Bursa Hakimiyet

Öğrencilerin sualtı özgürlük projesi..

Mutlu pazarlar sevgili okurlar Sımsıcak yaz günlerine ulaşmamıza daha çok zaman var ama yaşadığımız şu günlerde havuzlardaki masmavi sulara dalıp farklı bir özgürlük yaşayan gençlerimiz de var.
Bu çerçevede Uludağ Üniversitesi Sualtı Topluluğu (USAT) tarafından 2004-2011 yılları arasında her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen “Dalmak Özgürlüktür” projesi bu yıl da hayata geçirildi.
Kurulduğu günden bu yana insanlara sualtının güzelliğini, yaşamını ve maviliğini sevdirmek amacıyla ‘Mavi Umutlar’, ‘Sualtı Günleri’, ‘Mudanya Bizim Denizimiz’ gibi sosyal sorumluluk projelerine, dalış eğitimlerine ve çeşitli etkinliklere imza atan USAT,  bu yıl da  “Dalmak Özgürlüktür” projesini hayata geçirirken ‘Engellerin, sualtında ortadan kalkacağı ve dalmanın bir özgürlük olduğu’nu vurguladı. 



Ve bu düşünceler yola çıkarak projeyi hazırlayan USAT öğrencileri,  ‘Dalmak Özgürlüktür 15’ projesi ile engelli gençlere yüzme ve tüplü dalış çalışmaları yaptırdılar.

ÖZGÜRLÜK PAYLAŞILMALI

Ülke nüfusunun yüzde 12’sinin engelli olduğu ve bu konuda yapılan çalışmaların yetersizliğine dikkat çeken USAT üyeleri, projeyle, ‘Suyun özgürleştirici etkisinden yararlanarak herkesin eşit olduğunu’ bilgilendirme amacında Öğrenciler, projenin farklı şehirlerde farklı üniversite toplulukları tarafından da yapılmaya başlandığına dikkat çekerken bu sene yapılan ‘Dalmak Özgürlüktür 15’ projesine 21 farklı üniversiteden 65 üniversite öğrencisinin katılmasının sevindirici olduğunu ifade ediyorlar..
Masmavi sulara aşık gençlerimizi bu başarılı çalışmaları nedeniyle kutluyorum..

Şen ola düğün şen ola!..

Asırlar önce Bursa’da yaşanan bir köy düğününü görmek ister misiniz?..
Buyurun efendim o zaman Çağlayan Mahallesi’ne.
Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen çeşitli etkinliklere bugün Çağlayan Mahallesi’nde davullu zurnalı ve cibinlikli bir ata bindirilmiş ‘hem ağlarım hem giderim’ diyen gelin hanımlı bir köy düğünü eklenecek.
Geleneksel Köy Şenliği adı verilen etkinlikte asırlardır sürdürülen ve kültürel zenginliklerimizin bir parçası olan düğünde Çağlayan Mahallesi’nden temsili olarak alınacak genç bir kızımız, bembeyaz gelinlikler içinde cibinlikli bir ata bindirilecek ve Nilüfer Mahallesi’ndeki damat evine getirilirken halk oyunları sergilenecek. Sonra da günün konuklarına ikramlarda bulunulacak.
Osmangazi Belediyesi’nin organize ettiği bu renkli güne tanık olmak isteyenler için bugün saat 12.00’de Tophane Meydanı’ndan araçlar kaldırılacak. 
Saat 17.00’de de Türk Halk Müziği sanatçısı Ali Çakar konuklara bir konser verecek.
Hadi bakalım; şen ola düğün şen ola!..

Güzel sözler

H “İnsan terbiyesi öfkeli iken belli olur. İnsan olan tartışırken bile saygısını korur.”
H “Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz.”
H “Sınanmadığınız bir acı üzerine konuşmak her zaman kolaydır.”
H ”Siz ‘mükemmel’ olun; ben sadece ‘mutlu’ olmak isterim..”
H “Mutluluğun sırrı özgürlüktür. Özgürlüğün sırrı cesarettir.”
 (Teşekkürler Alparslan GİRAY)

Yeni çıkan kitaplar

‘HAYATA YOLCULUK’:- Hasan Söylemez, banka kartlarını kırdı, cebindeki son parayı çocuklara dağıttı, bisikletle 8 ayda 10 bin kilometre yaparak Türkiye’yi dolaştı. Herkes hayallerinde gider, o bedenini de yanına aldı. Herkes hayallerini gerçekleştirememeyi parasızlığa bağlar, Ama o, kafalarda örülen para duvarını yıkarak önceliğin maddi olmadığını kanıtladı! 
Bazen yollarını da kaybetti ama kendini buldu! Ve şimdi film gibi geçen bu macerayı ‘Hayata Yolculuk’ isimli kitabında anlattı. 
‘Hayata Yolculuk’ sevgi, dayanışma, paylaşım, vefa ve umut üzerine bir ‘iç’ gezi kitabı. İnsanlığın ölmediği yerde, Anadolu’da geçiyor. Her şeyi bırakıp gitmek isteyenlere, gerçek hayatın gökdelenlerden uzakta olduğuna inananlara cesaret veriyor. Ve yolculara şöyle fısıldıyor: “Yolunuzu kaybetmemenin tek yolu ruha dokunmaktır; kendinizin, insanların ve tabiatın ruhuna...”
Akıcı bir dille yazılan bu ilginç serüven ‘Hayykitap’ yayınları arasında..

Pazar neşesi

“Temel bir gün kahvede bir köşeye çekilmiş ve hüngür hüngür ağlıyormuş..
Onu gören arkadaşı Dursun “Uyyy Temel ne oldi saaa.. Neden ağleysun?.”
Temel gözyaşları içinde “Sorma ula Dursun...Benim hanım yine hamileymiş.”
“Ne güzel işte Temel. Sevinmen lazım buna..”
Temel ağlamaklı bir halde konuşmaya başlamış:
“Hiç anlamaysun beni.. Karım ilk hamileyken ‘2 İnsan’ romanını okudu ve ikiz kızlarımız doğdu. İkinci hamileliğinde ‘3 Silahşörler’i okudu. Sonra üçüz doğurdu...”
Dursun şaşkın bir halde sormuş:
“Haçen peki şimdi ne okuyo ki senin kari?”
Temel başını iki yana sallayıp çaresiz şekilde cevap vermiş:
“40 Haramiler...”
(Teşekkürler İbrahim DEMİR)