Bursa Hakimiyet

Mutluluğu nasıl tarif edersiniz?

Mutluluk herkesin hakkı. Mutlu olmak ise bir sanat..
Geçenlerde bilgisayar ekranıma düşen güzel bir yazıyı bu cumartesi gününde sizlerle paylaşmak istiyorum sevgili okurlarım.
Son günlerde bilgisayar ortamında dolaşan bu yazı için okurum Ümran S.'ye teşekkürler.. 
Sağlık, sıhhat içinde nice mutluluklara efendim..


 
- Evini bir davet sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan, bir çok arkadaşın var demektir.
- Faturalarını ödeyebiliyorsan, bir işin var demektir.
- Pantolonun biraz sıkıyorsa, aç kalmıyorsun demektir.
- Gölgen seni izliyorsa, güneş ışığını görüyorsun demektir.
- Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan, yürüyebiliyorsun demektir.
- Yanındaki adamın sesinden rahatsız oluyorsan, duyuyorsun demektir.
- Camları silmen, çatıyı onarman gerekiyorsa, bir evde yaşıyorsun demektir.
- Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa, ısınıyorsun demektir.
- Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa yığınla da giyeceğin var demektir.
- Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa, yaşıyorsun demektir.
- Akşamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa o gün üretici olmuşsun demektir.
- Ve tüm bunların farkına varabiliyorsan, mutlusun demektir..
Dolayısıyla peşinde koşmak istediğimiz mutluluk; sorunsuz bir yaşam değil, onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir..

Yeni çıkan kitaplar

'LANGA':- Langa; İstanbul'un eski ve tarihi semtlerinden biri.. Eminönü ilçesinde bulunan bu tarihi semtin bugünkü adı 'Katip Kasım Mahallesi'..
Bu tarihi semtte büyüyen ve semti geniş bir perspektif içinde yaşayan, ilginç anıları olan yazar Nermin Karahan da semtin tanınmış simalarından Aşık Fakir'in kızı.. 
Yazar Karahan çocukluğunun geçtiği bu semti, komşularını ve babasının anılarını 'Langa' isimli kitabında güzel bir öykü olarak yansıtıyor. Kitap, Büyükada Yayıncılık tarafından okuyucularla buluşuyor.
**
'HARABELERİN SESİ':-  Harabelerin Sesi, yazar Barış Ceylan'ın ilk romanı. Aşk, dostluk, kahramanlık, ihanet ve saray entrikalarıyla dolu olan geçmiş dönemlerin çeşitli ülkelerindeki ilginç olayları akıcı bir dille kaleme alan Barış Ceylan'ın kitabı Yeni Alan Yayıncılık tarafından hazırlanıp piyasaya verildi..

Cumartesi neşesi

ÖĞRENCİ:- "Öğretmen sınıfa girer girmez duvar dibinde yere eğilmiş ve meşgul olan çocuğa hiddetle seslendi: 
'En arkadaki öğrenci.. Kalk bakayım ayağa. Anlat bakalım dün verdiğim dersi.."
Çocuk bir anda kızarıp bozardı.. Ve 'bilmiyorum efendim..' dedi
Öğretmen bu yanıta çok kızdı. Ve gürler gibi tepki gösterirken 'peki, ne yaptın dün gece, ödevini neden yapmadın bakayım oğlum?'
Çocuk utana sıkıla, 'önce arkadaşlarımla yemeğe gittik. Sonra halı sahada futbol oynadık biraz. Maçta o kadar çok yorulmuşum ki eve döner dönmez uyuya kalmışım..'

Öğretmen bu yanıta daha da sinirlendi ve 'hiç utanmadan, hiç sıkılmadan bir de bunları söylüyorsun. Derslerine çalışmayacaksan ve ödevlerini eğer yapmayacaksan ne işin var senin burada?'
Çocuk önce ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. 
Ardından kısık bir sesle yanıt verdi: 
'Ben sınıfını
 bozuk kalorifer peteğini tamire geldim efendim. İşyerim de hemen okulun karşı köşesinde..'  (Teşekkürler Fırat İYİKUL)