Bursa Hakimiyet

Prensin Çelikpalas havuzu sefaları!..

Hafta sonu Milliyet’te geniş bir haber vardı.
Suudi Arabistan Kralı Salman Fransa’da ünlü bir plajı tamamen kapatmış, tüm gözlerden uzak bol bol yüzmüş.
Sonra ABD’ye ilk ziyaretinde Washington’ın en lüks oteli Four Seansons’ı tamamen kapatmış ve diğer müşteriler de başka otellere gönderilmiş.
Kral gelecek diye otele altın aynalar, avizeler masalar falan yerleştirilmiş.
Kaldığı kral dairesi de 4 bin m2’lik suitmiş. ABD günlerinde yollara düşünce yüz araçlık bir konvoyla dolaşmış.
Şimdii, güzel cumartesiler dileyip konumuza dönelim:
***
Çelikpalas Oteli’nin 80’li yıllarda benzer bir konuğu vardı. O, Suudi Kralı’nın yeğeni Prens Bin Abdülaziz’di.
Prens; böbrek rahat-sızlığı nedeniyle Bursa’daydı. Prof.Dr. Aydoğan Öbek tedavi etti.

Çelikpalas Küçük Oteli’ini kiraladı. Beraberinde de 50/60 kişi. Kaldığı suit dairedeki tüm koltuklar kaldırıldı. Yerlere pofuduk minderler serildi.
Otelin havuzu belirli saatler prens için ka-patıldı. Diğer müşterilere havuz yasaklandı..
Prens sabahları bıldırcın yumurtası yemek isteyince bir otel görevlisi sabaha karşı  Eskişehir’e gidip taptaze bıldırcın yumurtaları getirdi. Prens afiyetle yedi yumurtaları.
Prens dönüşte kendisine yumurta getiren görevliyi de götürdü ülkesine. Saray bahçesinde özel bir bıldırcın çiftliği planlamıştı.
Prensle röportaja yazarımız Arzu Arınel’le gittim. 
Bir görevli ‘siz prense ne armağan edeceksiniz?. Kural bu’ deyince şaşırdık. Arzu çantasından tarak çıkardı, ben de yedek kalemimi. Onları sırmalı, kırmızı kadife kutuya koyduk. Armağanlar prense gitti. Tam huzura çıkacağız bir görevli Arzu’ya ‘başınızı da örtün’ deyince güç durumda kaldık. Sonra bir eşarp bulundu ve Arzu  başını örttü, Prens’e vardık. Pofuduk minderlere bağdaş kurup oturduk, röportaj ve fotoğraf işi tamam.
Bir ay sonra Prens Bursa’dan ayrıldı. Küçük Otel bir süre konuk kabul etmedi. Çünkü her yer yeniden düzenlenmişti.
***
Ne güzel şu gazetecilik!. İnsan nelerle karşılaşıyor ve ne renkli, unutulmaz anılar kalıyor belleklerde.
‘Merhaba Arzu kardeş. Nerelerdesin? Görüşelim!..”

***

GÜZEL SÖZLER


 “İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor. Ve ölmekten de korkuyor yaşamayı bilmediği için.” - W. Shakespeare
“Tüm yaşam eğitim ve herkes öğretmen. Ve herkes sürekli öğrenci.” M.Maslow
 “Sevmek bir yerlerde sabah galiba.. Beni oraya götürmekteler.” Y.Gruda

***

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR


‘SİNAN’IN GÜNLÜĞÜ’:Yazar Samiha Ayverdi’nin Kubbealtı Neşriyatı’nca okura sunulan ‘Sinan’ın Günlüğü’ isimli kitabı torunu Sinan için 1953/1961 yıllarındaki  yazıları içeriyor. Ayverdi torununun büyümesini, mutluluğu ve hüznü, o dönemlerin ilginç olaylarını anlatırken ilginç bir çalışma yapmış.
‘BAHAR’:Türk-Alman genç kız Sabine Adatepe’nin yazdığı ve Levent Bakaç’ın dilimize çevirdiği ‘Bahar’ isimli romanda Türk göçmenlerin yoğun yaşadığı Almanya’nın bir bölgesindeki kayıp olayı ele alınıyor. Bahar adlı genç kız öldü mü, öldürüldü mü?. 
Roman, akıcı bir dille Almanya’dan sonra okurlarını Karadeniz’e kadar sürüklüyor. Roman, Ayrıntı Yayınevi’nden.