Bursa Hakimiyet

‘Ne bir tutam sevda ne de aşk kaldı’!..

Mutlu pazarlar...

Tatil günü yazılarım için geçenlerde önce ünlü bestekar Selahattin Pınar’dan, sonra Müzeyyen Senar’dan söz etmiş, onlarla ilgili anılar ve yaşadıkları büyük sevdaları köşeme taşımıştım.
Geçenlerde bir öğle tatinde gazetemiz düzeltmeni Abdülkadir Cibiceli ile sohbet ediyorduk.
Ünlü sanatçılarımızla ilgili bu yazılar gündeme geldi. Ardından bir büyük ama gerçekten çok büyük bir sevdayı anlattı Abdülkadir Bey. 
Ne görkemli aşklar yaşanmış.. Hayret?!.. Etkilendim. Sonra not aldım ve siz okurlarımla paylaşmak istedim.
Arkadaşımız Abdülkadir Bey, orman mühendisliğinden emekli. Malatya’daki görevi sırasında yakın bir dostu varmış. İngilizce öğretmeni Osman Büyükarslan.
Osman Bey’in eşi de İngilizce öğretmeni. Mutlu ve çevreye örnek bir yaşamları var.
Birbirlerini çok seviyorlar. 
Ama mutlu çift herhalde nazara geliyor ve Osman Bey’in eşi ani bir rahatsızlık sonucu dört yıl önce yaşama veda ediyor.
Bu beklenmedik ölüm sonucu Osman Bey’in hayatı kararıyor. Günler geceler bitmiyor bir türlü.
Osman Bey, bir gece evde tek başına TRT FM’deki müzik yayınını dinlerken canlı yayın yapan sunucuyu telefonla arıyor ve yaşadığı bu karanlık günleri kısaca anlattıktan sonra çok sevdiği bir şarkının sözlerini okuyup çalınmasını istiyor.
Şarkının sözleri Nesrin Aksoyer’e ait. Hüzzam beste Selahattin Altınbaş’ın:
“Bir yangın sonrası şimdi yüreğim/ Ne dumanım kaldı ne de küllerim/ Bir hüzün çiçeği şimdi gözlerim/ Ne kaldı maziden, şimdi ne kaldı/ Ne bir tutam sevda, ne de aşk kaldı..
Bir zamanlar deliydik, divaneydik biz/ Bir zamanlar ışıktık pervaneydik biz/ Bir zaman kumruyduk, sevişirdik biz/ Ne kaldı maziden şimdi ne kaldı/ Ne bir tutam sevda/ Ne de aşk kaldı..”   
Osman Bey, güftenin son dizelerini okurken gözyaşlarını tutamıyor, hüngür hüngür ağlamaya başlıyor..
Ve onun bu derin acısına telefonda tanık olan sunucu da çok duygulanıyor, dayanamıyor ve o da başlıyor ağlamaya..
Sonra bu güzel şarkı hıçkırıklar arasında TRT FM stüdyoları aracılığıyla antenlerden gökyüzüne ulaşıyor ve hüzünlü melodiler dalgalanıyor yıldız döken bir gecede.
Bu büyük aşkı hiç unutamayan, her an yaşayan, eşini deliler gibi özleyen Osman Büyükarslan da eşinin vefatından iki yıl sonra dayanamıyor ve yaşama veda ediyor.
Abdülkadir Bey, bu aşkı anlatırken gözleri buğulandı.
Sonra ikimiz de sustuk. Konuşamadık uzun süre.. Derin bir suskunluk oldu bu...
Osman Bey’in de sevgili eşinin de mekanları cennet olsun. 
Dilerim cennette yine bir aradadırlar..

Kalpler ve aşklar 

Ana yazımızın konusu büyük bir aşktı.
Aşk, yürek ve beyinde yaşatılır. Kalp hakkında ilginç bazı bilgiler de Osmangazi Bld.’nin Rüzgar Gülü dergisinde şöyle sıralandı: 
* Kalbimizi vücudumuzdan ayırsalar bile sahip olduğu elektriksel tepki nedeniyle atmaya bir süre daha devam eder.
* Kalbimiz hiç durmadan vücudumuzdaki 5/6 kilo kanı dolaşım sistemimizle pompalar.
* Kanın kalpten çıkıp tüm vücudu dolaştıktan sonra tekrar kalbe dönmesi yaklaşık  bir dakika sürer.
* 24 saatlik bir dinlenme sonunda 20 bin kalp vuruşu tasarruf edilir. Bu enerji hastalık sırasında çok işe yarar.

Kitap dünyası

SİNEMASEVERLERE:-  Türk sinemasının yüz yıllık gelişiminde büyük katkıları bulunmuş olan yüz film yönetmeni ve yarattıkları eserleri geniş bir şekilde anlatan ‘Sinemanın Yüzüncü Yılında Yüz Yönetmen’ isimli bir kitap Say Yayınları tarafından hazırlanıp piyasaya verildi
Rıza Kıraç’ın titiz ve detaylı araştırmalarıyla oluşan eser, sinemaseverlerin kitaplıklarında bulunması gereken önemli bir kitap.
**
‘BİR ZAMANLAR BAKIRKÖY’:- İstanbul’un en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Bakırköy için profesyonel turist rehberi ve araştırmacı-yazar Turgay Tuna ilginç bir kitap yazdı. ‘Bir Zamanlar Bakırköy’ isimli kitapta bölgenin geçmiş tarihi ve yazar Tuna’nın Bakırköy’de geçen çocukluk yıllarına ait ilginç anıları yer alıyor. 
E Yayınları tarafından hazırlanan kitap akıcı bir dille yazılmış. 

Güzel sözler

* - “Aşk sabahlara kadar uyumamak değil aslında. Her sabah uyandığında; yaşamaktan önce onun gelmesidir aklına.”
* - “Yüreğiyle yanımda olmayanın, bedeniyle işim olmaz.”
* - “Sevmek ve aşk!. İkisi de ayrı şeyler. Aşk kör karanlıkta koşmaya, sevgi gün ışığında yürümeye benzer. Aşıksanız belki varacağınız yere daha önce varırsınız; ancak takılıp, düşebilirsiniz de.”
(Teşekkürler  A.Emin KÜÇÜK)

Pazar neşesi

FOTOĞRAF:- “Temel vesikalık fotoğraf çektirecekmiş. Karşısına Dursun çıkmış ‘ne bu telaş Temel?’ demiş. Temel ‘8 tane acele vesikalık fotoğraf çekilmem lazım’ deyince Dursun ‘bundan kolay ne var uşağum. Vesikalik belden yukari çekilur. Sen bir çukur aç ben celeyrum’ demiş.
Dursun geldiğinde ne görsün Temel 8 tane çukur kazmış.
‘Uşağum neden 8 çukur kazdun?’ demiş.
Temel de ‘8 tane çekileceğum, ondan’ deyince Dursun, ‘bunun için 8 çukur kazmana gerek yoktu ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi ceturdum’ demiş.”
(Teşekkürler Şevket GÜMÜŞOK)