan ve TRT için çekilen, ancak gösterime girmeden yakılan olaylı TV dizisi Yorgun Savaşçı’nın Bursa’daki çekimlerinde de aynı durum yaşandı.
Kemal Tahir’in ünlü eserini rejisör Halit Refiğ filme alıyordu. Tophane Meydanı arkasındaki Kale Sokak ve Kükürtlü Kaplıcası’nın tarihi dekoru önünde yapılan dış çekimlerde Halit Refiğ çok zorlanmıştı.
Çünkü her iki tarihi mekanda da elektrik telleri, elektrik direkleri kamera görüntülerine giriyordu.
Bu nedenle çekimler bir iki gün aksadı. Sonunda TRT’nin ve Valilik’in devreye girmesi ile Kükürtlü binası arkasındaki cadde üzerinde bulunan elektrik direkleri geçici olarak kaldırıldı, teller kesilerek çekimler yapıldı. Bunlara bire bir tanığım.
Her iki ünlü yönetmenimiz ve Kenter Usta’ya Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun.
Evet, tarihi mekanları restore etmek, onarmak yetmiyor efendim. Çevre görüntüleri de önemli.
Çünkü sadece tarihi filmler ve belgeseller çekilmiyor böyle mekanlarda. Yerlisi yabancısı pek çok turistin objektifleri de bu değerlerimize odaklanıyor.
Unutulmamalı..

 

‘Akdeniz akşamları bir başka oluyor’...

Değerli okurlarım;
Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.
Sağlık, mutluluk ve barış içinde daha nice güzel bayramlara tüm sevdiklerinizle birlikte ulaşmanızı diliyorum.
Malum; yaz aylarının ortasına geldik. Ve geçen eylülden bu yana hiç izin yapamadan siz okurlarımın sorunlarını yansıtmaya çalıştım.
Bugünden itibaren ben de yıllık iznimin bir bölümünü değerlendirmek ve dinlenebilmek için sizlere veda ediyorum.
Evet, bu süreçte di-limde ‘Akdeniz akşamları bir başka oluyor’ şarkısı, gönlümde Bursa ve siz değerli okurlarım olacak.
Tekrar bu köşede buluşabilmek dileğiyle hoşça kalın efendim.
Saygı ve sevgiyle..

ERDAL ÖZDÜR

 

Bayram şenliği

Bayram yaklaşırken iftar sırasında, misafirlerden biri:
“Keşke ramazan senede iki kere gelse” der demez aynı sofrada misafir bulunan Bektaşi ise hemen şu cevabı verir:
“Madem bu kadar seversiniz, ramazan gider gitmez neden bayram edersiniz”
***
Bektaşiye sormuşlar:
-Rakı içer misin?
-Akşamdaaaan akşaaaama...
-Namaz kılar mısın?
-Bayramdaaan bayrama, bayramdaaan bayrama.
(Teşekkürler Selçuk GÜRCAN)

 

Garip ama gerçek

İspanya’da İnnece Fernandece isimli bir kadın 11.000 geceyi uykusuz geçirmiş. Hiç uyuyamayan kadın sadece bir defa tıbbi operasyon sırasında 2 kat anestezi etkisiyle uyutulabilmiş.
***
En uzun kalp durması 4 saattir. Bir Norveçli, Aralık 1987’de denize düşmüş kalbi durmuş, vücut ısısının düşüklüğü nedeniyle yeniden yaşatılmıştır.
***
1898’de gazeteci-yazar Morgan Robinson ‘Titan’ isimli bir kitap yazdı. Kitapta büyük bir yolcu gemisinin okyanusta buzdağına çarpması anlatılı-yordu. 14 yıl sonra ‘Titanic’ deniz faciası meydana geldi.
(Teşekkürler İlhan ATEŞ)

 

Güzel  sözler

“En anlamlı yemin; söz vermektir. En büyük intikam affetmektir. En adi söz ‘hiç sevmedim’ demek. Ve en güzel cevap gülüp geçmektir.”
- Victor HUGO
(Teşekkürler Oya Tezel BAYRAM)